Son Mühür- Dadaş diyarı Erzurum'un evlatlarına sahip çıkan STK'lar arasında son dönemde soğuk rüzgarlar esiyor.
Ege Bölgesi Erzurum Dernekler Birliği Federasyonu Genel Başkanı Zakir Salmanoğlu'nun 11 Mayıs'taki birlik kahvaltısında, ''“Fitneye ve parçalanmaya müsaade etmeyeceğiz” mesajıyla başlayan gerilimin son hamlesi Ege Bölgesi İspir Kültür ve Dayanışma Derneği (EGE İSPİRDER) Başkanı Ali Karakuş'un ''Kamuoyuna saygıyla'' başlığıyla yayınladığı dikkat çekici mesajla geldi.
MHP Buca İlçe eski başkanlarından olan Ali Karakuş, İsim vermeden Zakir Salmanoğlu'nu işaret ederek,
''Son günlerde Ege Bölgesi Erzurumlular camiası adına yapılan bazı açıklamaları ve yaşanan gelişmeleri dikkatle ve ibretle takip etmekteyiz.
Özellikle Ege Bölgesi Erzurum Dernekler Birliği Federasyonu Genel Başkanı tarafından kamuoyuna yapılan açıklamalarda, sanki Erzurumlu hemşehrilerimizin birlik ve beraberliğini bozmak isteyen yapılar varmış gibi bir algı oluşturulmasını büyük bir üzüntüyle karşılıyoruz'' hatırlatmasında bulundu.
Ciddi kopuşlar yaşanmış...
''Oysa bugün yaşanan kırgınlıkların, ayrışmaların ve güven kaybının temel sebebi; farklı düşünceleri dışlayan, istişare kültürünü zayıflatan ve federasyonu ortak akıl yerine dar bir anlayışla yönetmeye çalışan mevcut yönetim anlayışıdır'' vurgusunda bulunan Karakuş,
''Mevcut yönetimin göreve geldiği günden bu yana Ege Bölgesi’ndeki Erzurumlu dernekleri arasında ciddi kopuşlar yaşanmış, güven ortamı zedelenmiş ve birlik ruhu önemli ölçüde zarar görmüştür.
Şeffaflıktan uzak bir yönetim...
Şeffaflıktan uzak yönetim anlayışı, hiçbir disiplin suçu bulunmayan dernekler hakkında gündeme getirilen ihraç söylemleri, dernek başkanları ve yöneticilerini küçük düşüren tavırlar; ayrıca güçlü kurumsal yapıya sahip bazı derneklerin genel kurul ve organizasyonlarıyla aynı gün alternatif programlar düzenlenmesi ya da bu yönde girişimlerde bulunulması camiada derin rahatsızlıklara neden olmuştur.
Ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı...
Bir federasyonun asli görevi; dernekler arasında dayanışmayı artırmak, gönül köprüleri kurmak ve birlik ruhunu güçlendirmektir.
Ancak bugün gelinen noktada, ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı bir anlayışın hâkim olduğu yönünde ciddi bir kanaat oluşmuştur.
Yapıcı özeleştiri yerine daraltıcı yönetim anlayışının tercih edilmesi, çoğulculuk yerine tek sesliliğin hâkim hale gelmesi; büyük Erzurum ailesinin küçülmesine, kırgınlıkların büyümesine ve camiada güven kaybının derinleşmesine neden olmuştur.
Bazılarımız dışlanıyor...
Bugün federasyon yönetimine kayıtsız şartsız destek vermeyen, yanlış gördüğü konularda fikir beyan eden dernek başkanları ve yöneticilerinin dışlandığı yönünde ciddi rahatsızlıklar bulunmaktadır.
Bazı derneklerin faaliyetlerine karşı sergilenen mesafeli tutumlar ve çeşitli yönlendirme iddiaları da kamuoyunda dikkat çekmektedir'' mesajı verdi.
Dadaşlık ayrıştırmaz, birleştirir...
Ali Karakuş açıklamasında,
''Açıkça ifade ediyoruz ki;
Erzurumluluk hiç kimsenin tekelinde değildir.
Dadaşlık;
ayrıştırmak değil, birleştirmektir.
Ötekileştirmek değil, kucaklamaktır.
Federasyonlar ve dernekler ise kişisel egoların değil, ortak gönül bağının temsil makamlarıdır.
Birlikten söz edenlerin önce ayrışmanın sebeplerini samimiyetle sorgulaması gerekir. İnsanları dışlayan, farklı düşünceleri yok sayan ve eleştiriye tahammül gösteremeyen anlayışların uzun vadede birlik üretmesi mümkün değildir.
Gerçek birlik;
istişareyle,
adaletle,
liyakatle,
şeffaflıkla
ve samimiyetle sağlanır.
Bizler hiçbir zaman ayrılığın değil, ortak paydanın tarafı olduk.
Hiçbir derneğin ötekileştirilmesini doğru bulmadık.
Hiçbir hemşehrimizin kişisel hesaplaşmaların konusu yapılmasını kabul etmedik.
Bizim mücadelemiz kişilerle değil, yanlış olduğunu düşündüğümüz anlayışladır.
Bugün çağrımız nettir:
Mevcut yönetim; oluşan kırgınlıklar konusunda samimi bir özeleştiri yapmalı, tüm dernekleri kapsayan bir anlayışla hareket etmeli ve birlik hukukunu yeniden tesis etmelidir.
Çünkü Ege Bölgesi’nde yaşayan binlerce Erzurumlu hemşehrimiz; kavga, gruplaşma ve kutuplaşma değil, güçlü bir dayanışma görmek istemektedir.
Tüm dernek başkanlarını, yöneticileri ve Erzurum sevdalılarını; kişisel hesapları, kırgınlıkları ve kutuplaştırıcı dili bir kenara bırakarak ortak akıl etrafında yeniden buluşmaya davet ediyoruz.
Çünkü bu yapıların gerçek sahibi kişiler değil, Erzurumlu hemşehrilerimizin ortak iradesidir.
Hiç kimse eleştirilemez değildir.
Hiçbir makam kalıcı değildir.
Kalıcı olan; bırakılan iz, kurulan gönül bağı ve sergilenen adalettir.
Temennimiz odur ki bundan sonraki süreçte;
daha şeffaf,
daha kapsayıcı,
daha istişareci
ve tüm dernekleri kucaklayan bir anlayış hâkim olsun.
Aksi halde; Dadaşların vakarını, milli ve manevi değerlerini koruyan, birlik ve kardeşlik hukukunu esas alan yeni bir anlayışın yeniden tesis edilmesi kaçınılmaz hale gelecektir'' ifadelerine yer verdi.