Son Mühür/Hüseyin Demir Türk futbolunda yaşanan bahis, şike, istifa skandalı, ulusal ve uluslararası spor kamuoyunun gündeminde yer almaya devam ediyor. “Bahis Çukuru” kitabının yazarı gazeteci Ayhan Şensoy, sürece dair görüşlerini ve değerlendirmelerini Son Mühür’e aktardı. İtalya’daki “Temiz eller” operasyonunun Türkiye’de olması gerektiğini, son dönemlerde Türk futbolunun temizlenmesi için ciddi adımlar atıldığını belirtti.

“Ayhan Şensoy, Son Mühür’e konuştu”
Gazeteci yazar Şensoy, bahis bataklığının ülkenin geleceğini tehdit ettiğini, TFF’de göreve gelecek kişilerin siyasi ve kulüp referanslarıyla değil, liyakatli bir şekilde şeffaf ve dürüst olunması gerektiğini vurguladı. Bahis ve şikenin basketbolda olduğunu, yasa dışı bahis çetelerinin basketbol için manipülasyon alanı olduğunu belirten Şensoy, basketbol dosyasının kesinlikle açılacağını söyledi.

“Bu yapı kökünden kazınmalıdır”
Temiz bir futbol için operasyonların devamının olması gerektiğini, bu kirli yapının kökünden temizlenmesi gerektiğini belirten bahis Çukuru kitabının yazarı Ayhan Şensoy, “Soruşturma dosyasındaki skandal ses kayıtları, sızdırılan sınav soruları, liyakatin tamamen rafa kaldırılması ve dairesel para hareketleri, futbolun yönetim mekanizmalarının ne kadar büyük bir kuşatma altında olduğunun acı bir tescilidir. Sonuçta yargılama aşaması devam ediyor. Kimseyi suçlayamayız ama ortadaki iddialar da hiç hafife alınacak gibi değil. Sahadaki adaleti tesis etmekle görevli isimlerin mobbing, sahtecilik ve şüpheli ilişkiler sarmalında anılması, taraftarların futboluna olan inancını sıfırlamaktadır. Bu işin arkasında kim varsa, unvanı ne olursa olsun adalet önünde hesap vermelidir. Temiz bir futbol istiyorsak, bu operasyonlar asla burada kalmamalı, geride kalan tüm uzantılarıyla birlikte bu yapı kökünden kazınmalıdır” diye konuştu.
“Siyasi ve psikolojik bariyer oldu”
Son dönemlerde futbolun temizlenmesi için önemli adımlar atıldığını, sonuna kadar gidilmesi gereken operasyonlarda bazı endişelerin olduğunu söyleyen gazeteci Ayhan Şensoy, “İtalya’daki ‘Temiz Eller’ operasyonu, siyasetin, bürokrasinin ve mafyanın iç içe geçtiği devasa bir çarkı kırmıştı. Türkiye’de ise yıllardır bu çapta, köklü ve sonuna kadar giden bir operasyonun yapılmamıştı. Son 1 yıldır futbolun temizlenmesi için ciddi bir adım atıldı. Halen de devam ediyor. Eğer bardağı tam anlamıyla devirirsek ligler durur, uluslararası alanda itibarımız zedelenir, sponsorlar kaçar korkusu, yıllarca radikal adımların atılmasına karşı en büyük psikolojik ve siyasi bariyer oldu” şeklinde konuştu.
“Bataklık kurutulmazsa ülkenin geleceğini tehdit eder”
Bahis bataklığının ülkenin geleceğini tehdit ettiğini vurgulayan gazeteci Ayhan Şensoy, “Artık yasa dışı bahis, şike ve hakem çarkındaki kirlilik öyle bir boyuta ulaştı ki, yeraltı şebekeleri devletin ve ulusal güvenliğin doğrudan karşısına dikildi. Siyasi irade ve yargı kurumları, bu noktada ‘Temiz Eller’ benzeri tabir sürecin fitilini ateşlemek zorunda kaldı. Çünkü bu bataklık kurutulmazsa, ülkenin geleceğini tehdit eder hale geldi. Bugün ise gelinen nokta göstermektedir ki, kirlilik artık halının altına sığmayacak kadar büyümüştür. Ucunun nereye kadar uzandığını hep birlikte takip edip göreceğiz” şeklinde konuştu.

“Liyakat, şeffaflık ve dürüstlük”
TFF’de göreve gelecek kişilerin liyakat, şeffaflık ve dürüstlükle geleceğini belirten gazeteci yazar Ayhan Şensoy, ‘’ İtalya’daki ‘Temiz Eller’ operasyonu yolsuzluk ağlarını deşifre edip birçok ismi tasfiye etti ama sistem kendi içindeki yapısal reformlarla desteklenmediği için çürüme bir süre sonra farklı kılıklarla geri döndü. Türkiye’nin de aynı tuzağa düşmemesi için, adli operasyonların hemen ardından hayata geçirilmesi gereken köklü yapısal reformlara ihtiyacı var. TFF, MHK, Disiplin Kurulları vb. siyasetin, kulüp başkanlarının ya da belirli sermaye gruplarının baskısından tamamen arındırılmalıdır. Göreve gelecek isimler siyasi veya kulüpçü referanslarla değil, uluslararası standartlarda liyakat, şeffaflık ve dürüstlük kriterleriyle seçilmelidir” dedi.
“Şeffaf bir şekilde raporlanmalıdır”
Spor kulüplerinin uluslararası denetim firmaları tarafından denetlenmesi gerektiğini, şeffaf bir şekilde raporlama yapılması Ayhan Şensoy, “Kurulların kararları tamamen bağımsız, yargısal denetime tabi olmalıdır. Kulüpleri borç batağına sürükleyen, bütçeleri delik deşik eden yöneticiler sadece kulüpten ihraç edilmemeli; şahsi mal varlıklarıyla bu zararları tazmin etmek zorunda bırakılmalıdır. Kulüplerin gelir-gider dengesi, UEFA’nın finansal sürdürülebilirlik kriterlerinin de ötesinde, bağımsız uluslararası denetim firmaları tarafından her ay kamuoyuna şeffaf bir şekilde raporlanmalıdır. Kaynağı belirsiz paraların kulüp kasalarına girmesi imkânsız hale getirilmelidir” diye konuştu.
“Nakit akışları tamamen şeffaflaştırmalıdır”
Ayhan Şensoy, “Sporda şike, teşvik primi ve yasa dışı bahis ilişkileri adi suçlar kapsamından çıkarılarak, toplumsal düzeni boğan organize suçlar seviyesinde çok ağır, ertelenemez ve paraya çevrilemeyen hapis cezalarıyla cezalandırılmalıdır. Futbolcuları ve kulüpleri ipotek altına alan, kara para aklama süreçlerinin aracı haline gelen lisanssız ve kontrolsüz menajerlik sistemi sıkı bir denetime alınmalı; transferde dönen komisyonlar ve el altından yürütülen nakit akışları tamamen şeffaflaştırılmalıdır” ifadelerini kullandı.

“Basketbol mükemmel manipülasyon alanı”
Basketbolda mükemmel bir manipülasyon olduğunu belirten gazeteci Ayhan Şensoy, “Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamaları ve gazeteci Sinan Burhan’ın dikkat çektiği noktalar, yıllardır bas bas bağırdığımız o gerçeğin artık resmen tescillendiğini gösteriyor. Futbolda maçın sonucuna veya skoruna müdahale etmek belli bir maliyet ve risk gerektirirken, basketbolda iş çok daha incedir. Çeyrek skorları, alt-üst sayı limitleri, hatta maçın belirli dakikalarındaki farklar yasa dışı bahis çeteleri için mükemmel birer manipülasyon alanıdır” dedi.
“Basketbol dosyası kesinlikle açılacaktır”
Basketbol dosyasının kesinlikle açılacağını, bazı kitlelerin büyük hayal kırıklığı yaşayacağını söyleyen gazeteci Ayhan Şensoy, “Futboldaki devasa gelirler basketbol kulüplerinin çoğunda yoktur. Ekonomik olarak dar boğazda olan, maaşları ödenmekte zorlanan alt lig veya bazı süper lig takımlarındaki sporcular ve hakemler, organize suç şebekelerinin ve bahis baronlarının hedefi haline gelebilir. Bunun da önüne geçilmesi lazım. Basketbol dosyası kesinlikle açılacaktır ve sinyalleri alınmaktadır. Adalet Bakanlığı’nın ve başsavcılıkların kararlı duruşu, operasyonların diğer branşlara sıçrayacağının en büyük kanıtıdır. Canımız yanacak, belki bazı kitleler hayal kırıklığı yaşayacak ama bu ameliyat yapılmadan Türk sporu bu kanser hücrelerinden kurtulamayacaktır” diye sözlerini sonlandırdı.





