Son Mühür/ Emine Kulak- YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, partisinin il binasında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

“Sorun yumağını çözecek tek irade Yeni Parti’dir”

Sorunları çözecek idaredenin YENİ Parti olduğunu söyleyen Güç, Bugün Türkiye'de sadece ekonomik kriz yaşamıyoruz. Türkiye bir yönetim krizi yaşıyor. İktidar her şeyi kontrol etmek istiyor. Ama hiçbir şeyin sorumluluğunu almak istemiyor. Ekonomiyi siz yönetiyorsunuz. Merkez Bankası politikalarını siz belirliyorsunuz. Bütçeyi siz hazırlıyorsunuz. Vergileri siz topluyorsunuz. Bakanlıkları siz yönetiyorsunuz. Kamu kurumlarını siz yönetiyorsunuz .Ülkenin bütün karar mekanizmaları sizin elinizde. Ama işler kötüye gidince suçlu arıyorsunuz. Sorumlu sizsiniz. AK Parti’nin tam kendisidir. Bu batmış ekonomik düzenin sorumlusu sizsiniz. Adalete yok olmuş güvenin sorumlusu sizsiniz. Emeklinin sefalet içinde yaşamasının sorumlusu sizsiniz. İşçinin aldığı maaşla borç içinde olmasının sorumlusu sizsiniz Sanayicinin yüksek faiz, yüksek maliyet ile batmasının sorumlusu sizsiniz. Gençlerin gelecek umudunu kaybetmesinin ve ülkeyi terk etmelerinin sorumlusu sizsiniz. Sizin yarattığınız bu devasa sorun yumağını çözecek tek irade de kadrolarının liyakatıyla Yeni Parti’dir” dedi.

“Birisi hesap vermek zorunda”

Ülkedeki ekonomik krize değinen Güç, “İktidar çıkıyor; ekonomi çok iyiye gidiyor diyebilecek kadar pervasızca açıklama yapıyor. Bu ülkede 9 yıldır ekonomik kriz var. Biz sanayiciyle konuşuyoruz, İhracatçıyla konuşuyoruz, Esnafla konuşuyoruz. Üretiyor ama ne finansmana erişemiyor ne de maliyeti kurtarabilecek satış yapabiliyor. İhracat yapıyor ama kur-maliyet dengesi nedeniyle rekabet etmekte zorlanıyor. Faiz yükü artıyor. Enerji maliyeti artıyor. İşçilik maliyeti artıyor. Hammadde maliyeti artıyor. Ama döviz kuru ile maliyetler arasındaki denge üreticinin aleyhine bozuluyor. Sonra siz çıkıp; “Ekonomiyi yönetiyoruz” diyorsunuz. Ekonomiyi yönetmek; şirketlerin kapısına kilit vurmasını seyretmek değildir. sanayiciyi üretimden vazgeçirmek değildir. gençleri işsiz bırakmak değildir. çalışan insanı yoksullaştırmak değildir.2026 yılı net asgari ücreti 28 bin 75 liradır. Bugün insanlar kira mı ödeyecek? Çocuğunu mu okutacak? Elektriğini mi yatıracak? Pazara mı gidecek? Bunun hesabını birisi vermek zorunda. Ve o birisi bu ülkeyi yöneten iktidardır. Yetki sizdeyse sorumluluk da sizdedir. Her yetkiyi kendinizde toplayıp her başarısızlığın sorumlusunu başka yerde arayamazsınız. Tek çözüm var erken seçimin bir an önce yapılmasıdır. Bu millet bıktı sizden” diye konuştu.

“Körfez siyasetin kavga alanı değil”

İzmir Körfezi’nde değinen Güç, “Aynı yönetim anlayışını İzmir'de de görüyoruz. İzmir Körfezi yıllardır konuşuluyor. Her kurum diğerini suçluyor. Bakanlık belediyeyi suçluyor. Belediye merkezi idarenin sorumluluklarını hatırlatıyor. Peki İzmirli ne istiyor? Temiz bir Körfez istiyor. Bu kadar. İzmirlinin kurumlar arasındaki yetki tartışmasını dinlemek gibi bir mecburiyeti yok. Büyükşehir Belediyesi üzerine düşeni yapacak. Bakanlık üzerine düşeni yapacak. Devletin ilgili kurumları üzerine düşeni yapacak. Kimsenin sorumluluktan kaçmasına izin vermeyeceğiz. Körfez siyasetin kavga alanı değil, İzmir'in ortak meselesidir. Bizim önerimiz açıktır: Büyükşehir Belediyesi yetki alanında olmayan Körfezin temizliğini Bakanlık İzmit körfezini nasıl temizlediyse öyle temizlesin. Bırakın siyasi demagojiyi siyaset sorumlu kişilerin işidir. Takvim ortaya koyun. Bütçe ortaya koyun. Sorumluluklar ortaya koyun. Ve İzmirlilerde AK Parti hükümetinden ödediği verginin karşılığını alsın” dedi.

“AK Parti Genel Sekreterine ve Bilal Bey’e söylüyorum gazetecileri tehdit etmeyi bırakın”

Geçtiğimiz günlerde İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi ile AK Parti İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan arasında geçen diyalog üzerinden İnan ve Bilal Saygılı’ya yüklenen Güç, “Çöp sorununda da aynı tabloyu görüyoruz. İzmir artık geçici çözümlerle yönetilemez hale getiriyorlar. Manisa’ya gitsin harmandalına vahşi depolama yapılsın, Bergama ve Ödemiş’e kapasitesinin üzerinde depolama yapılsın ki bizde eleştirelim. Halkın sağlığını düşünen yok. AK Parti Genel Sekreterine ve Bilal Bey’e söylüyorum gazetecileri tehdit etmeyi bırakın ve İzmir’in sorunlarıyla ilgilenin herkes işini yapsın. Siyasi demagojiyi bırakın. Milyonlarca insanın yaşadığı bir kentte katı atık politikası günlük kararlarla yürütülemez. Yeni tesisler yapılacaksa izinler hızla sonuçlandırılmalı. Yerel yönetim tarafından hazırlanan projelerine Merkezi hükümet de hızlıca çözüme kavuşturarak; mevzuattan doğan görevlerini yerine getirmelidir. Bir dosyayı yıllarca bekletip ardından; “Belediye neden çözmedi?” diye soramazsınız. Vatandaş artık kurumların birbirini suçlamasını değil, sonuç görmek istiyor” dedi.

TÜSİAD Başkanı Diren, EBSO Meclisi'nde konuştu: "İzmir ve Ege'de çok ciddi bir potansiyel var..."
TÜSİAD Başkanı Diren, EBSO Meclisi'nde konuştu: "İzmir ve Ege'de çok ciddi bir potansiyel var..."
İçeriği Görüntüle

"İZBAN'ın 2025 yılında sadece TCDD'ye 4 milyar liralık borcu vardı"

İzmir'in toplu ulaşım ağlarından biri olan İZBAN'ın sorunları hakkında konuşan Güç, "TCDD ile Büyükşehir Belediyesi'nin ortak olduğu bir sistemden söz ediyoruz. Ama vatandaş tren geciktiğinde kimin sorumlu olduğunu bilmiyor. Sinyalizasyon TCDD'de. Hat TCDD'de. İşletme karışıklık içerisinde, ortak bir yapıda batarak ilerliyor. İZBAN batıyor kardeşim. Beceriksiz bir merkezi hükümet "İZBAN batsın da biz de bunun faturasını İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne keseriz" diyor. Ama bu sıkıntıyı İzmir halkı çekiyor. İzmirlilerin aldığı hizmeti sizin çapsız siyaset anlayışınıza mahkûm etmeyeceğiz. Bir sorun yaşanıyor; kurumlar birbirini işaret ediyor. Olmaz. Vatandaş sabah işe giderken "Bu gecikmenin yüzde kaçı TCDD'nin, yüzde kaçı belediyenin?" diye hesap yapmak zorunda değil. TCDD'nin altyapı, hat kapasitesi ve sistemin işleyişi konusunda üzerine düşen sorumluluğu eksiksiz yerine getirmesi gerekiyor. İZBAN'ın 2025 yılında sadece TCDD'ye 4 milyar liralık borcu vardı. Enerji ve hat kullanım bedeli adı altında borç yükü bindirdiler, İZBAN'ı bilerek batırıyorlar. Kamu hizmeti yapan bir kuruma olmadık kamu borcu yüklerseniz batırırsınız. Dünyanın her yerinde demir yollarını devlet sübvanse eder. Siz bu maliyetleri karşılamak zorundasınız. Kendi yarattığınız ekonomik krizin faturasını İzmirlilere kesemezsiniz. Hat kullanım bedeli ve katener bedelini silmek zorundasınız" dedi.

Muhabir: Emine Kulak