Son Mühür- Küresel askeri dengelerin merkezinde yer alan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) içerisinde, Türkiye’nin geleceğini ve bölgedeki varlığını hedef alan devasa bir jeopolitik kurgu gün yüzüne çıkıyor. Emekli Tümamiral Cihat Yaycı, son dönemde Washington kulislerinde konuşulmaya başlanan "ABD’nin NATO’dan ayrılması" ihtimalinin, aslında Türkiye’yi sistem dışına itmek için tasarlanmış derin bir strateji olduğunu vurguladı. Yaycı’ya göre, mevcut ittifak yapısı içerisinde bir üye ülkeyi ihraç etmenin hukuki bir yolu bulunmadığından, Batı bloğu "yıkıp yeniden kurma" yöntemiyle Ankara’yı yalnızlaştırmayı hedefliyor.
Mevcut ittifakın sonu: NATO 2.0 operasyonu
2014 yılından bu yana uluslararası kamuoyunda dile getirilen "Türkiye NATO’dan çıkarılmalı" söylemlerinin, ittifakın mevcut tüzüğü nedeniyle somut bir karşılık bulamadığını belirten Cihat Yaycı, sürecin yeni bir aşamaya evrildiğini ifade etti. Bir üye devletin kendi rızası dışında birlikten atılamayacağı gerçeği karşısında, ABD’nin NATO’yu dağıtarak kendi öncülüğünde yeni bir savunma paktı kurma hazırlığında olduğu öne sürülüyor. Kurulması planlanan bu "NATO 2.0" yapısına Türkiye’nin davet edilmeyeceği senaryosu, bölgedeki tüm güvenlik denklemlerini altüst edebilecek bir risk olarak değerlendiriliyor.
Kıbrıs’ta büyük tuzak: "İşgalci güç" suçlaması riski
Türkiye’nin olası bir NATO tasfiyesi sonrasında karşı karşıya kalacağı en büyük tehlikenin Kıbrıs meselesi olduğuna dikkat çeken Yaycı, korkutan bir projeksiyon çizdi. Türkiye’nin ittifak dışında kalması durumunda, İsrail ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) hızla bu yeni yapıya dahil edileceğini savundu. Bu senaryo gerçekleştiğinde, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin adadaki varlığının uluslararası hukuk nezdinde "NATO topraklarını işgal eden güç" statüsüne çekilmek istendiği uyarısında bulunan Yaycı, bu hamlenin Türkiye’yi Doğu Akdeniz’de tamamen hapsetme girişimi olduğunu belirtti.
Terör elebaşının sözleri ve gizli ajanda
Analizinde terör örgütü PKK’nın sözde liderlerinden Duran Kalkan’ın 15 Ekim 2025 tarihinde sarf ettiği manidar ifadelere de değinen Yaycı, bu açıklamaların bir tesadüf olmadığını dile getirdi. Kalkan’ın Kıbrıs’ı işaret ederek yaptığı "Dananın kuyruğu orada kopacak" çıkışının, bir terör elebaşının kendi inisiyatifiyle kurabileceği bir cümle olmadığını vurgulayan emekli Tümamiral, bu söylemlerin arkasında ABD ve İsrail merkezli odakların bulunduğunu savundu. Yaycı’ya göre, terör örgütü üzerinden servis edilen bu mesajlar, bölgede kurgulanan büyük kaos planının ve Türkiye’ye kurulmak istenen tuzağın öncü sarsıntılarını oluşturuyor.