Son Mühür/ Emine Kulak- İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Folkart iş birliğiyle hazırlanan “Nâzım Hikmet-Romantika: Bir Ömrün Seyrüseferi” sergisi, 3 Eylül Perşembe günü saat 19.30 itibarıyla Kültürpark Atlas Pavyonu Sanat Galerisi’nde düzenlenen törenle kapılarını açtı. Etkinliğe, Folkart Yapı’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Türk iş insanı Mesut Sancak, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, AK Parti İzmir Milletvekili ve Genel Sekreter Eyyüp Kadir İnan, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, YENİ Parti İzmir Milletvekili Ednan Arslan, Zafer Partisi İzmir İl Başkanı Sinan Bezircioğlu, İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener katıldı.

Zafer Partisi İzmir İl Başkanı Sinan Bezircioğlu, “ Biz Türk Milliyetçisi partisiyiz. Biz hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Yaşasın millet, yaşasın Nazım Hikmet” dedi.

Güç: Siyasi erklerin ortaya koyduğu lümpen söylemlerin sanata ve sanatçıya verdiği zararın farkındayız
Bir ömre sığdırdığı büyük yolculuğa İzmir’den tanıklık ediyoruz diyen YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, “ Bu toprakların yetiştirdiği en büyük şairlerden biri olan Nâzım Hikmet’in bir ömre sığdırdığı büyük yolculuğa İzmir’den tanıklık ediyoruz. Sanatı her zaman ön planda tutan, ülkemizin entelektüel ve sanatsal birikimine önemli katkılar sunan ve İzmir’de bu alanda güçlü bir farkındalık yaratan Sayın Mesut Sancak başta olmak üzere; Nâzım Hikmet’in derinliğini böylesine kapsamlı ve kıymetli bir çalışmayla ülkemizle buluşturan, serginin küratörlüğünü üstlenen Yüksek Mimar Melih Güneş’e, tasarımını gerçekleştiren Ömer Durmaz Hocamıza ve emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. “Romantika: Bir Ömrün Seyrüseferi” sergisinin İzmir’imize ve ülkemizin kültür-sanat yaşamına hayırlı olmasını diliyorum. Nâzım Hikmet’in; memleketine büyük bir tutkuyla bağlı, özgürlüğü, barışı ve insanı savunan güçlü bir Cumhuriyet aydını olması, memleketimiz için büyük bir şanstır. Siyasi erklerin zaman zaman ortaya koyduğu lümpen söylemlerin sanata ve sanatçıya verdiği zararın, ülkemiz açısından ne kadar tehlikeli olduğunun farkındayız. Bu nedenle Nâzım Hikmet’in eserlerinin ve hatırasının; özgürlüğün, Cumhuriyetin ve aydınlanmanın kenti İzmir’de böylesine kapsamlı bir sergiyle yaşatılmasını son derece kıymetli buluyorum. İzmir’in ilerici ve aydınlık anlayışının ülkemizin her köşesine yayılmasını diliyorum. Sözlerimi Nâzım’ın ile bitirmek istiyorum: “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine.”dedi.

Saygılı: Bir insanın duygusu, düşüncesi ve sözü kendi ömrünün sınırlarını aşar
Sanatın güçlü taraflarına dikkat çeken AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, “ Sanatın, edebiyatın ve kültürün insanları bir araya getiren; farklı zamanlar ve kuşaklar arasında bağ kuran çok kıymetli bir gücü var. Sanat, insanın hayatı anlamlandırma ve onu daha güzel yaşama gayretinin en kıymetli neticelerinden biridir. İnsan, yaşadığı zamana bir iz bırakmak ister. Bazen bir şiirle, bazen bir resimle, bazen bir ezgiyle kendinden sonrakilere seslenir. Sanatın en güçlü tarafı da burada başlar. Bir insanın duygusu, düşüncesi ve sözü kendi ömrünün sınırlarını aşar; başka zamanlara, başka insanlara ulaşır. Bu yönüyle sanat yalnızca sanatçının şahsi dünyasına ait değildir. Aynı zamanda bir toplumun hafızasını taşır. Bir milletin sevincini, hüznünü, arayışını, acısını ve umudunu gelecek nesillere aktarır. İşte bugün burada, edebiyatımızın önemli isimlerinden Nâzım Hikmet’in hayatına, eserlerine ve bıraktığı izlere yeniden bakma imkânı buluyoruz. Nâzım Hikmet, Türk şiirinde kendine mahsus bir ses kurmuş, Türkçenin ifade imkânlarını genişletmiş önemli bir şairdir. Şiirlerinde insana, memlekete, hasrete, sevdaya ve yaşama sevincine geniş bir yer açmıştır. Onun şiirleri, aradan geçen yıllara rağmen farklı kuşaklara ulaşmaya ve okuyucularında karşılık bulmaya devam etmektedir. Bu anlamlı serginin İzmir’de sanatseverlerle buluşmasına vesile olan başta Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Mesut Sancak olmak üzere, Folkart ailesine ve “Romantika / Bir Ömrün Seyrüseferi” sergisinin hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Ayrıca Cumartesi günü kapılarını açacak olan 95. İzmir Enternasyonal Fuarı’nın şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Tugay: Bugüne kadar açılmış en kapsamlı sergiyi hayata geçiriyoruz
Bugün açtığımız sergi de adeta İzmir’de açılan bir kapıdan şairin bütün ömrüne doğru çıkılan büyüleyici bir yolculuktur diyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, “Değerli konuklar ve sanatseverler, Edebiyatımızın, düşünce dünyamızın ve mücadelemizin ulu çınarı Nâzım Hikmet adına ülkemizde bugüne kadar açılmış en kapsamlı sergiyi hayata geçiriyoruz. Dünyanın dört yanında iz bırakan büyük şairimizi, “Romantika: Bir Ömrün Seyrüseferi” başlıklı bu benzersiz sergiyle, İzmir mavisiyle özgürlük mavisinin buluştuğu bu güzel kentte ağırlıyoruz. Büyük bir hikâyenin, yüz yıl sonra başladığı yere geri dönüşünün, bir "eve dönüş" hikâyesine tanık oluyoruz. Nâzım Hikmet’in yaşamına, sanatına ve günümüzdeki etkisine odaklanan bu devasa buluşma, adını şairin 1962 yılında tamamladığı ve Türkçe’de “Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim” adıyla yayımlanan otobiyografik romanının ilk adı olan “Romantika” dan alıyor. Bu romanın zaman örgüsü İzmir’de, bir kulübede başlamaktadır. Nâzım Hikmet, yaklaşık yüzyıl önce bizi bu topraklardan, İzmir günlerinden alıp koca bir ömrün seyrüseferine çıkarır. Bugün açtığımız sergi de adeta İzmir’de açılan bir kapıdan şairin bütün ömrüne doğru çıkılan büyüleyici bir yolculuktur. 1925’teki İzmir günleri, Güneşi İçenlerin Türküsü ve Kuvâyi Milliye ile kurulan o köklü bağ, İzmir’i bu serginin en temel anlatı eksenlerinden biri haline getirmektedir. 2 bin 125 metrekarelik bir alanda, fuaye dâhil 15 salona yayılan bu sergi; klasik bir biyografi anlayışının çok ötesine geçiyor. Rusya Devlet Edebiyat ve Sanat Arşivi’nden Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’na, Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi’nden Vera Tulyakova Hikmet’in arşivine ve koleksiyonerlere kadar pek çok ulusal ve uluslar arası kurumun katkısıyla hazırlandı. Abidin Dino’dan Avni Arbaş’a, şairin kendi yaptığı resimlerden elyazmalarına, kişisel eşyalarına kadar yüzlerce kıymetli belge ilk kez bu denli bütüncül bir katmanla sanatseverlerle buluşuyor. Şair “Çok yorgunum, beni bekleme kaptan” diyordu; ancak bizler, onun okurları olarak o “çınarlı, kubbeli, mavi liman”da şairi beklemeye ve mirasını yaşatmaya devam ediyoruz. Çünkü Nâzım’ın edebiyatı yüzyılları ve sınırları aşmış, Anadolu’dan dünyaya seslenen “Dörtnala gelip Uzak Asya’dan” süzülen evrensel bir çığlık olmuştur. Bu olağanüstü buluşmanın hayata geçirilmesinde büyük emek veren Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Mesut Sancak’a, serginin küratörlüğünü üstlenen Nâzım Hikmet Araştırmacısı M. Melih Güneş’e, sergi tasarımını gerçekleştiren Öğretim Görevlisi Ömer Durmaz’a, katkı sunan tüm kurumlara, akademisyenlere, sanatçılara ve emeği geçen çalışma arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle; “Sen memleketimsin” diyerek bu toprakların vicdanı olan Nâzım Hikmet’in hatırasını yaşatacak sergimize tüm halkımızı davet ediyor; 15 Ocak 2027 akşamına kadar açık kalacak bu buluşmanın tüm coğrafyalara ve yüreklere ulaşmasını diliyorum” dedi.

İnan: Cumhurbaşkanımız şiir okudu diye hapse atılmıştı
Birçok şair ve yazardan örnek vererek tarihten örnek veren AK Parti İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, “ Benim de lise yıllarım Nazım Hikmet’in şiirlerini okuyarak geçti. İnsan gençken o dizelerden sadece estetik zevk almıyor, çeşitli bakış açılarını da içselleştiriyor. Sabahattin Ali romanlar yazdığı için cinayete kurban gittiğinde, Cemal Şakir köşe yazıları yazığı için hapsedildiğinde, Can Yücel kelimelerinden dolayı yargılandığında bu memleket aynı acıyı çekti. Onların hepsi sanatı kelimelere, sanata geçirdiği için bedeller ödedi. Nazım Hikmet sırf şiir yazdığı için hapse atılmıştı. Bizim Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız da bir şiir okuduğu için hapse atılmıştı. Sanatın, kültürün bedel ödediğini en iyi bilen siyasi partinin mensuplarıyız. Bazı şairlere ideolojik bekçilik yapıldığında onlara gülüyoruz. Onun sadece belirli kesimin anlayabileceği. Kapitalistler neden Nazım Hikmet’i anıyor diye yazı yazmışlardı. Nazım Hikmet’in yayınlarını bugün Yapı Kredi yapıyor. Küresel müzik gruplarında yayınlanıyor. Kitabını holdinglerin bastığı, sergisini açmaya Folkartı’ın destek verdiği, bu şehre yatırım katan Folkart’a bu şekilde yaklaşmayı kınıyoruz. Önümüzdeki dönemde Atilla İlhan’ı da anacağımız bir müstesna sergi açılmasını istiyoruz. Kültür çalışması İzmir’e çok yakışacaktır” diye konuştu.




