Son Mühür/ Emine Kulak- İzmir Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk suçlamasıyla açılan kooperatif davasında, aralarında eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ile eski İZBETON AŞ Genel Müdürü Heval Savaş Kaya'nın da bulunduğu 65 sanığın yargılanmasına ilişkin davanın 6. duruşması Aliağa Şakran Cezaevin'deki duruşma salonunda başladı.
Beşinci duruşmada mahkeme heyeti ile avukatlar arasında gerilime neden olan bilirkişi krizinde yeni bir adım atıldı. Bilirkişileri Marmara Üniversitesi’nin belirleyeceği aktarıldı. Duruşmaya ailelerin yanı sıra sadece önceki dönem İzmir Milletvekili Musa Çam katıldı.
Mahkeme başkanı değişecek
Duruşma Heval Savaş Kaya’nın savunması ile başladı. Kaya savunmasının öncesinde mahkeme başkanının tayini sebebiyle başarılar diledi. Kaya, “Birkaç hatırlatmam olacak. Savcılık ilk günden beri birlikte hareket ederek nitelikli dolandırıcılık davası açtı. Aziz Bey döneminde 2011-2012 yıllarında başlayan kentsel dönüşüm faaliyeti ile ilgili suçlanmıştık. İzmir’in çeşitli bölgelerinde kentsel dönüşüm çalışmaları gariban insanların evlerinin yapılması için başladı. İnsanların tapuları alındı. Belli bir oran üzerinde kat karşılığı yapıldı. Çeşitli gerekçelerle müteahhitler ihalelere giremedi. Enflasyon, inşaat maliyetleri, krediye erişimin zorlanması gibi, mütahitlerin ihaleye girmesi zorlandı, süreç tıkandı. Daha sonra Aziz Bey’in yerine yerel seçimlerde Tunç Soyer geldi. Tunç Bey 20 bin kişinin etkileneceği süreci devraldı. Deprem, enflasyon ile işin içinden çıkılmaz hale geldi. Tunç Soyer çözüm arayışına girdi. İzbeton işleri kolaylaştırabilir diye ihaleyi aldı. Yaklaşık 50 tane firma ile görüştük. İZTO’dan bazı meclis üyeleri kooperatif modeliyle iş yapabiliriz dedi. Biz de düşündük, yapılabilir dedik.”
“FETÖ’cüler gibi suç uydurdular”
“İyi niyetle bu işleri yürütürken 2023 yılında bir anda mühürleme ile işler durdu. Bu duruşmalarda gördük ki süresi verilen işlerin,, inşaatların yürümesi diye bilfiil çalışmalar yapılmış. Daha sonra kurultay oldu. Hasbelkader Özgür Özel kazandı. Tunç Soyer yerel seçimlerde aday gösterilmedi. Özgür Özel’i destekleyen Cemil Tugay İzBB başkanlığına aday gösterildi. Süreç içerisinde Tunç Soyer’e, Cemil Tugay mesafe koydu. Cemil Tugay belli ki kompleks haline getirmiş. Belli ki aynı kompleksi bana da yaşamış. Cemil Tugay, başkanlık görevine geldiği zaman yemedi, içmedi ve İZBETON’a denetçi gönderdi. Aylarca hiçbir şey bulamadılar. En sonunda FETÖ’cüler gibi suç uydurdular.”
“Arzu Özçelik yalan söyledi”
“Bilirkişi raporunda hiçbir suç unsuru olmadığı görüldü. 2 gün önce bir dosyadan tahliye oldum. Eyvallah bunlardan da olacağım. Tugay göreve geldikten 3 ay sonra sözleşmeler feshedildi. Gerekçelerin yalan olduğu ortaya çıktı. Mülkiye müfettişinin raporun daha sonra çıktığı ortaya çıktı. Arzu Özçelik savunmalarındaki gerekçelerde yalan söyledi. Bakanlık talimatı olduğunu söylediler. Ama o da yok. Bakanlık talimatı veremez. Ona rağmen dediler. 13 ay önce Tunç Soyer döneminde gönderilen yazının olduğu ortaya çıktı. Mesele bağcıyı dövmek değil üzüm yemekmiş. Kim nerede ne kadar üzüm yiyor bilemiyorum. Bizim üzüm yemediğimiz ortada. Ortaya çıkanlarının hiçbirisiyle ilgimiz yok.”
“27 milyon zarar bulundu”
“Kooperatif ile tadilat sözleşmeleri yapıldı, yeni rakamlarla anlaşıldı. Kooperatifler ek sözleşmelerle zararın doğma ihtimalini ortadan kalktı. Dava aşamasındaki rapor 27 milyon zarar bulundu. Garibana, yoksula ödediğimiz kirayı zarar olarak okundu. Menfaat meselesi de ortada, sağlamadık. Kiralar da bir tartışma. İzBB Meclisi’nin kararı var. “
“Beraatimizi vermenizi istiyorum”
“Bizim yeni raporda muradımız ne? Yeni rapor zarar yok diyebilir, Kiralar sosyal yardımdır diyebilir. Bizim bu şartlarda herhangi tanığın, sanığın, mağdurun irade sakatlığına ilişkin ifadesi yok. Bizim kastımız kira ödensin diye mi? Bize bir zarar var deyip kira yardımı yüzünden mi? Davada kasıt yok, zarar olmadığı, menfaat olmadığı, kasıt olmadığından bilirkişi raporu olmaksızın beraatimizi vermenizi istiyorum. “”