YAŞAM HABERLERİ

Yeni çağın hastalığı Z kuşağını vurdu: Hayalet titreşim alarmı!

Cep telefonu artık sadece bir iletişim aracı değil. Pek çok kişi için günün her anında elinin altında olması gereken bir ihtiyaç haline geldi. Ancak araştırmalar, telefondan uzak kalma düşüncesinin bazı kişilerde kontrol edilemeyen bir korkuya yol açtığını gösteriyor.

Abone Ol

Teknolojinin hayatın merkezine yerleşmesiyle birlikte insan davranışlarında da dikkat çekici değişimler görülmeye başladı. Uzmanlar, özellikle akıllı telefon kullanımının artmasıyla birlikte modern tıp literatürüne yeni bir kavramın girdiğini söylüyor. Bu kavramın adı nomofobi.

İngilizce “no mobile phobia” ifadesinden türetilen bu terim, kişinin cep telefonundan uzak kalma düşüncesiyle yaşadığı yoğun korkuyu anlatıyor. Basit bir alışkanlık gibi görünse de bazı bireylerde ciddi bir kaygı durumuna dönüşebiliyor.

Telefon bildirimleri beyinde ödül mekanizmasını tetikliyor

Nörobilim alanında yapılan çalışmalar, akıllı telefonlardan gelen bildirimlerin beyinde dopamin salgısını artırdığını ortaya koyuyor. Frontiers in Psychiatry dergisinde yayımlanan araştırmalara göre kişi telefondan uzak kaldığında beyin bu ödül mekanizmasından mahrum kalıyor.

Bu durum zamanla yoksunluk hissi oluşturabiliyor. Araştırmalar, beynin özellikle amygdala bölgesinde yoğun bir kaygı sinyali oluştuğunu ve kişinin kendisini bir anda çaresiz ya da izole hissettiğini gösteriyor. Uzmanlar bu sürecin sanıldığından daha güçlü bir psikolojik etki oluşturabildiğini belirtiyor.

Hayalet titreşim sendromu dikkat çekiyor

Nomofobi yaşayan kişilerde yalnızca psikolojik değil bazı fiziksel belirtiler de görülüyor. Klinik testlerde telefonuna ulaşamayan bireylerin kalp atış hızında artış, nefes darlığı ve titreme gibi panik atak benzeri semptomlar yaşadığı belirlendi.

Bunun yanında ilginç bir durum daha dikkat çekiyor. Telefon aslında çalmadığı halde çalıyormuş gibi hissetmek. Bilim dünyasında buna “Hayalet Titreşim Sendromu” deniliyor. Sinir sisteminin bu korkuya verdiği tepkilerden biri olarak değerlendiriliyor.

Özellikle Z kuşağında yaygın görülüyor

Iowa Eyalet Üniversitesi araştırmacıları tarafından geliştirilen Nomofobi Ölçeği, bu korkuyu dört farklı başlık altında inceliyor. Bunlar bilgiye anında ulaşamama korkusu, çevrimiçi bağlantıyı kaybetme endişesi, iletişim kuramama korkusu ve cihazdan uzak kalmanın yarattığı sinirli hal olarak sıralanıyor.

Araştırmalar özellikle Z kuşağı ve milenyum neslinde bu oranların yüzde 60 ile yüzde 70 bandına kadar çıktığını gösteriyor. Telefonun şarjının bitmesi ya da kapsama alanı dışında kalmak, bu kişiler için sıradan bir sorun değil adeta bir güvenlik tehdidi gibi algılanabiliyor.

Küçük bir alışkanlık büyük bir kaygıya dönüşebiliyor

Uzmanlara göre telefon kullanımının günlük yaşamın merkezine yerleşmesi bu korkunun büyümesine zemin hazırlıyor. Birçok kişi farkında olmasa da telefondan uzak kaldığında huzursuzluk yaşayabiliyor.

Araştırmacılar, bu durumun giderek daha fazla kişiyi etkileyebileceğini söylüyor. Özellikle genç kuşaklar arasında nomofobi artık yeni çağın hastalığı olarak tanımlanmaya başlanmış durmda. Bazı uzmanlar ise bunun ilerleyen yıllarda daha fazla konuşulacağını düşnüyor.