YAŞAM HABERLERİ

140 milyar dolarlık dev sektör uçurumun kenarında: Muz severleri üzecek haber

Panama hastalığı yeniden gündemde. 1950’lerde bir muz türünü neredeyse haritadan silen bu mantar enfeksiyonu, bugün modern ticari çeşitleri hedef alıyor. Araştırmacılar ise çözümü yabani bir muz türünde buldu.

Abone Ol

Dünyanın dört bir yanında tüketilen muz, ciddi bir tehdit ile karşı karşıya. "Fusarium solgunluğu" olarak da bilinen Panama hastalığı, muz bitkisinin besin kanallarını tıkayarak onu ölüme sürüklüyor. Üstelik bu patojen, geleneksel yöntemlerle durdurulamıyor.

1950’li yıllarda dönemin en popüler türü olan Gros Michel’i neredeyse tamamen ortadan kaldıran hastalık, bugün market raflarını dolduran modern ticari çeşitleri hedef almış durumda. Küresel arzı tehdit eden tablo, üreticileri ve bilim dünyasını uzun süredir alarma geçirmişti.

Beş yıllık araştırmanın ardından gelen keşif

Queensland Üniversitesi’nden araştırmacılar, tam beş yıl süren çalışmalar sonucunda hastalığa doğal bağışıklık gösteren "Calcutta 4" adlı yabani muz türünü mercek altına aldı. Yapılan çaprazlama çalışmaları sonucunda, bu türün DNA’sındaki beşinci kromozom üzerinde koruyucu bir genetik bölge tespit edildi.

Genetikçi Andrew Chen, yabani muzların sahip olduğu doğal direncin, toprakta yıllarca varlığını sürdürebilen patojenle mücadelede en sürdürülebilir yol olduğunu belirtiyor. Ona göre bu yöntem, geçici çözümlerden farklı olarak kalıcı bir direnç sağlayabilir.

Yeni nesil muzlar için umut doğdu

Calcutta 4 türü ticari tüketime uygun değil. Meyvesi lezzetsiz ve tüketicinin alışık olduğu görünüme sahip değil. Ancak keşfedilen genetik bölge, ıslah çalışmalarında “moleküler işaretçi” olarak kullanılacak.

Bu sayede uzmanlar, hem Panama hastalığına karşı tam dirençli hem de tat ve estetik açıdan bugünkü çeşitlere benzeyen yeni muz türleri geliştirmeyi hedefliyor. 140 milyar dolarlık sektör için bu gelişme adeta dönüm noktası olarak görülüyor.

Muzun tamamen yok olması şimdilik bir ihtimal gibi dursa da, bilim insanlarının elindeki bu yeni veri süreci değiştirebilir. Yine de tehdit geçmiş değil. Çünkü hastalık hâlâ toprakta ve üreticiler temkinli. Süreç uzun, ama umut var diyebiliriz.