Feyza Altun, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "Tüm Türkleri yarın İran Konsolosluğunun önüne saat 13:00'da bekliyor olacağız. Resmi bir izin yoktur. Kendisine sorun teşkil edeceğini düşünenler kendini tehlikeye atmasın" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, İran'daki protestoların 14. gününde gelirken Altun'un kökenleri merak konusu oldu.
Feyza Altun kimdir?
Feyza Altun, 1987 yılında İstanbul'un Üsküdar ilçesinde dünyaya geldi. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Altun, yüksek lisansını İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde "İnsan Hakları Hukuku" alanında tamamladı. Kendi hukuk bürosunda avukatlık yapan Altun, meslek hayatı boyunca özellikle kadın hakları ve çocuk istismarı davalarıyla kamuoyunun dikkatini çekti.
Feminist aktivist, filantrop ve yazar kimlikleriyle de bilinen Feyza Altun, 2015 yılında 7 aylık bebeğiyle bir duruşmaya katılarak büyük ses getirmişti. Altun, İngilizce, Fransızca ve Farsça dillerine hakimdir. Farsça bilmesi, İran kökenli olduğu yönündeki iddiaları güçlendirse de bu durum gerçeği yansıtmıyor.
Feyza Altun İranlı değil, Niğdeli
Sosyal medyada yoğun şekilde sorulan "Feyza Altun İranlı mı?" sorusunun yanıtı hayır. Avukat Feyza Altun, İranlı değildir. Kendisi İstanbul doğumlu olup babası aslen Niğdelidir. Farsça bilmesi, hukuk alanındaki uluslararası çalışmaları ve insan hakları konusundaki aktivist kimliğiyle açıklanabilir.
Altun, İran'daki protestolara destek vermesi nedeniyle son günlerde sıkça gündeme geliyor. İran Konsolosluğu önüne yaptığı çağrı, hem destekçileri hem de eleştirmenleri tarafından yakından takip ediliyor. Avukatın bu tavrı, İran'daki insan hakları ihlallerine karşı Türkiye'deki sivil toplumun sesini yükseltme çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Uyuşturucu operasyonuyla gündeme gelmişti
Feyza Altun, bir süre önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınmıştı. Bu olay, avukatın kamuoyundaki imajını sarsmış ve tartışmalara neden olmuştu. Ancak Altun, gözaltının ardından aktivist kimliğini sürdürmeye devam ediyor ve özellikle kadın hakları ile uluslararası insan hakları konularında sesini yükseltmeyi bırakmıyor.