Son Mühür- AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Tarihi Un Fabrikası üzerinden yürütülen tartışmalara ilişkin zehir zemberek bir açıklama yaptı. CHP’li aktörlerin "yalan siyaseti" güttüğünü savunan Saygılı, mülkiyet tartışmalarından belediye hizmetlerindeki aksamalara kadar pek çok konuda sert eleştirilerde bulundu.
"CHP, İzmir’in sevgisini istismar ediyor"
Açıklamasına İzmirlilere seslenerek başlayan Bilal Saygılı, CHP’li siyasetçilerin son dönemde "Tarihi Un Fabrikası" üzerinden yeni bir tiyatro sergilediğini iddia etti. Siyasetin legal alandan çıkarılarak sokak eylemleri ve "gasp" motivasyonuyla yürütülmek istendiğini belirten Saygılı, "CHP’li yöneticiler, İzmir’e olan sevginizi istismar ederek kişisel PR ve rant peşinde koşuyor. CHP sizi kandırıyor. Kendi içinde kavgalı olan bu yapı, İzmir ile de kavga halindedir," dedi.
Atatürk ve kanun gerçeği
Saygılı, CHP kanadından gelen "1926 tarihli Atatürk imzalı kararname" argümanına hukuksal bir yanıt verdi. 1936 yılında yine Atatürk’ün imzasıyla yürürlüğe giren kanunla vakıfların "mazbut" statüye alınarak devlet güvencesine kavuşturulduğunu hatırlatan Saygılı, şu ifadeleri kullandı:
"1936’daki kanun, CHP’li troller bu mallara çökmesin diye çıkarılmıştır. Kanunun kararnameden üstün olduğunu bildikleri halde yalan söylüyorlar. Ayrıca 2008’de çıkan 5737 sayılı Vakıflar Kanunu, vakıf kökenli taşınmazların her ne suretle olursa olsun mazbut vakfa devrini zorunlu kılmıştır. CHP yine Atatürk’ün arkasına sığınarak usulsüzlük peşindedir."
"Hukuk işine gelince adalet, gelmeyince engel mi?"
Belediye binası ve diğer taşınmazlar üzerindeki yargı süreçlerine değinen Saygılı, CHP’nin çifte standart uyguladığını savundu. Egemenlik Binası, Gasilhane ve Morg binası gibi yerlerde mahkemelerin yürütmeyi durdurma kararı verdiğini belirten Saygılı, "Hukuk işlerine gelince 'hukuk', gelmeyince 'taraflı mekanizma' oluyor. Madem vakıflar üzerinden mağdur ediliyorsunuz, neden hala Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ait 52 taşınmazı kullanmaya devam ediyorsunuz?" sorusunu yöneltti.
"Meslek Fabrikası’nın finansman gerçeği"
Tarihi Un Fabrikası’nın restorasyon sürecine ilişkin veriler paylaşan Saygılı, projenin 2015-2017 yılları arasında tamamlandığını hatırlattı. Saygılı, "3,1 milyon TL toplam bütçeli projenin 2,3 milyon TL’si İzmir Kalkınma Ajansı tarafından karşılanmıştır. Belediye cüzi bir miktar ödemiş olmasına rağmen, 100 yıldır burayı kendileri kullanıyormuş gibi bir algı yaratıyorlar. Oysa burayı geçmişte DGM gibi pek çok kurum kullanmıştır," dedi.
"Beş ayrı yargı kararı Belediye’yi haksız buldu"
Yargı sürecinin kesinleştiğini vurgulayan Saygılı, İzmir 5. İdare Mahkemesi ile 26. ve 11. Asliye Hukuk Mahkemelerinin kararlarını işaret etti. Mahkemelerin İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni (İzBB) "işgalci" olarak tanımladığını ve tahliyenin hukuka uygun olduğuna hükmettiğini belirten Saygılı, istinaf mercilerinin de bu kararları onadığını, konunun hukuken kapandığını ifade etti.
"İzmir hizmet beklerken CHP şov peşinde"
Açıklamasının son bölümünde İzmir’in yerel sorunlarına dikkat çeken AK Parti İl Başkanı, belediyenin asli görevlerini unuttuğunu savundu. Saygılı, İzmir’in mevcut tablosunu şu maddelerle özetledi:
- Yarım bırakılan şantiyeler ve çöp sorunu,
- Suyun 3’te 1’inin kaçak ve kayıp olması,
- Kaosa dönüşen trafik çilesi ve her yağmurda yaşanan sel felaketleri,
- Kentsel dönüşümde yaşanan "kooperatif skandalları",
- Bornova Belediyesi’ndeki "bankamatik memuru" iddiaları ve işçi haklarının yenilmesi.
"Geçit vermeyeceğiz"
CHP’li belediye başkanlarını sorumluluk alanları dışında "eğlence ve tatil" odaklı olmakla suçlayan Saygılı, belediyelerin SGK borçlarıyla "borç yüzsüzü" haline geldiğini iddia etti. Saygılı, "Bunca yolsuzluk ve ideolojik çöküş içinde ucuz politika kahramanlığı devşirilmesine izin vermeyeceğiz. İzBB, hukuksuzluk peşinde koşmayı bırakıp İzmir’e hizmet etmeye odaklanmalıdır," diyerek sözlerini noktaladı.