Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, yapay zekanın iş dünyasında köklü bir değişim rüzgarı başlattığını ve bu dönüşüme ayak uyduramayan mesleklerin geleceğinin risk altında olduğunu belirtti. Prof. Dr. Kırık, yaptığı detaylı değerlendirmede, yapay zekanın etkisini istisnasız tüm meslek gruplarında göstereceğini vurgulayarak, "2030 yılı itibarıyla yapay zeka teknolojilerini iş süreçlerine dahil etmeyen mesleklerin varlıklarını sürdürmeleri zorlaşacak ve sona ereceklerini söylemek mümkündür," uyarısında bulundu. Uzman, özellikle rutin ve tekrara dayalı görevleri içeren mesleklerin büyük bir tehdit altında olduğunu ifade etti.
En yüksek risk altındaki meslekler ve düşük riskli alanlar
Yapay zekanın mesleklere olan etkilerini analiz eden Prof. Dr. Kırık, yazma, çeviri, müşteri hizmetleri, veri girişi ve muhasebe gibi standart ve tekrar eden işlerin yapay zeka tarafından kolaylıkla üstlenilebildiğini kaydetti. Bu nedenle, sekreterlik, çağrı merkezi çalışanlığı, veri girişi ve belirli muhasebe görevlerinin en riskli grubu oluşturduğunu söyledi. Buna karşılık, fiziksel yetenek gerektiren işler ile insanla doğrudan temas, empati, yaratıcılık ve karmaşık karar verme yetisi isteyen alanların düşük risk taşıdığını belirtti. Düşük riskli meslekler arasında doktorluk, hemşirelik, psikolojik danışmanlık, sanatçılık ve el becerisi gerektiren zanaatlar öne çıkıyor. Prof. Dr. Kırık, bu mesleklerde insana özgü yeteneklerin yerinin doldurulamayacağının altını çizdi.
Loading...
Orta riskli gruplar: Gazetecilik, öğretmenlik ve dijital dönüşüm
Stanford Üniversitesi’nin verilerine atıfta bulunan Prof. Dr. Kırık, özellikle 22 ile 25 yaş arasındaki genç çalışanların yapay zekaya duyarlı işlerde %6 oranında bir risk taşıdığını belirtti. Bazı mesleklerin tamamen yok olmak yerine, yapay zeka desteğiyle önemli ölçüde dönüşeceğini ifade eden uzman, öğretmenlik, gazetecilik, pazarlama gibi meslekleri "orta riskli" grupta sınıflandırdı. Bu mesleklerdeki görevlerin bir kısmının yapay zeka tarafından destekleneceğini, ancak insan faktörünün ve eleştirel düşüncenin önemini koruyacağını belirtti. Prof. Dr. Kırık, yapay zekanın şu an için insan gibi düşünmek, hissetmek, yaratıcı çözümler üretmek ve belirsiz durumlarda karar vermek gibi karmaşık konularda yetersiz kaldığını vurguladı.
Türkiye’nin yapay zeka stratejisi ve geleceğin iş modeli
Prof. Dr. Kırık, Türkiye'nin bu küresel dönüşümü yakından takip ettiğini ve önemli stratejiler geliştirdiğini aktardı. Ülkenin 2021-2025 Ulusal Yapay Zeka Stratejisi kapsamında yapay zeka uzmanlarının yetiştirilmesi, araştırma ve girişimciliğin desteklenmesi gibi hedeflerin TÜBİTAK ve ilgili bakanlıklar tarafından yürütüldüğünü hatırlattı. Ayrıca, 2025-2029 Eğitimde Yapay Zekâ Politika Belgesi ile eğitim programlarının güncelleneceği ve öğretmenlere yapay zekâ destekli eğitimler verileceği bilgisini paylaştı. Sonuç olarak, yapay zekânın yeni iş fırsatları yarattığını belirten Prof. Dr. Kırık, geleceğin, insan ve yapay zekânın iş birliği içinde çalıştığı bir dönem olacağını vurguladı. Çalışanların dijital becerilerini ve insan odaklı yeteneklerini güçlendirmeleri gerektiğini belirten uzman, bu sürece uyum sağlayanların avantajlı konuma geçeceğini, aksi takdirde mesleklerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacaklarını yineledi.