Şehrin koşturmacası içinde hayat mücadelesi veren İzmirliler, bir de barınma endişesiyle boğuşuyor. Son dönemde birçok kiracı, ev sahibinin "Tadilat yapmam lazım, binayı yenileyeceğiz" veya "Oğlum evleniyor, eve o geçecek" şeklindeki talepleri yüzünden apar topar evini boşaltmak zorunda kalıyor. Alsancak'tan Karşıyaka'ya, Buca'dan Bornova'ya kadar taşınma telaşına düşen insanlar, bütçelerini altüst eden devasa emlakçı komisyonları ve taşıma ücretleriyle karşılaşıyor. Bir ailenin alıştığı mahalleden koparılması, o koca şehirde yeni bir düzen kurma çabası zaten yeterince yıpratıcıyken; boşalttıkları evin birkaç gün sonra boyanıp üç katı fiyata internete düşmesi, insanların içindeki adalet duygusunu derinden yaralıyor.

Kötü Niyetin Faturası Kesiliyor
Ancak İzmirli kiracılar yalnız değil. Kanunlarımız, bu tarz kötü niyetli tahliye senaryolarına karşı son derece katı sınırlar çiziyor. Bir ev sahibi, gayrimenkulünü "ihtiyaç" veya "esaslı onarım" sebebiyle boşalttırmışsa, o evin kapılarını üç yıl boyunca eski kiracısı dışında kimseye açamaz. Sırf piyasa şartlarında kirayı güncelleyemediği için hülle yoluyla kiracısını kapı dışarı edenler, yasanın bu keskin kılıcıyla er ya da geç tanışıyor.
Mahkeme Yolu Açık ve Net
Evden çıkarıldınız ve eski yuvanızın başkasına kiralandığını mı öğrendiniz? Hakkınızı aramaktan asla vazgeçmeyin. Doğrudan dava açarak, ev sahibinizden en az 1 yıllık kira bedeli kadar tazminat alabilirsiniz. Bu süreçte taşınma stresinden kaynaklı yaşadığınız maddi ve manevi yorgunluğun bir nebze olsun telafisi, bu tazminat davasından geçiyor. Uzmanlar uyarıyor: Haksızlığa sessiz kalmayın, süreci takip edin ve cebinizden haksız yere çıkan her kuruşun hesabını yargı önünde sorun.





