Eski sistemin getirdiği en büyük sorunlardan biri, İzmir genelindeki ortaklığın giderilmesi davalarında satışa çıkarılan mülklere dışarıdan herkesin teklif verebilmesiydi. Bu durum iyi niyetli aile bireylerinin mağdur olmasına yol açıyordu. Yeni kanun teklifi, birinci açık artırma sürecini tamamen "varislere özel" hale getiriyor. Mahkeme salonlarında yapılacak ilk ihalede artık üçüncü şahıslar boy gösteremeyecek; baba yadigarı malın satışı sadece hak sahibi kardeşler ve akrabalar arasında gerçekleşecek.

Aşama Aşama Satış Prosedürü
Taşınmazların paraya çevrilme süreci artık net bir hiyerarşiye tabi tutuluyor. İşlemler, mülk için bir bilirkişi tarafından resmi değer (muhammen bedel) belirlenmesiyle tetikleniyor. Diyelim ki söz konusu gayrimenkul 1 milyon lira değerinde. İzmirli varisler, bu rakamı ve yasal masrafları karşılayarak ilk turda mülkü aile içinde tutma şansına sahip oluyor. Ancak masada hiçbir mirasçının bu tutarı ödemek istememesi durumunda birinci artırma iptal ediliyor. Kanun, ancak bu iptal durumunda ihalenin ikinci aşamaya taşınmasına izin veriyor. İkinci açık artırma, herhangi bir kısıtlama olmaksızın tüm vatandaşların katılabileceği şeffaf bir platformda yapılıyor.
Tıkanan Davalara Teminat ve Ceza Çözümü Geliyor mu?
Adalet sisteminin sırtında büyük bir kambur olan keyfi itirazlara karşı çok sert ekonomik frenler devreye giriyor. Tasarı, miras işlemlerinde işleri kasten yokuşa süren kötü niyetli hissedarları hedef tahtasına oturtuyor. Mahkeme sürecini engellemeye dönük adımlar atan bir kişi, malın saptanan bedelinin yüzde 10'unu nakdi teminat olarak sisteme bloke ettirmek zorunda kalacak. Bu ciddi uygulamanın haricinde, kişinin yaptığı teklifin yüzde 5'i oranında ayrıca bir idari para cezası tahsil edilecek. İzmir mahkemelerinin üzerindeki ağır yükü hafifletmek ve davaları hızlandırmak için kurgulanan bu mekanizma, yasanın TBMM'den geçmesinin ardından Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla hayata geçecek.




