Kurumların kendi iç huzurlarını korumak adına aldıkları sert kararlar ile bireyin kişisel hayatının dokunulmazlığı arasındaki çatışma, yargının gündeminden düşmüyor. Son olarak karara bağlanan bir uyuşmazlık, işten çıkarma süreçlerindeki sınırları net bir şekilde çizdi.
Sokak Ortasındaki Gerilim Ofise Sıçradı
İzmir'de özel bir şirkette ter döken bir mühendis, akşam saatlerinde aynı kurumdan tanıdığı bir iş arkadaşıyla şahsi bir mesele yüzünden tartıştı. Olayın şirket sınırları dışında yaşanmasına rağmen, yönetim durumu öğrendiği an harekete geçti. Patron, "Bizim çalışanlarımız dışarıda da şirketimizi temsil eder, bu kavga güvenimizi yıktı" diyerek mühendise çıkışını verdi. Ege'nin incisinde bir hayat kurmaya çabalayan, faturalarıyla baş başa kalan bir adam için bu karar tam bir felaketti. İş mahkemesine gidip hakkını aramak istediğinde ise hakim, patronun güven argümanını haklı bularak davanın reddine karar verdi.

Üst Mahkemeden Hayati Uyarı: Şahsi Hayat Kutsaldır
Mücadeleyi bırakmayan mühendisin dosyası Bölge Adliye Mahkemesi'ne (BAM) gittiğinde adalet terazisi gerçek ağırlığını buldu. BAM, işverenlere adeta bir ders vererek, çalışanların fabrika dışındaki hayatlarına müdahale edemeyeceklerini hatırlattı. Eğer o gece yaşanan tartışma, ertesi gün şirkette üretimi baltalamıyor, ofiste büyük bir kavgaya dönüşmüyorsa, patronun bu duruma ceza kesme yetkisi yoktu. Zaten dava dosyasına bakıldığında, iki çalışanın ofislerinin ayrı olduğu ve yüz yüze bile gelmedikleri kabak gibi ortadaydı. Şirket, zarara uğradığına dair tek bir şahit bile gösterememişti.
İşçinin Emeği Bu Kadar Ucuz Değil
BAM'ın altını kalın çizgilerle çizdiği bir diğer mevzu, işten çıkarmanın ne kadar hoyratça yapıldığıydı. İnsanoğlu hata yapabilir, dışarıda sinirlerine hakim olamayabilir. Ancak bunun cezası, savunma hakkını bile tam kullandırmadan o kişiyi doğrudan kapının önüne koymak mıdır? Hukuk, işverene "Neden bu adamın birimini değiştirmedin? Neden kınama cezasıyla yetinmedin?" diye sordu. Fesih işleminin ancak ve ancak hiçbir çözüm kalmadığında uygulanacak son çare olduğu belirtildi. Tüm bu gerekçelerle, haksızlığa uğrayan mühendisin işine geri dönmesine karar verildi.




