Son Mühür/ Beste Temel- Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Ankara’da Birinci Meclis binası önünde gerçekleştirdiği basın toplantısında kamuoyunda tartışılan çerçeve yasa tasarısını adım adım analiz ederek çok sert eleştirilerde bulundu. Tarihi mekanın simgesel anlamına vurgu yapan Özdağ, kanun teklifinin terör örgütünü tasfiye etmek ya da silah bıraktırmakla ilgisi olmadığını, örgütün üst yönetimini ve üyelerini kapsayan geniş çaplı bir af niteliğinde olduğunu ileri sürdü.

İletişim Başkanlığı, sanal kumara savaş açtı: "Oyuna gelme!"
İletişim Başkanlığı, sanal kumara savaş açtı: "Oyuna gelme!"
İçeriği Görüntüle

‘’Hangi PKK kendisini feshediyor? Irak mı, Suriye mi, İran mı?’’

Kamuoyuna sunulan ‘’PKK silah bırakıyor ve kendisini feshediyor’’ iddialarının bir yalandan ibaret olduğunu savunan Ümit Özdağ, terör örgütünün Orta Doğu’daki farklı yapılanmalarına dikkat çekerek şu ifadeleri kaydetti:

‘’Geçiş sürecinin ilk adımı atılmak istenmektedir. Ve bu yasa tasarısı Meclis'e getirilirken Türk milletine de dünyaya da PKK terör örgütünün kendisini feshettiği, silah bırakmayı kabul ettiği, bu silahların devlet güçlerinin denetiminde toplanacağı yalanı söylenmektedir. PKK sadece PKK değil; PKK, KCK kapsamı dahilinde Irak'ta, İran'da ve Suriye'de de örgütlü bir narkoterör örgütüdür. PKK’nın Suriye ayağı, YPG’nin 4 tugay halinde örgütlenen yapısının silahlarını da toplayacak mısınız? Hayır. Irak PKK’sının silahlarını teslim alıp imha edecek misiniz? Hayır. Halen İran'da İran özel kuvvetleri ve Devrim Muhafızlarıyla çarpışan PKK terör örgütünün elindeki silahları alacak mısınız? Ona da hayır. O zaman hangi silahları alıyorsunuz? PKK kendisini feshedecek. Hangi PKK kendisini feshediyor? İrandaki PKK mı, Suriyedeki PKK mı, Iraktaki PKK mı? Hayır. Ve örgütün örgütsel yapısı varlığını sürdürmeye devam ediyor. Bu yasa tasarısı ile terör örgütü elebaşı ve üyeleri dağılmak yerine affediliyor, cezaevinden tahliye ediliyor. Dış destek başta olmak üzere finansal, lojistik ve uyuşturucu altyapısına yönelik tedbirler olduğunu görmüyorsun."

‘’Narkoterör ifadesi resmi belgelerden çıkarıldı’’

Devlet arşivlerindeki ve resmi kayıtlardaki kavramsallaştırma değişikliklerine işaret eden Özdağ, sözlerine şöyle devam etti:

‘’2024’e kadar devlet kayıtlarında narkoterör örgütü olarak geçen örgütün 2025 ve 2026 belgelerinde narkotik kaçakçılığı ile ilgili faaliyetlerinin durmasına rağmen devlet belgelerinden çıkartıldığını görüyoruz. Ayrıca Öcalan’ın bu yasa ve süreç çerçevesinde bulunduğu İmralı adasında mahkum konumundan çıkartılıp siyasi misafir haline getirileceği ve umut hakkı çerçevesinde de sonunda serbest kalacağı anlaşılıyor. Terörle mücadele sonucunda devletlerin amacı terör örgütlerini yok etmek, toplumla bağını kesmektir. Oysa bu yasayla Irak'ta, İran'da, Suriye'de terör eylemlerini sürdüren bir örgütün elemanları Türkiye'de topluma entegre edilecekmiş, iş bulacaklarmış.’’

‘’Yarı zamanlı terörist olarak çalışmayacaklarından emin misiniz?’’

Eski çözüm süreçlerini ve yakın zamanda Ankara Kahramankazan’da gerçekleşen TUSAŞ saldırısını hatırlatan Zafer Partisi Lideri, topluma entegrasyon modelinin güvenlik riski oluşturacağını belirtti:

‘’Bunların zaman zaman Irak'a, Suriye'ye, İran'a gidip yarı zamanlı terörist olarak faaliyet göstermeyeceklerinden emin misiniz? Birinci terörle müzakere sürecinde bıraktıklarınızın Irak'a gidip Kandil'de eğitim aldıktan sonra gelip Türkiye'deki hendek terörünün altyapısını hazırladıklarını unuttunuz mu? Ve önümüzdeki aylarda anayasal ve yasal düzenlemeler yapılması sırasında anlaşmazlık çıkarsa PKK terör örgütünün Irak, Suriye veya İran'daki unsurlarıyla Türkiye içinde eylem yapmayacağından, terör eylemi yapmayacağından emin misiniz? Ankara'da Kahramankazan'da TUSAŞ'a yapılan baskının Suriye PKK'sı tarafından yapıldığını unuttunuz mu?’’

‘’Türkiye Yugoslavyalaştırılmak ve Iraklaştırılmak isteniyor’’

Tasarının Türkiye'nin üniter devlet yapısını bozacağını dile getiren Özdağ, bunun tarihsel süreçteki "üçüncü büyük travma" olduğunu ifade etti:

‘’Bu çerçeve yasa Türk siyasetinde Ergenekon, Balyoz, Casusluk davalarıyla yaratılan birinci travmadan, 2017'de kirli referandumla gerçekleşen ikinci travmadan sonra çok ağır ve telafisi zor yeni bir toplumsal, siyasal, psikolojik travmaya, bir toplumsal kırılmaya neden olabilir. Çünkü biliyoruz ki PKK affı olan bu tasarı sadece bir başlangıç niteliği taşımaktadır. Daha sonra Anayasa'da yapılacak değişikliklerle mezhep ve etnik yapılara siyasi ayrıcalıklar verilmesi ve ucu açık bir cumhurbaşkanlığı sistemine geçilmesi hedeflenmektedir. Böylece büyük Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarının burada, 1. Meclis'te kurmuş olduğu milli, üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti fesholacak. Öcalan’ın ‘demokratik cumhuriyet’ diye ifade ettiği gevşek bir üniter devlet denilen bazıları tarafından, ama gerçekte çok uluslu, özerk bölgeli bir federasyona doğru Türkiye sürüklenmek istenecektir.’’

‘’Sevr'in 106. Yıl dönümünde gelmesi tesadüf değildir’’

Söz konusu tasarının Meclis’e geliş zamanlamasına dikkat çeken Özdağ, hükümetin eğitim politikalarını ve Milli Eğitim Bakanlığını da hedef aldı:
‘’Terör örgütü yandaşları ‘100 yıllık düğüm çözülüyor’ diye bunun için sevinmektedirler. 3 Kasım 2002'de AK Parti Türkiye'de iktidara geldi. Bugün ülkemizi getirmiş olduğu nokta budur. İstiklal Harbi ile kurduğumuz ve şimdi bugünkü gayri milli eğitimsizlik bakanının ders kitaplarından çıkartmak istediği, İstiklal Harbi sonucunda inşa ettiğimiz cumhuriyet ağır bir tehdit altındadır. Türkiye Yugoslavyalaştırılmak istenmektedir, Türkiye Iraklaştırılmak, Türkiye Lübnanlaştırılmak istenmektedir. Bu yeni bir Sevr tasarımıdır ve Sevr'in 106. uğursuz yıl dönümünde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne getirilmesi de tesadüf değildir. Allah'ın günü mü kalmadı?’’

‘’Güvenlik güçlerimizin kanıyla kazanılan zafer masada heba edilemez’’

Siyasi müzakere yerine askeri ve istihbari mücadeleye derhal dönülmesi gerektiğini savunan Özdağ, çözüm yol haritasını şu ifadelerle açıkladı:

‘’Zafer Partisi olarak terörle müzakere yerine hemen mücadeleye dönülmesi gerektiğine inanıyoruz. PKK'nın dış desteği, lojistik, finans ve uyuşturucu altyapısı tahrip edilmeli. Bölge ülkeleri ile iş birliği içerisinde PKK KCK'nın Orta Doğu'daki bütün parçaları Türkiye Cumhuriyeti devletinin meşru hedefi haline gelmeli ve milli, üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti tavizsiz bir şekilde babalarımızdan ve dedelerimizden devraldığımız gibi çocuklarımıza ve torunlarımıza emanet edilmeli. Türkiye teröre yenilmedi. Türk Silahlı Kuvvetleri, Türk Jandarma Teşkilatı, Türk Polis Teşkilatı, Milli İstihbarat Teşkilatı, kahraman güvenlik güçlerimiz terör örgütünü iki defa yendiler, ezdiler ve şimdi onların kanları pahasına, terleri pahasına kazanmış oldukları büyük zafer siyasi masalarda heba edilmemeli. Ne mutlu Türk'üm diyene!’’

Açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını tek tek yanıtlayan Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ, milletvekili yemini, yasa metnindeki hukuki koruma zırhı ve Türkiye’nin geleceği üzerine dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Basın mensubunun milletvekillerinin ettikleri yeminle bu yasaya verecekleri oy arasındaki çelişkiye dair sorduğu soruya Özdağ şu yanıtı verdi:

‘’Bugünkü Meclis'te görev verilmiş olan milletvekillerinin yemini belli. Bu yaptıkları o yeminle bağdaşıyor mu? Onun da devamı olarak bu yasaya oy vereceklerin meşruiyeti var mı, yoksa meşruiyeti de kayboluyor mu?’’

Prof. Dr. Ümit Özdağ: ‘’Bir milletvekili bu yasaya ‘hayır’ diyeceğini açıklarken bunun gerekçesini milletvekili yeminine dayandırdı. Çok haklıdır. Bu yemini eden milletvekillerinin bu yasaya ‘evet’ deme lüksü yoktur. Ayrıca şunun da altını çizelim. Bu yasaya ‘evet’ diyenler, destekleyenler, oluşması için çalışanlara hukuki bir koruma getiriliyor. Neden? Yaptığınız işin doğru olduğundan emin değil misiniz? Neden hukuki bir korumaya ihtiyaç duyuyorsunuz? Hani büyük bir iş yapıp terörü sona erdiriyordunuz, onu söylüyorsunuz. Peki neden kendinizi hukuki koruma altına almak istiyorsunuz? Doğru iş yaptığından emin olanlar, millete karşı vicdanı rahat olanlar yasa maddelerinin arkasına sığınarak koruma alamazlar.’’

Toplantının son bölümünde Son Mühür Ankara Temsilcisi Dilek Ataseven Yüzer'in yönelttiği Türkiye'nin geleceği ve Birinci Meclis'in önünde verilen mesajın özetine ilişkin soruya yanıt veren Özdağ, tüm vatandaşlara çağrıda bulundu:

‘’Bu kadar önemli bir günde siz Türkiye için nasıl bir yol önerirsiniz? Ayrıca 1. Meclis'te bugün verdiğiniz mesajı tek cümle ile Türkiye'ye bırakmanızı istesek bu cümle nasıl olurdu?’’

Prof. Dr. Ümit Özdağ: ‘’Zafer Partisi olarak biz Türkiye'nin milli, üniter, laik cumhuriyeti olarak İstiklal Harbi felsefesi üzerinde 21. yüzyılda yoluna devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz ve bu inanca sahip olan herkesi, daha önce hangi siyasi partiye oy vermiş olursa olsun, Zafer Partisi saflarında milli üniter Türkiye Cumhuriyeti’ni savunmaya davet ediyoruz.’’

Muhabir: Beste Temel