GÜNDEM HABERLERİ

EYT bitti, şimdi gözler kademeli emeklilikte! Uzmanı seslendi: Sistem topal kalmasın

Sosyal Güvenlik Müşaviri Dilek Ete, EYT düzenlemesinin ardından mağduriyet yaşayan çalışanların kademeli emeklilik beklentisini gündeme taşıdı. “Yapmazuk demenin faydası yok” diyen Ete, sistemdeki adaletsizliğe dikkat çekerek, düzenleme yapılmaması halinde sosyal güvenlik yapısının “topal kalacağını” ve kayıt dışılığın artacağını uyardı.

Abone Ol

Son Mühür / Yağmur Daştan – Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesi ile birlikte birçok kişi erken emeklilik fırsatını yakalarken; şans kapısını kaçıran çalışanlar ise gözünü kademeli emekliliğe çevirdi. Sosyal Güvenlik Müşaviri Dilek Ete, kademeli emeklilik sistemine dair süreci masaya yatırarak mağduriyetin giderilmesi çağrısı yaptı. Aksi durumun sosyal güvenlik sisteminin topal kalmasına ve kayıt dışına yol açabileceğini söyleyen Ete, “Artık ‘Yapmazuk’ demenin faydası yok” dedi.

Türkiye’de emeklilik senaryosunun değiştiği iki önemli tarih olduğunu söyleyerek açıklamalarına başlayan Ete, “Ülkemizde emeklilikte tam değişiklik olan iki tarihimiz var. Bunlardan biri 8 Eylül 1999 diğeri ise 1 Ekim 2008. Kamuoyunda ‘EYT’ olarak bilinen mağduru olarak bilinen kişiler için çıkan kanundan yalnızca 8 Eylül 1999 ve öncesinde sigortalı olanlar yararlanabildi. 8 Eylül 1999’dan sonrakiler için şartlar değişti. O zamana kadar ilk SGK giriş süresine göre kadınlarda 20 yıl, erkeklerde ise 25 yıl çalışma şartı istiyordu. 1999 yılında yapılan yasal düzenleme sonrası, emeklilik için gereken yaş sınırı yükseltildi ve bu durum, özellikle o tarihten önce iş hayatına atılmış pek çok kişiyi etkiledi. 9 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 arasında sigortalı olanlar için kadınlar 58, erkekler 60 yaşında emekli olabilecek kararı alındı. Bu durumda olan bireyler, yeterli prim gün sayısına ve hizmet süresine sahip olmalarına karşın, emeklilik yaş sınırını beklemek zorunda kaldı. EYT’liler dediğimiz grup yıllarca bununla ilgili tepki gösterdi ve sonuç olarak 2023 yılının mart ayında çıkan yasa ile bu durum düzenlendi” ifadelerini kullandı.

“Öncesinde hep kademeliydi”

İkinci değişikliğin ise 1 Mayıs 2008’de yaşandığını hatırlatan Ete, “2008 yılında ise ilk kez sigortalı olarak işe başlayan olan kişiler için 5510 sayılı Kanun ile emeklilik yaşı kadınlarda da erkeklerde de yaş 65'e yükselmiş oldu. Yani 2008 yılında yapılan değişiklikle sigorta primi dolmuş olan kişiler emekli olabilmesi için 65 yaşına kadar beklemesi halinde emekli olabilir, öncesinde emekli olma şansları yok. Bugüne kadar hep prim günleri ve sigortalılık süresi vardı. Yaş şartı kalktı ama hep kademeliydi. Ancak baktığınızda 1999 yılı ve 2008 yılları arasına bir kademe yaşı konulmadı. Yani siz o dönem 2000 yılında işe girseniz de kadınsanız 58, erkekseniz 60 yaşında emekli olma hakkı elde edeceksiniz. Örneğin, 8 Eylül 99 ile 30 Nisan 2008 arasında girişi olanlar kadınlar 7000 prim günü ve 58 yaş erkekler ise yine 7000 gün 60 yaştan emekli oluyor. Bundan sonraki yıllar için de her yıl için birer yaş olarak kademeye gidilmiş. Halbuki 1999 ve 2008 yılları arasında bir yaş kademesi yok” dedi.

“Arada 17 yıllık fark doğdu”

“Kademi emeklilik bekleyenler 8 Eylül 1999’dan önce işe girseydi emekliydi ancak ondan sadece bir gün sonra yani 9 Eylül 1999 yılında işe girenlerle aralarında 17 yıl fark doğdu” bilgisini veren Ete, süreci şu sözlerle anlattı: “Yani 1981 doğumlu birisi 8 Eylül 1999’da ilk defa işe giren bir kişi 18 yaşındaysa bu yasa çıktığında 24 yaşındaydı. Kişinin kadın olduğu düşünülürse; çalışan 20 yıl bekledi ve 2019’da 20 yılı doldu. 2023’te bu kişi 42 yaşında. Çıkan yasaya göre bu kişiyi 43 yaşında emekli olacak. Aynı kişinin bir kardeşi olduğunu ve bu kardeşin ondan sadece bir yıl sonra giriş yaptığını düşünelim. Ortadaki tabloya göre diğer kardeş kadınsa ise 58 erkekse 60 yaşında emekli oluyor. EYT’liler mağduriyetlerini giderdi ama birçok kişi bu kademeye takıldı. Şimdi arada bu 17 yıllık fark açılmış kişiler ‘Emeklilik hakkımızı verin’ diyor. Daha önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Seçim kaybetsem bile EYT Yasası’nın çıkarmam’ dediği olmuştu ama bir süre sonra bu düşünceden vazgeçildi. Şimdi ise yine bakan, müsteşar ve SGK Başkanı dahil birçok kişi kademeli emekliliğe karşı açıklama yapıyor. Sayısal verilerden uzak, popülist açıklamalara gerek yok: Bir çalışma ekonomisi mezunu olarak bunun gerekliliğini uzun zamandır söylüyoruz. Rakamlar konuşuyor.”

‘Kavanoza mahkum etmiş olursunuz’

“Dönüp de kademeli emekliliği yapmayacağım demek bu ülkenin gerçekliğini görmezden gelmektir” sözleriyle açıklamalarını sürdüren Ete, “Sosyal güvenlik mevzuatlarını incelediğinizde bugüne kadar hep giriş tarihinize göre bir kademe olduğunu görürsünüz. Onu yapmadığınızda o dönem işe girenleri bir kavanozun içine mahkum etmiş olursunuz. 2000 yılında işe girenle 2005 yaşında işe girenler aynı yaşta emekli olacak. Ne zamana kadar: 30 Nisan 2008’e kadar. Hiçbir ülkede böyle bir mevzuat yok. Giriş tarihine ve prime göre kademe vermeyen tek sistem bu” dedi.

“İnsanlar iş hayatına küsecek”

EYT’lilerin mağduriyetinin çözüldüğü gibi kademeli emeklilerin de mağduriyetinin bir an evvel çözülmesi gerektiğine dikkati çeken Ete, “Yoksa sosyal güvenlik sistemi topal bacak olacak, insanlar iş hayatına küsecek” mesajı verdi.

‘Mağduriyeti bir an evvel bitirmeli’

Aynı zamanda bu sürecin kayıt dışını artırma gibi bir risk doğurduğuna da işaret eden Ete, “18 yaşında işe girdiğinizi var sayalım. 60 yaşına kadar önünüzde 42 yıl var. Dolu dolu sigortalı olduğunuzda ortaya 15 bin civarında bir prim günü ortaya çıkıyor. Toplam SGK ödeyenlerin yüzde 40’ı asgari ücretle çalışıyor. Bu da emekli aylıklarının düşük olmasına neden oluyor. ‘7 bin 200 gün ödemek gerekirken 15 bin 400 neden ödeyeyim’ diyenler olabilir. Bu da kişilerin kayıt dışına yönelmesini sağlar. Olması gereken Türkiye’nin bütün mozaiğine uygun yeni bir düzenleme yapmak. Özetle, emeklilik bir an evvel ve mutlaka gelmeli ama kime, ne kadar gelecek, tartışmalı. Polyanacı bir tutumda olmak da doğru değil, olmayacak şeyler istenilmemeli. Gerekli şartlar sağlandığında kadınlar için 48, erkekler için 50 yaştan başlayıp kademe vermek lazım. O insanlar böylelikle o yaşta çalışma hayatlarını sonlandırabilir. Yine ondan sonra sağlıklarının elverdiği şekilde isterlerse çalışmaya devam edebilir. Emeklilerin maaşını düşük tutup şükrü öğretelim diyenlerin şimdi de kademeli emeklilik bekleyenleri susturmak istediğine şahit oluyorum. Artık ‘Yapmazuk’ demenin faydası yok, mağduriyeti bir an evvel bitirelim” diye konuştu.