İZMİR HABERLERİ

DEVA Partisi İl Başkanı Uygur’dan ‘Buca Cezaevi’ çıkışı: İzmir’in sorunları dururken neden yine imar gündemde!

İzmir’de Buca Cezaevi’ne yönelik tartışmalar tam gaz sürüyor. Buca Cezaevi arazisinin tamamının yeşil alan olamayacağı yönündeki açıklamalara DEVA Partisi İzmir İl Başkanı Aybar Uygur’dan yanıt geldi. Uygur, “İzmir’in ulaşım ve altyapı sorunları çözüm beklerken neden yalnızca yüksek montanlı imar alanları gündeme geliyor?” diye sorarak plan değişikliğinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savundu.

Abone Ol

Son Mühür / Yağmur Daştan - İzmir’de Buca Cezaevi alanıyla ilgili tartılmalar devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Buca Cezaevi arazisinin tamamının yeşil alan olamayacağı yönündeki açıklamalarını değerlendiren Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) İzmir İl Başkanı Aybar Uygur, tepki gösterdi. Uygur, Büyükşehir Belediyesi’nin kamuoyuna sunduğu gerekçelerin gerçeği yansıtmadığını savunarak, alanın yeniden yapılaşmaya açılmak istendiğini ileri sürdü. “Buca Cezaevi Alanı kamusal kullanım için kazanılmış bir hukuki süreç sonunda ‘Rekreasyon Alanı’ olarak belirlenmiştir. Buna rağmen mülkiyet devri konusunda adım atılmaması ve ‘kamulaştırma bedeli’ gerekçesiyle yapılaşmanın meşrulaştırılmaya çalışılması kabul edilemez” diyen Uygur, plan değişikliğinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu iddia etti. Buca’daki yaklaşık 80 bin metrekarelik alanın tamamının kamusal kullanım için değerlendirilmesi gerektiğini belirten Uygur, “Bu alan yalnızca bir imar parseli değil; kentin nefes alanı ve toplumsal hafızasının parçasıdır” ifadelerini kullandı.

“Şeffaflık” çağrısı yaptı

“Sayın Tugay’ın basına yansıttığı Buca Cezaevi ile yaptığı açıklamalar gerçeği yansıtmıyor” sözleriyle açıklamalarına başlayan İl Başkanı Uygur, “İzmir’in çok sayıda temel sorunu bulunduğunu ifade eden Uygur, “İzmir’in yığınla sorunu varken, neden yalnızca yüksek montanlı imar arazileri kapalı kapılar ardında gündeme geliyor? Kent yönetiminde şeffaflık, katılımcılık ve kamu yararı esastır. Kentin ulaşım, altyapı, barınma, çevre ve sosyal sorunları çözüm beklerken; imar kararlarının dar bir çerçevede, kamuoyundan uzak biçimde ele alınması soru işaretlerini artırmaktadır. Kent yönetiminde esas olan; planlamanın bilimsel verilere dayanması, süreçlerin açık yürütülmesi ve alınan her kararın İzmir halkının ortak geleceğine hizmet etmesidir” diye konuştu.

Süreci tek tek hatırlattı

Buca Cezaevi alanıyla ilgili hukuki süreci hatırlatan Uygur, “Yürütmüş olduğumuz mücadele ve yargı kararları sonucunda Rekreasyon Alanı kullanım kararı getirilerek kamusal kullanıma ayrılan Buca Cezaevi Alanı; mülkiyet devrinin gerçekleştirilmemesi nedeniyle ‘İller Bankasının talebi’ ve ‘kamulaştırma bedeli’ gerekçe gösterilerek bir kez daha yapılaşmaya açılmak istenmektedir. Uzun yıllardır İzmir kamuoyunun gündeminde yer alan Buca Cezaevi Alanı için 2020 yılında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İller Bankası arasında protokol imzalanmış, protokol uyarınca alan Bakanlık Olur’u ile ‘Rezerv Yapı Alanı’ ilan edilmiştir. Böylece alanda imar planı yapma ve onama yetkisi belediyelerden Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na geçmiş ve mülkiyet Hazineye ait iken İller Bankasına devredilmiştir. Bu sürecin ardından, 2022 yılı başında hukuki dayanakları tartışmalı bir şekilde Buca Cezaevi binası yıkılmış; alanın yüzde 70’inde en az 550 konut ve dükkan şeklinde yapılaşmaya olanak tanıyan imar planı değişiklikleri Bakanlık tarafından onaylanmıştır. Bugün hala ısrarla sürdürdüğümüz hukuki ve toplumsal mücadelemiz tam da bu noktada başlamıştır” diye konuştu.

2023 yılında açılan davalara dikkat çeken Uygur, “2023 yılında söz konusu plan değişikliklerine karşı yürütmüş olduğumuz hukuki mücadele kazanımla sonuçlanmış; hem yüksek yoğunluklu yapılaşma öngören imar planları hem de rezerv yapı alanı kararı yargı kararlarıyla iptal edilmiştir. Böylece alanın tamamı kamu yararı doğrultusunda ve talep ettiğimiz şekilde ‘Rekreasyon Alanı’ olarak belirlenmiştir. Ancak gelinen aşamada, alanın mülkiyetinin belediyeye devri hukuken mümkün olmasına rağmen İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından bu konuda herhangi bir girişimde bulunulmamış, kurumsal iç tutarlılık ve kazanılmış yargı kararları gözetilmeden Buca Cezaevinin kaderi tamamen İller Bankasının insafına terk edilmiştir. Üstelik bu vazgeçiş, ‘İller Bankasının talebi’ ve ‘kamulaştırma maliyeti’ gibi gerekçelerle kamuoyuna meşru gösterilmeye çalışılmaktadır” diye konuştu.

Mahkemenin iptal kararını işaret etti

Uygur, 29 Ocak 2026 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine de değinerek, “İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 29 Ocak 2026 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliği hukuki dayanaktan yoksundur. İzmir 6. İdare Mahkemesi’nin 2023 tarihli kararıyla rezerv yapı alanı kararı iptal edilmiş, bu kararın ardından İzmir 4. İdare Mahkemesi dayanağı ortadan kalkan imar planı değişikliklerinin de iptaline karar vermiştir. Kamusal bir alanın özel mülkiyete konu yapılaşmalara açılmasının planlama ilke ve esaslarına aykırı olduğu vurgulanmıştır” diye konuştu.

“2 bin metrekare daha fazla inşaat alanı elde ettiler”

2022 yılında onaylanan plan ile son plan arasında karşılaştırma yapan Uygur, “2022 yılında AK Parti tarafından onaylanan imar planında alanın 11 bin 880 metrekarelik kısmı yeşil alan olarak ayrılmış, 42 bin 366 metrekarelik kısmında yaklaşık 69 bin 903 metrekare emsal içeren ticaret ve konut yapılaşması öngörülmüştü. Bugün İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin onayladığı planda ise 49 bin 247 metrekarelik rekreasyon alanı kaldırılmış, yerine 16 bin 560 metrekare yeşil alan ayrılmış, 40 bin 200 metrekare alanda yaklaşık 72 bin metrekare emsal alanı içeren ticaret ve konut fonksiyonuna yönelik yapılaşma öngörülmüştür. Böylece İller Bankası ve müteahhitler; 2022 tarihli imar planına kıyasla 2 bin metrekare daha fazla inşaat alanı elde etmiştir” dedi.

“Gerçek dışı bedeller kamuoyuna yansıtılmakta”

Kamulaştırma iddialarına da yanıt veren Uygur, “Buca Cezaevi Alanının rekreasyon alanı olarak kullanılabilmesi için iddia edildiği gibi bir kamulaştırma gerekmemektedir” dedi. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11. maddesine atıf yapan Uygur, “Kamu mülkiyetindeki bir alanın kamusal kullanım için düzenlenmesi kamulaştırma gerektirmemekte; aksine bedelsiz devir yasal olarak zorunluluk oluşturmaktadır. 49 bin 247 metrekarelik rekreasyon alanı için 18 milyar TL gibi gerçek dışı bedeller kamuoyuna yansıtılmaktadır. Yaklaşık 80 bin metrekare büyüklüğündeki Buca Cezaevi Alanının yapılaşmaya açılması durumunda Buca ilçesinde halihazırda katlanılamaz düzeyde olan trafik yükü daha da artacak, yüksek yapı ve nüfus yoğunluğu altyapı sorunlarını derinleştirecek, kent parkı oluşturulabilecek nadir bir kamusal alan kalıcı biçimde kaybedilecek” dedi. Uygur ayrıca alanın geçici barınma alanı olarak belirlendiğini hatırlatarak bunun da ortadan kalkacağını söyledi.

“Hukuki haklarımızı kullanmaya devam”

Son olarak “Buca Cezaevi Alanı bir hafıza mekanıdır” mesajı veren İl Başkanı Uygur, “Böylesi bir alanın yürürlükteki planlarla rekreasyon alanı olarak bu hafızayı yaşatacak biçimde tasarlanması mümkünken yapılaşmaya açılması kentsel ve toplumsal hafızanın da yok sayılmasıdır. Buca Cezaevi alanında yürürlükte bulunan planlarda yer alan kamusal kullanım kararlarını kaldırarak alanı yapılaşmaya açmaya yönelik her türlü girişime karşı hukuki haklarımızı kullanmaya devam edeceğiz. Kamusal alanlardan yoksun bırakılan tüm kentlileri, meslek örgütlerini ve kurumları Buca Cezaevi Alanının kamusal alan olarak korunması için açık ve net bir tutum almaya ve birlikte mücadele etmeye davet ediyoruz” diye konuştu.