Son Mühür- Fon soruşturmasının başlaması ile birlikte gündemden düşmeyen bu konu hakkında AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin geçtiğimiz günlerde çarpıcı bir açıklama yapmıştı. TBMM Genel Kurulu'nda gerçekleşen ve yankılarının hala sürdüğü o açıklamada Zengin, 300 bin civarında vatandaşın bu konudaki mağduriyetinin 1 milyon TL altında olduğundan bahsetmişti.
Zengin’den mağduriyetlerin giderilmesi çağrısı
Muhalefet tarafından oldukça tepkiyle karşılanan ve AK Parti grubunun üstünün kapattığı iddia edilen fon krizine ilişkin yaptığı açıklamada Zengin, mevcut problemin çözümüne ilişkin detayları paylaştı.
Vatandaşın mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini ancak bunu yaparken bütçeye yük getirilmemesinin altını çizen Zengin şu ifadeleri kullanmıştı:
"Burada iki önemli aşama var: Bunlardan bir tanesi mevcut problemin çözümüyle ilgili yöntemler. Ne yapacağız? Kamuoyuna da ifade edildi, tam sayı değil ama yaklaşık bir sayı olarak 300 bin civarında vatandaşımızın bu konudaki mağduriyeti 1 milyon TL'nin altında. Bir an evvel onların mağduriyetinin giderilmesi hedefleniyor.
Burada altını çizmemiz gereken şey, bu ödemeler yapılırken bütçeye asla yük gelmemeli, bu ödemeler bütçeden yapılmamalı, kimse bu parayı çalanlar, bu onlardan tahsil edilmeli... Bu parayı çalan insanlardan -ister Türkiye'de ister yurt dışına kaçırmış olsun, devletimiz güçlüdür, artık dünyada bu mekanizmalar son derece güçlü- tahsil ederek -ve elbette bu fonlar da sadece böyle içi boş değil aynı zamanda hâlâ değeri olan senetler, değerler de var, bunlardan da istifade ederek- bir an evvel insanlarımızın mağduriyetinin, özellikle küçük yatırımcının mağduriyetinin giderilmesi gerekiyor."

“Bu nasıl olmuş?” sorusunun yanıtı aranacak
Açıklamalarının devamında ise yaşanan olayın nasıl geliştiğine inilmesi gerektiğine ve Türkiye Büyük Millet Meclisi ve AK Parti Grubu olarak sonuna kadar takipçisi olacaklarına değinen Özlem Zengin sözlerini şöyle tamamlamıştı:
"Bir diğer önemli nokta da 'Bu nasıl olmuş?' meselesi çok önemli. Biz babaannemle bazen böyle cenaze evine giderdik, babaannem derdi 'Ölmüş ama söyleyelim bakalım nasıl ölmüş?' Olmuş ama nasıl olmuş, kim görevini yapmamış, kim görevini ihmal etmiş, Türkiye'ye, AK Parti'ye, bizim insanımıza, bu ülkenin tertemiz insanlarına bu yükü kim getirmiş, kim neyi, nerede yapmamış? Bunu öğrenecek olan da Devlet Denetleme Kuruludur.
Ve nihayetinde bu konuyla ilgili yanlış yapan, ister kasten ister ihmalle kim yanlış yapmışsa hukuk önünde hesap muhakkak vermelidir. Bu anlamda bizler hiçbirimiz siyaseten bunun bedelini asla ödemek istemiyoruz. Hukuk önünde yapılması gerekenin ne olduğunun da biz hepimiz sonuna kadar takipçisi olacağız Türkiye Büyük Millet Meclisi ve AK Parti Grubu olarak.
Bizim insanımız kıymetlidir, insanımızın bugüne kadar biriktirmiş olduğu az çok kendince o önemli olan varlıkları bizim için kıymetlidir. Hiç kimsenin de bunu suistimal etmesine müsaade etmeyeceğiz.Listenin tamamının açıklanmasını istiyorum. Hepsinin açıklanmasını istiyorum. Tamam, nasıl olursa bilmiyorum ama bu liste açıklansın, herkes bence huzura ulaşsın."
Sinan Burhan’dan açıklamaya destek
Bu çarpıcı konuşmanın ardından Gazeteci Sinan Burhan da konuya ilişkin bir paylaşım gerçekleştirdi. AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in, yaptığı bu konuşmayı doğru bulduğunu belirterek şeffaflığın hem soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi hem de kamuoyunun vicdanının rahatlaması açısından en doğru yol olduğunu belirterek şu ifadeleri paylaştı:
"AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in, fon olayıyla ilgili ismi geçen kişilerin tamamının açıklanması gerektiğine yönelik açıklamasını çok doğru ve yerinde buluyorum.
Çünkü muhalefet partilerinin her gün yeni bir açıklama yaparak konuyu gündemde tutması, kamuoyunda farklı algıların oluşmasına, gündemin gerilmesine ve siyasi tartışmaların büyümesine neden olabilir.
Bu nedenle meseleye ister siyasi pragmatizm açısından, ister hukuk ve kamu vicdanı açısından bakalım; ismi geçen kişilerin tamamının açıkça ortaya konulması büyük önem taşıyor.
Şeffaflık, hem soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi hem de kamuoyunun vicdanının rahatlaması açısından en doğru yoldur. Kim suçluysa hukuk önünde hesabını vermeli, suçsuz olanların da isimleri üzerindeki şaibe ortadan kaldırılmalıdır."




