Tasarruf finansman şirketlerinin serbest fonlar üzerinden elde ettiği milyarlık kâr çarkına kısıtlama getiren bu hamle sonrası, "faizsiz ev sistemi güvenilir mi", "yeni BDDK tasarruf finansman düzenlemesi ne getiriyor" ve "faizsiz araç şirketleri batar mı" sorguları internette en çok arananlar arasına girdi. İşte konuya dair tüm merak edilen o soruların ayrıntılı yanıtları...
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), son yıllarda vatandaşın yoğun ilgi gösterdiği tasarruf finansmanı sektöründe köklü bir değişime imza attı. Şirketlerin fon yönetim yapılarına sert bir fren yaptıran bu yeni karar, sektördeki devasa kârlılık oranlarının asıl kaynağını kesti. Faizsiz sistemle ev ya da araba almak isteyenlerin birikimlerini toplayan şirketler, 1 Ekim tarihi itibarıyla artık bu dev bütçeleri yüksek riskli serbest fonlarda kullanamayacak. Gözler şimdi, bu değişimin "faizsiz ev şirketleri", "faizsiz finansman kâr payı" ve "tasarruf şirketleri" gibi popüler aramaların odağındaki kurumların mali yapılarına nasıl yansıyacağına çevrildi.
YENİ BDDK DÜZENLEMESİ İLE TASARRUF FİNANSMAN ŞİRKETLERİNDE NELER DEĞİŞİYOR?
BDDK'nın aldığı yeni kararla birlikte tasarruf finansmanı sektörünün para yönetim şeklinde yeni bir dönem başlıyor. 1 Ekim'den itibaren şirketler, ellerindeki fon portföylerini diledikleri gibi riskli alanlara yatıramayacak. Mevzuat, bu şirketlerin ellerindeki kaynağı sadece risk derecesi 1 ve 2 olan para piyasası fonlarında değerlendirmesini zorunlu kılıyor. Böylece vatandaşın birikimi daha güvenli limanlarda tutulurken, şirketlerin riskli piyasalardan elde ettiği aşırı kâr dönemi de kapanıyor.
BORSADAKİ 42 MİLYAR LİRALIK DEV KAYNAK NEREYE GİDECEK, ŞİRKET KÂRLARI NASIL ETKİLENECEK?
Ekonomim'den Şebnem Turhan'ın özel haberine göre, bu radikal karar doğrudan büyük oyuncuların bilançolarını etkiliyor. Borsa İstanbul'da işlem gören tek tasarruf finansmanı şirketi olan Katılımevim'in serbest fonlarda tuttuğu yaklaşık 42 milyar liralık dev varlık için artık yeni bir rota çizilmesi gerekiyor. Şirket, yılın ilk altı ayında 23 milyar liraya yakın net kâr açıkladı. Ancak işin çarpıcı yanı, bu kârın yüzde 84'lük kısmının doğrudan söz konusu serbest yatırım fonlarından elde edilen getirilerden oluşmasıydı. Yeni kısıtlama ile birlikte, aslan payını oluşturan bu gelir kapısı daralacak ve şirketlerin bilanço dengeleri tamamen yeniden şekillenecek.
TASARRUF FİNANSMAN ŞİRKETLERİNİN BİLANÇOLARI NEDEN RİSKLİ GÖRÜLÜYOR, ANALİSTLER NE UYARISI YAPTI?
Sektörün devasa kâr rakamları aslında bazı riskleri de içinde barındırıyor. Açıklanan tablolara göre ilgili şirket ilk yarıda asıl işi olan tasarruf finansmanı gelirlerini yüzde 85 artırdı, fakat net kârını yüzde 700’ün üzerinde büyüterek 22 milyar 931 milyon liraya taşıdı. Bu yüksek sıçrama, operasyonel başarıdan çok sermaye piyasalarındaki işlemlerden kaynaklandı. 25 milyar 506 milyon liralık diğer faaliyet gelirlerinin tam yüzde 92,4’ü bu işlemlerden gelirken, gayrimenkul değer artışının payı sadece 732 milyon lirada kaldı.
Ahlatçı Yatırım analistleri, hazırladıkları raporda bu tabloya dikkat çekerek yatırımcıları uyardı. Rapora göre, devasa görünen kârın büyük bir bölümü henüz nakde dönüşmemiş değerleme farklarına dayanıyor. Fon içeriklerinin kamuoyuna tam olarak açıklanmaması şeffaflığı gölgelerken, 7 milyar lirayı aşan ertelenmiş vergi yükü, kazancın nakit karşılığının zayıf olduğunu kanıtlıyor. En dikkat çeken risk uyarısı ise alacaklar kısmında ortaya çıktı. Şirketin takipteki tasarruf finansmanı alacakları 71,8 milyon liradan 220,3 milyon liraya sıçrayarak üç katına çıktı. Bu durum, sistemin aktif kalitesindeki bozulmayı ve ileride yaşanabilecek tahsilat risklerini açıkça gözler önüne seriyor.




