İran siyasetinin en kilit isimlerinden biri olan İstihbarat Bakanı İsmail Hatip’in hayatını kaybettiği bilgisi, bizzat Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan tarafından ilan edildi. Günlerdir uluslararası ajansların gündemini meşgul eden ve spekülasyonlara konu olan "suikast" iddiaları, Pezeşkiyan’ın yaptığı resmi açıklamayla netlik kazandı. Tahran yönetimi, bu kaybın arkasında ABD ve İsrail menşeli operasyonların olduğunu işaret ederek bölgedeki tansiyonu yeni bir boyuta taşıdı.
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'dan dijital platformda taziye ilanı
Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, suikast haberini doğrulamak için ABD merkezli sosyal medya platformu X (eski adıyla Twitter) üzerinden kapsamlı bir taziye mesajı paylaştı. ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırılar neticesinde yaşamını yitiren üst düzey İranlı yetkililer için yayımlanan bu mesaj, aynı zamanda devletin en mahrem kurumunun başındaki ismin kaybını tescilleyen resmi bir belge niteliği kazandı. Pezeşkiyan, paylaşımında saldırının gerçekleşme biçimine dair sert ifadeler kullanarak derin üzüntüsünü dile getirdi.
Üst düzey kayıplar: Larijani ve Nesirzade de hedefteydi
Yayımlanan taziye bildirisinde yalnızca İsmail Hatip değil, İran siyaseti ve ordusu için kritik önem taşıyan diğer isimlerin de akıbeti netleşti. Pezeşkiyan, mesajında; "İsmail Hatib, Ali Larijani ve Aziz Nesirzade’nin, aile fertlerinin ve onlarla birlikte görev yapan heyet üyelerinin haince bir suikast sonucunda katledilmesi bizleri derin bir yasa boğmuştur" ifadelerine yer verdi. Bu açıklama, saldırının geniş bir diplomatik ve askeri heyeti hedef aldığını ve sivil kayıpların da yaşandığını gözler önüne serdi.
Ne olmuştu?
Haberin yayılmasından önce küresel medya organlarında Bakan Hatip’in bir saldırıda öldürüldüğüne dair çok sayıda rapor yayınlanmış, ancak Tahran kanadından sessiz kalınmıştı. Pezeşkiyan’ın bu son hamlesiyle birlikte, günlerdir süren belirsizlik yerini resmi bir ilana bıraktı. İstihbarat Bakanı'nın suikasta kurban gittiğinin en yetkili ağızdan doğrulanması, İran’ın güvenlik bürokrasisinde nasıl bir yol haritası izleyeceği ve bu "alçakça" olarak nitelendirilen saldırıya nasıl bir askeri yanıt vereceği sorularını beraberinde getirdi.