Son Mühür/Merve Turan- DEVA Partisi eski İzmir İl Başkanı Aybar Uygur, İzmir siyasetinde son dönemde yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Uygur, siyasi kulislerde konuşulan olası parti değişikliklerinin yanı sıra, İzmir siyasetinin geleceğine ilişkin de dikkat çeken mesajlar verdi:

“İzmir siyaseti son günlerde yaşanan gelişmelerle birlikte yeni bir dönemin eşiğinde. Ancak mesele yalnızca siyasi kulisler, olası parti değişiklikleri ya da mevcut güç dengeleri değil. Asıl mesele, İzmir’de siyasetin hangi yönde değişeceği ve bu değişimin toplumsal bir karşılık bulup bulamayacağıdır.

Büyükşehir Belediye Başkanı üzerinden yürüyen tartışmalar, yerel yönetim ile merkezi siyaset arasındaki ilişkilerin ötesinde, temsil ve siyasi sorumluluk konularını da gündeme taşıyor.Bir belediye başkanının merkezi yönetimle görüşmesi, kentin ihtiyaçları ve çıkarları açısından son derece doğal ve gereklidir.

Ancak siyasi transfer iddialarıyla birlikte değerlendirildiğinde, seçmenin iradesi, siyasi aidiyet ve temsil sorumluluğu üzerine daha kapsamlı bir tartışmaya ihtiyaç duyuluyor. Öte yandan CHP’nin İzmir’deki geleneksel siyasi üstünlüğü de artık tek başına bir güvence değil. Seçmen, siyasi kimliklerin ötesinde hizmet, şeffaflık, liyakat ve hesap verebilirlik talep ediyor. Yıllardır süregelen siyasi alışkanlıkların, kentin değişen beklentilerine cevap vermekte zorlandığı görülüyor.”

Mehmet Aybar Uygur Deva Partisi Esnaf

“İzmir’in yapısı anlaşılmalı”

İzmir’deki siyasi dengelerin yalnızca CHP üzerinden okunamayacağını belirten Uygur, AK Parti’nin de kentte nasıl bir siyaset dili geliştirmesi gerektiğine ilişkin görüşlerini paylaştı:

“AK Parti açısından da İzmir, yalnızca yerel yönetimlerin eksiklikleri üzerinden siyaset yapılabilecek bir şehir değil. İzmir’in özgürlükçü toplumsal yapısını, demokratik hassasiyetlerini ve kent kültürünü anlayan, güven veren bir siyaset dili geliştirmesi gerekiyor.”

Yeni siyasi hareketlere dikkat çekti

İzmir’de yaşanan gelişmelerin yeni siyasi arayışlar açısından da bir fırsat oluşturabileceğini belirten Uygur, kurulabilecek yeni bir siyasi yapının yalnızca mevcut partilerden ayrılan isimlerin buluşma noktası olmaması gerektiğini ifade etti.

“Bütün bu gelişmeler, İzmir’de merkez siyasetin ve yeni siyasi arayışların önünde önemli bir fırsat alanı oluşturuyor. Ancak burada kritik bir ayrım var: Yeni bir siyasi hareket, yalnızca mevcut partilerden kopan isimlerin buluştuğu bir adres mi olacak, yoksa siyasetin yapılış biçimini değiştirecek yeni bir anlayış mı ortaya koyacak?

Kiraz Belediye Başkanı Coşkun, AK Parti’ye geçecek mi? O iddiaları yanıtladı
Kiraz Belediye Başkanı Coşkun, AK Parti’ye geçecek mi? O iddiaları yanıtladı
İçeriği Görüntüle

Yeni bir parti kurmak, tek başına yeni bir siyaset üretmek anlamına gelmez. Toplumun güvenini kazanmak; demokrasi, hukuk, özgürlük, adalet, liyakat ve ekonomik akıl etrafında tutarlı bir gelecek vizyonu ortaya koymayı zorunlu kılar!”

“Asıl belirleyici toplumsal karşılık”

Uygur, İzmir’de yeni bir siyasi oluşumun başarı ölçütünün yalnızca teşkilatlanma veya siyasi transferler olmayacağını savundu. Farklı kesimleri ortak hedeflerde buluşturmanın önemine dikkat çekti.

“İzmir gibi siyasi bilinci ve toplumsal hafızası güçlü bir şehirde, yeni bir partinin başarısı yalnızca teşkilat gücüyle veya siyasi transferlerle ölçülemez. Asıl belirleyici olan, farklı siyasi görüşlerden insanları ortak hedeflerde buluşturabilmesi ve siyasete mesafeli duran kesimlere yeniden umut verebilmesidir. Çünkü Türkiye’nin de İzmir’in de ihtiyacı, eski siyasi rekabetlerin yeni isimlerle devam etmesi değil; toplumsal uzlaşmayı, ortak aklı ve siyasi ahlakı önceleyen yeni bir siyaset kültürünün oluşturulmasıdır.”

“Siyaset yeni bir kültüre ihtiyaç duyuyor”

İzmir’deki siyasi değişimin yalnızca parti ve aktör değişiklikleri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Uygur, siyasi aidiyet anlayışına ilişkin de eleştirilerde bulundu:

“İzmir’de bugün yaşananları yalnızca aktörlerin, partilerin veya güç dengelerinin değişimi olarak okumak eksik kalır.
Çünkü siyaseti yıllardır “bizim parti–sizin parti” ayrımına, takım tutar gibi fanatik bir aidiyete indirgeyen anlayışın artık toplumun değişen beklentilerini karşılamakta zorlandığı açık.

Siyaset; bir formanın arkasında koşmak değil, doğrunun arkasında durabilmektir. Yanlış kendi partinden geldiğinde de itiraz edebilmek, doğru karşı taraftan geldiğinde de hakkını teslim edebilmektir.”

“İzmir’in ihtiyacı yeni bir siyasi kültür”

Uygur, değerlendirmesinin devamında İzmir’in ihtiyaç duyduğu siyasi anlayışa ilişkin beklentilerini sıraladı:

“Bugün İzmir’in ihtiyacı, sadece yeni siyasi aktörler değil; yeni bir siyasi kültürdür.
Daha az slogan, daha çok çözüm.
Daha az kör aidiyet, daha çok ortak akıl.
Daha az makam hesabı, daha çok kamu sorumluluğu.
Daha az “kim kazandı?”, daha çok “İzmir ne kazandı?” anlayışı…
Belki de yaşadığımız değişimin asıl anlamı burada yatıyor. Mesele artık hangi partinin kazanacağı değil; siyasetin yeniden güven kazanıp kazanamayacağıdır.
Peki biz, siyasi aidiyetlerimizin sınırlarını aşarak önce doğruyu, sonra partiyi konuşabileceğimiz yeni bir siyaset anlayışına hazır mıyız?”

Muhabir: Merve Turan