Son Mühür- İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rasim Akpınar, üniversitenin gelecek vizyonunu ve planlanan projeleri kamuoyuyla paylaştı. Göreve başlamasının ardından yoğun bir çalışma süreci yürüttüklerini belirten Akpınar, üniversite yönetiminde toplumsal sorumluluğu önceleyen bir anlayışı benimsediklerini ifade etti.
“Görev, makamdan öte sorumluluktur”
Rektörlük makamını yalnızca idari bir pozisyon olarak görmediğini dile getiren Akpınar, üniversitelerin sahada aktif olması gerektiğini söyledi. Akademik başarının toplumsal katkıyla anlam kazanacağını belirten Akpınar, göreve geldiği ilk günden itibaren yoğun bir tempo içinde çalıştıklarını kaydetti.
“Kalkınmacı” yönetim modeli
Kendisini “kalkınmacı rektör” olarak tanımlayan Akpınar, kamudaki tecrübesini üniversite yönetimine taşıdığını ifade etti. Kariyerine Devlet Planlama Teşkilatı’nda başladığını hatırlatan Akpınar, kurumun Türkiye’nin ekonomik ve sosyal planlamasında önemli bir rol üstlendiğini söyledi.
Aynı ekolden gelen Turgut Özal, Adnan Kahveci ve Cevdet Yılmaz gibi isimleri anımsatan Akpınar, planlamacı bakış açısını üniversiteye yansıtmayı hedeflediklerini belirtti. Ekonomi yazarı Güngör Uras’ı da anarak, ekonomik konuların sade bir dille anlatılmasının önemine dikkat çekti.

Akademide sade ve anlaşılır iletişim
Bilimsel bilginin toplumdan kopuk bir dille aktarılmaması gerektiğini vurgulayan Akpınar, özellikle dijital mecralardaki bilgi kirliliğine karşı üniversitenin açık ve anlaşılır bir iletişim dili benimseyeceğini söyledi. Projelerin kamuoyuna yalın bir üslupla aktarılacağını belirtti.
İzmir’in potansiyeline rekabet vurgusu
İzmir’in sahip olduğu kültürel ve estetik birikime rağmen potansiyelini tam anlamıyla değerlendiremediğini savunan Akpınar, fikir hayatında ve siyasette rekabet ortamının güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Rekabetin kaliteyi artıran bir unsur olduğunu ifade eden Akpınar, bu dinamizmin İzmir’de yeniden canlandırılması gerektiğini kaydetti.
Yönetimde “Barcelona” benzetmesi
Üniversite yönetim kadrosunun oluşturulmasında liyakat ve dinamizmi esas aldıklarını söyleyen Akpınar, "Genel sekreterimizden rektör yardımcılarımıza kadar kadromuzu adeta bir Barcelona takımı gibi kurduk." dedi. Teşkilatlanmanın başarı için temel unsur olduğunu vurguladı.
Kuzey İzmir’e Teknopark projesi
Sanayi ile iş birliğini önceleyen bir model benimsediklerini açıklayan Akpınar, Aliağa ve Menemen’deki sanayi kuruluşlarıyla temas halinde olduklarını söyledi. Kuzey İzmir aksında bir teknopark kurulması için çalışmaların başlatıldığını ifade eden Akpınar, üniversitenin göç, su yönetimi ve kentsel estetik gibi sorunlara çözüm üretmesi gerektiğini dile getirdi.
İstihdam odaklı yeni programlar
Açılması planlanan bölümlerde istihdamı öncelediklerini belirten Akpınar, oyun programcılığı, e-ticaret ve grafik tasarım gibi alanlarda eğitim verileceğini aktardı. Hedeflerinin yalnızca mezun vermek olmadığını kaydeden Akpınar, gençlerin girişimcilik kapasitesini artıracak bir eğitim modeli üzerinde çalıştıklarını söyledi.
Siber güvenlik ve yapay zeka hamlesi
Üniversite bünyesinde Veri ve Siber Güvenlik Mühendisliği, Veri Mühendisliği ve Yapay Zekâ Mühendisliği programlarının açılacağını açıklayan Akpınar, bu alanlarda Türkiye’nin stratejik ihtiyaçlarına katkı sunmayı amaçladıklarını ifade etti. Yerli uzman kadrolar yetiştirilmesinin öncelikleri arasında olduğunu belirtti.
Karşıyaka’da teknoloji ve eğitim merkezi
Karşıyaka’da üniversiteye tahsis edilen kültür merkezlerinin teknoloji ve eğitim odaklı değerlendirileceğini kaydeden Akpınar, bu kapsamda yeni bir MYO ve GSF kurulacağını açıkladı. Oyun tasarımı, veri teknolojileri ve grafik animasyon gibi alanlarda eğitim verilmesi planlanıyor.
“İzmir potansiyelini değerlendirmeli”
İzmir’in doğal ve kültürel zenginliklerine dikkat çeken Akpınar, kentin sahip olduğu imkânların daha etkin kullanılabileceğiniifade etti. Fikir dünyasında ve siyasette rekabetin artırılmasının önemine işaret eden Akpınar, bu dinamizmin kentin gelişimine katkı sağlayacağını söyledi.





