Son Mühür- Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin haftalık TBMM Grup Toplantısında iç ve dış politikaya dair hayati değerlendirmelerde bulundu. Deprem ve kentsel dönüşümden Orta Doğu'daki çatışmalara, terörsüz Türkiye hedefinden belediyelerdeki yolsuzluk iddialarına ve eğitime kadar pek çok başlığa değinen Bahçeli, Cumhur İttifakı kararlılığıyla tüm sorunların aşılacağını vurguladı.

Deprem tedbirleri ve kentsel dönüşüm seferberliği

Konuşmasına hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anarak başlayan MHP Lideri Devlet Bahçeli, afetlere karşı alınması gereken tedbirlere dikkat çekti:

"Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Bu vesileyle kazaları azaltacak tedbirlerin alınmasını, aynı zamanda kentsel dönüşüme yönelik başlatılan seferberliğin toparlanmasını ve güvenli yapıların inşa edilmesini istiyorum."

"Türkiye bir medeniyet mirasıdır"

Türkiye’nin köklü tarihi ve jeopolitik konumuna vurgu yapan Bahçeli, ülkenin küresel rolünü şu sözlerle ifade etti:

"Türkiye tarihi ve kültürel sermaye birikimi, jeopolitik konumu ve kudretini tanıdığı bir devlettir. Zira Türkiye sadece bir ülkenin adı değildir; mirasını barındıran toprakların adı ve dünyada buluşmaların adresidir. Türk-İslam vizyonu, küresel gelişmeler karşısında Türkiye’nin çıkış yolu olacak; aynı zamanda mazlum milletlerin hür ve olumlu bir şekilde yaşamasına ışık tutacaktır. Enerjisini müreffeh ve mutlu bir ülkenin inşasına yöneltmek, yeni bir medeniyetin oluşması için kaçınılmaz bir hedeftir. Politik merkezimiz Türkiye’dir. Hiç şüphe yoktur ki Türkiye Cumhuriyeti, engin tarihi tecrübeye evrensel kazanımları da eklemleyerek yeniden büyük bir medeniyet yaratma imkanına sahiptir."

"Terörsüz Türkiye" vurgusu ve İsrail'in kışkırtmaları

"Terörsüz Türkiye" hedefinin önemine değinen Bahçeli, bu adımların bölgesel güçleri endişelendirdiğini ve İsrail'in saldırgan politikalarına karşı sessiz kalmayacaklarını belirtti:

"Terörsüz Türkiye; birlik ve dirlik içinde yaşama iradesi, gönül ve kültür coğrafyamızla beraber yeni bir şuur demektir. 'Terörsüz Türkiye ve Bölge' girişimi Türkiye hasımlarını ve bölgede hakimiyet kurma peşinde olanları endişeye sürüklerken, ülkemizi zayıflatmaya yönelik çalışmalar da sürmektedir. Milletimizi ayrıştırmak, ekonomimizi istikrarsızlaştırmak ve sabote etmek isteyenler yine devrededir. Ancak Terörsüz Türkiye adımları ciddiyet ve samimiyetle atılmaya devam edecektir."

"Terörsüz Türkiye yolunda önemli adımların atıldığı bu süreçte İsrail’in kışkırtıcılık seviyesi artmaktadır. İsrail barbarlığını açıkça göstermektedir. MHP olarak bu saldırılara göz yumamayız, sessiz kalamayız, tahammül gösteremeyiz. Kutsal topraklarımız başka egemenlik sınırları içinde olsa da tarihin hafıza kayıtlarında zaferlerimiz saklıdır. Türk milletinin tarihinde ve kültüründe mahfuz olan bu topraklara yönelik saldırılara hiçbir şekilde duyarsız kalamayız."

Orta Doğu’da diplomatk çözüm ve Kızıldeniz çağrısı

Yemen’de tırmanan gerilime ve Suudi Arabistan ile dayanışmaya dikkat çeken MHP Lideri, İslam dünyasına birlik çağrısı yaptı:

"Yemen’de uzun süredir devam eden çatışmaların yeniden şiddetlenmesi, uluslararası ticaret ve bölgesel istikrar bakımından ciddi riskler barındırmaktadır. Orta Doğu’da yeni çatışma alanlarının açılması maruz görülemez. Hangi gerekçeyle gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin, sivilleri hedef alan saldırılar meşru tutulamaz. Türkiye, Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğüne yönelik duruşuyla bu müttefikimizle dayanışmasını sürdürecektir."

Taşıma organizatörlerine yeni cezalar: Yetki belgesiz faaliyete 20 bin TL’yi aşan yaptırım
Taşıma organizatörlerine yeni cezalar: Yetki belgesiz faaliyete 20 bin TL’yi aşan yaptırım
İçeriği Görüntüle

"Temennimiz, Husilerin saldırılarına derhal son vermesi ve Yemen’de kalıcı bir çözümün diplomasi yoluyla sağlanmasıdır. Akılselimden şaşılmamalı, daha fazla Müslüman kanı akmamalıdır. Tüm bölgemiz huzur ve güven ortamında yaşayabilmelidir. Müslüman toplumları birbirine düşürenlere karşı müşterek bir duruş sergilenmeli, İslam dünyası bir ve bütün olmalıdır."

Doğu Akdeniz, Yunanistan ve siyonist tehdit

İsrail’in Gazete ve Suriye’deki saldırganlığını eleştiren Bahçeli, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne de uyarılarda bulundu:

"Bölge ve insanlık için büyük tehdit, Siyonist ve soykırımcı İsrail’dir. Netanyahu’nun izlediği soykırım politikası Suriye topraklarının bütününde de yer yer sürmektedir. Asrımıza yakışmayan, insanlığın yüz karası manzaralar maalesef devam etmektedir."

"Diğer yandan Yunanistan yönetiminin kendisini daha güçlü ve güvende hissedeceğini zannederek İsrail ile iş birliğine gitmesi; Yunanistan, GKRY ve İsrail arasındaki deniz yetki alanları konularını yeniden gündeme taşımıştır. ABD’nin girişimleri ise meselenin uluslararası boyutunu ortaya koymaktadır. Yunanistan bölgemizde kalıcı huzur ve barış istiyorsa, bunun yolunun komşularıyla dostane ilişkilerden geçtiğini unutmamalıdır. Yunanistan, Kıbrıs’ın gerçeklerini ve egemenlik haklarını tanımadıkça kiminle ne anlaşma imzalarsa imzalasın kendisini güvende hissedemeyeceğini artık anlamalıdır. Şayet Yunan hükümeti bizden korunmak için silahlanıyorsa, Türk barışına sığınmasını kendilerine tavsiye ederiz. Atina’daki acemi siyasetçiler, İsrail’in satacağı silah ve mühimmattan daha güçlü olanın Türk barışı olduğunu artık idrak etmelidir."

"Belediyelerdeki yolsuzlukların üstü örtülemez"

İç siyasette yaşanan tartışmalara ve belediyelerdeki rüşvet/yolsuzluk iddialarına değinen Bahçeli, ahlaki standartlaşma çağrısı yaptı:

"Türkiye arınma ve aklanma dönemindedir. Devletin kamu menfaatlerini ve hukuksuzlukları açığa çıkarmak için attığı adımlar karşısında, bazı kesimlerin sosyal hareketlilik yaratma arzusu dikkat çekmektedir. Belediyelerde yaşanan ahlaksızlık ve yolsuzlukların siyaset adına üstünün örtülmesine, kamu malına zarar verenlere fırsat verilmesine müsaade edilmemelidir."

"Sermaye piyasalarında ve futbolda yaşanan gelişmeler her bakımdan araştırılmalı; hiçbir usulsüzlük cezasız kalmamalıdır. Küçük yatırımcıyı korumak için yasal süreçler başlatılmıştır, adaletin doğru ve hızlı tecelli etmesini bekliyoruz. Bu süreçte özellikle muhalefet çerçevesinde elma ile armut aynı terazide tartılmakta; kamu mallarına el uzatmış belediyelerdeki rüşvet ve yolsuzluk operasyonları suni gündemlerle perdelenmek istenmektedir. Muhalefet yönetimindeki belediyeler yolsuzluk ve fon krizlerini bir kaçış rampası olarak görmektedir."

"Bize göre sağlıklı sosyal düzenin temel unsuru ahlaki standartlaşmadır. MHP olarak ahlaki standartlaşmanın evvela siyasette olmasını öngörmekteyiz. Devletimizin ilgili kurumları çalanı, çırpanı kamuoyuna duyurmalı, milletimizi aydınlatmalıdır. Belediyelerdeki yolsuzlukların boyutu netleşmeli, toplumsal kafa karışıklığı önlenmelidir."

"Türkiye eski Türkiye değildir"

Toplumsal güveni sarsmaya çalışan girişimlere karşı kararlılık mesajı veren MHP Lideri konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Terörsüz Türkiye sürecinde odağı kaybettirecek sebeplere sürüklenilmemelidir. Siyasette ve medyadaki hedef saptırma girişimlerinin, kurumlara olan inancı zayıflatma çabalarının farkındayız. Kurumlara yönelik güvenin aşınması; Türkiye’nin demokratik, ekonomik ve güvenlik bağlarına ciddi riskler doğurabilecek büyük bir sorumsuzluktur. Türkiye’nin birliği ve düzeni her şeyin üstündedir."

"Türkiye eski Türkiye değildir. Sistemsel arızalarını gidermiş, milli birlik ve kardeşliğini tesis etmiştir. Kimseye oyun kurdurmayız. Milletimize yemin olsun ki milli birliğimizi kuvvetlendirecek, yeni Türk asrını inşa edeceğiz."

Eğitimde reform ve birlik mesajı

Avrupa’daki toplumsal olaylara değinerek Türkiye’nin eğitim vizyonuna vurgu yapan Bahçeli, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Fransa’da yaşanan öğrenci eylemleri Avrupa’nın içinde bulunduğu sıkıntıları göstermiştir. Benzer durumlar Türkiye’de yaşandığında ses çıkaran Avrupa liderleri, kendi ülkelerindeki olaylara sessiz kalmaktadır. Milli eğitime daha fazla kaynak ayırmamız gerekmektedir. Manevi ve kültürel değerlerimizi özümsemiş, sorumluluk duygusu ve toplumsal duyarlılığı yüksek, girişimci nesiller Türk asrının mimarı olacaktır."

"Eğitim sistemimiz yapılandırılmalı, eğitim teknolojileri ve insan gücü imkanları en üst standartlara yükseltilmelidir. Okul, aile ve öğretmen üçgeninde gerekli duyarlılık sağlanmalıdır. Milletimizin her sorunu bizim sorunumuzdur. Önümüzdeki dönemi vatandaşlarımızın beklentilerini karşılayacak bir yasama yılı olarak görüyoruz. Cumhur İttifakı birlikteliğiyle tüm sorunlarımızı aşacağız."

Kaynak: HABER MERKEZİ