Marmara Denizi'nde iş insanı Halit Yukay’ın ölümüyle sonuçlanan feci deniz kazasına ilişkin hukuk mücadelesi başladı. Yalova'dan Bozcaada'ya gitmek üzere denize açılan Yukay'ın teknesine çarparak batmasına neden olduğu iddia edilen "Arel 7" isimli yük gemisinin kaptanı ve mürettebatının yargılandığı davanın ilk duruşması, Erdek 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran davada sanıklar, suçlamaları reddederek kendilerini savundu.
"Çöp sandım, manevra yaptım": Kaptanın savunması
Duruşmada hakim karşısına çıkan gemi kaptanı Cemal Tokatlıoğlu, olay günü seyir halindeyken radarlarında veya telsiz cihazlarında herhangi bir uyarı almadıklarını öne sürdü. Denizde bazı nesneler gördüğünü ifade eden Tokatlıoğlu, başlangıçta bu nesneleri denize atılmış çöp yığınları olarak değerlendirdiğini iddia etti. Sağ tarafta tahta parçalarını fark edince güvenlik amacıyla manevra yaptığını belirten kaptan, manevra sırasında can simidine benzer bir karaltı gördüğünü hatırlasa da hiçbir cisme çarpmadığından emin olduğunu dile getirdi. Kaptan, kaza ihtimaline dair bir emare görmediği için yoluna devam ettiğini, olayın boyutlarını ancak Yalova’da demirlediklerinde öğrendiğini savunarak beraatini talep etti.
68 metre derinlikteki acı teşhis
İş insanı Halit Yukay’ın cansız bedenine ulaşılma süreci, Türk Deniz Kuvvetleri’nin titiz çalışmasıyla hafızalara kazınmıştı. Kazadan 19 gün sonra Erdek açıklarında, 68 metre derinlikte bulunan Yukay’ın cenazesi, insansız su altı robotu (ROV) ile tespit edilmişti. Derinliklerdeki teşhis, Yukay’ın kolundaki "mavi kordonlu saat" sayesinde yapıldı. Yalova Limanı’ndan çıkış anındaki güvenlik kamerası görüntüleriyle eşleştirilen bu ayrıntı, cenazenin Yukay’a ait olduğunu kesinleştirdi. TCG Alemdar gemisindeki uzman dalgıçlar tarafından asansör sistemiyle su yüzüne çıkarılan cenaze, otopsi işlemlerinin ardından İstanbul’da toprağa verilmişti.
Kriminal rapor ve görüntülerdeki darbe izi
Soruşturmanın en kritik delillerinden birini, Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı’ndan gelen rapor oluşturdu. "Arel 7" isimli kuru yük gemisinin baş kısmından alınan mikro düzeydeki numunelerin, Halit Yukay’ın parçalanmış "Graywolf" isimli teknesindeki boya katmanlarıyla birebir eşleştiği saptandı. Ayrıca geminin İzmit Limanı’na yanaştığı anlara ait güvenlik kameraları, kaptan ve mürettebatın gemiden inerek baş taraftaki sürtme ve darbe izlerini inceledikleri anları kaydetti. Kazadan bir gün önce çekilen fotoğraflarda geminin burnunda hiçbir iz bulunmazken, kaza sonrası çekilen karelerdeki belirgin tahribat, dosyanın en önemli kanıtları arasında yer aldı.
Mahkemenin ara kararı ve tutuksuz yargılama süreci
Halit Yukay’ın ailesinin avukatı Emine Selam Esen, duruşmada yaptığı konuşmada sanıkların ifadelerinin kamu vicdanını yaraladığını savundu. Yukay’ın ölüm nedeninin "boğulma" olarak kayıtlara geçtiğini hatırlatan Esen, bu durumun çarpma anında Yukay’ın tekneden denize savrulduğunu ve yardım edilseydi kurtulabileceğini gösterdiğini iddia etti. Sanık kaptanın bilinçli taksirle hareket ettiğini öne süren müşteki tarafı, tüm sanıkların tutuklanmasını talep etti. Ancak mahkeme heyeti, gemi kaptanı Cemal Tokatlıoğlu’na yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartı getirirken, diğer tüm sanıkların tutuksuz yargılanmasına ve duruşmanın eksik dosyaların tamamlanması için ertelenmesine karar verdi.