Basın İlan Kurumu (BİK), yazılı basının dijitalleşme sürecini ve sektörün geleceğine yönelik sürdürülebilir modelleri farklı disiplinlerden akademisyenlerin katılımıyla düzenlenen çalıştayda ele aldı. BİK ve SETA Vakfı iş birliğiyle gerçekleştirilen “Yazılı Basının Dijital Dönüşümü: Adaptasyon, Entegrasyon ve Sürdürülebilir Model Önerileri Çalıştayı”nda, gazeteciliğin değişen yayıncılık koşullarına uyumu, dijital altyapıların kullanımı ve ekonomik sürdürülebilirlik konuları öne çıktı.
Çalıştayın açılış konuşmasını yapan BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay, medya dünyasının dijitalleşmeyle birlikte hızlı ve çok katmanlı bir dönüşümden geçtiğini belirtti. Gazeteciliğin artık matbu yayıncılığın sınırlarını aşarak hız, veri, etkileşim ve birden fazla platformda varlık gösterme ekseninde yeni bir döneme girdiğini ifade eden Çay, bu değişimin basın kuruluşlarının bütün işleyişini etkilediğine dikkat çekti.
Dijital dönüşüm yalnızca internet sitesi kurmak değil
Okurların habere ulaşma alışkanlıklarının değiştiğini ve dijital platformların haber tüketiminde giderek daha etkili hale geldiğini belirten Çay, uluslararası araştırmaların da bu değişimi ortaya koyduğunu söyledi. Çay, dünya genelinde sosyal medya ve video ağlarının çevrim içi habere erişimde ilk kez haber kuruluşlarının kendi internet siteleri ve uygulamalarının önüne geçtiğini, çevrim içi haber videosunu haftalık olarak tüketenlerin oranının ise yüzde 77’ye ulaştığını aktardı.
Haberlerin okurlara ulaştırılmasında arama motorları, algoritmalar, içerik akışları ve tavsiye sistemlerinin giderek daha belirleyici olduğunu kaydeden Çay, dijital yayıncılıkta görünürlüğün yalnızca haberin içeriğine veya yayımlandığı mecraya bağlı olmadığını dile getirdi.
Basın İlan Kurumunun görev alanında iki binin üzerinde süreli yayının bulunduğunu hatırlatan Çay, dijital dönüşümün sektörün geleceği açısından önemli bir başlık haline geldiğini belirterek şunları söyledi:
“Dijital dönüşüm, yalnızca bir internet sitesi kurmak ya da basılı sayfaları dijital ortama taşımaktan ibaret değildir. Asıl üzerinde durmamız gereken husus, gazeteciliğin köklü üretim, doğrulama ve dağıtım zincirini yeni şartlara nasıl uyarlayacağımız ve bu dönüşümü kurumsal yapıya nasıl entegre edeceğimizdir.
Dijital dönüşümü; üretim biçimlerinden iş akışlarına, insan kaynağından teknik altyapıya, okurla kurulan ilişkiden gelir modellerine kadar basının bütün yapısını etkileyen çok boyutlu bir süreç olarak değerlendiriyoruz.”
Haber içeriklerinin arama motorları, sosyal ağlar, video platformları ve çeşitli dijital arayüzler üzerinden dolaşıma girmesinin yayıncılara daha geniş kitlelere erişme olanağı sağladığını belirten Çay, bununla birlikte platformlara bağımlılık, dijital görünürlük ve okurlarla doğrudan ilişki kurma gibi yeni sorunların da ortaya çıktığını ifade etti.

Yapay zeka haberin okura ulaşma biçimini değiştiriyor
Dijital yayıncılıktaki dönüşümün yeni bir boyutunun da yapay zeka destekli bilgi erişimi olduğunu belirten Çay, kullanıcıların arama motorları üzerinden bağlantı aramak yerine doğrudan yapay zekâ sistemlerinden yanıt alma eğiliminin arttığına işaret etti.
Bu değişimin haber kuruluşlarının okurlara ulaşma yöntemlerini yeniden değerlendirmesini gerektirdiğini vurgulayan Çay, dijital mecralarda yer almanın tek başına yeterli olmadığını, gazeteciliğin üretim ve dağıtım mekanizmalarının yeni teknolojilere uyum sağlaması gerektiğini kaydetti.
Çay’ın değerlendirmelerine göre dönüşüm, yalnızca teknik altyapı yatırımlarıyla sınırlı kalmıyor. Haber üretim süreçlerinin düzenlenmesi, çalışanların yetkinliklerinin geliştirilmesi, okurla kurulan ilişkinin güçlendirilmesi ve gelir modellerinin yeniden ele alınması da bu sürecin parçaları arasında bulunuyor.
Akademik bilgi ile saha tecrübesi bir araya gelecek
Dijital dönüşümün ortaya çıkardığı ihtiyaçların yalnızca mevcut uygulamalar üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmayacağını belirten Çay, üniversitelerle iş birliğinin bu açıdan önem taşıdığını söyledi.
Basın İlan Kurumunun çeşitli üniversitelerle iş birliği protokolleri imzaladığını hatırlatan Çay, amaçlarının akademik bilgi ve birikimi sektöre aktarmak, sahada edinilen deneyimlerin ve karşılaşılan sorunların da akademik çalışmalara katkıda bulunmasını sağlamak olduğunu ifade etti.
Çalıştayın bu iş birliğini güçlendirmesini beklediklerini belirten Çay, akademisyenlerin bilgi ve birikimlerinden yararlanarak hem üniversitelere hem de basın sektörüne katkı sunacak sonuçlar elde etmeyi hedeflediklerini dile getirdi.
BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay, Basın İlan Kurumu ile SETA Vakfı iş birliğinde düzenlenen çalıştayın, yazılı basının dijital dönüşümüne yönelik uygulanabilir önerilerin geliştirilmesine katkı sağlayacağına inandığını belirtti.
Akademisyenler sürdürülebilir yayıncılık modellerini değerlendirdi
Çay’ın açılış konuşmasının ardından çalıştay oturumlarına geçildi. Prof. Dr. Faruk Taşçı’nın başkanlığında iki oturum halinde gerçekleştirilen programda akademisyenler, basın kuruluşlarının dijitalleşme sürecinde karşılaştıkları adaptasyon ve entegrasyon sorunlarını değerlendirdi.
Oturumlarda dijital dönüşümün kurumsal yapıya nasıl aktarılabileceği, teknolojik gelişmelerin gazetecilik süreçlerine nasıl uyarlanabileceği ve sektörün uzun vadede sürdürülebilirliğini sağlayacak modeller üzerinde duruldu.
Yapay zekâ teknolojilerinin temel gazetecilik ilkelerine uygun biçimde kullanılması ve bu sistemlerin mevcut yayın mekanizmalarına entegre edilmesi, tartışılan başlıklar arasında yer aldı. Dijital süreçlerin izlenmesi için dinamik bir ölçüm modeli geliştirilmesinin gerekliliği de vurgulandı.
Dezenformasyonla mücadelede teyit mekanizmalarıyla iş birliğinin artırılması, gazetecilik alanında bağımsız bir mesleki yeterlilik yapısının oluşturulması ve iletişim fakültelerinin müfredatlarının sektörün değişen ihtiyaçlarıyla uyumlu hale getirilmesi de oturumlarda gündeme geldi.
Yerel medyanın güçlendirilmesi amacıyla niş habercilik alanlarında bölgesel iş birlikleri oluşturulması da akademisyenlerin değerlendirdiği öneriler arasında bulundu. Bu kapsamda, yerel yayın kuruluşlarının ortak hareket etmesi ve belirli habercilik alanlarında uzmanlaşarak dijital ortamda daha güçlü bir konuma ulaşması üzerinde duruldu.

“Basılı gazeteciliğin varlığını sürdürmesi bir güvenlik meselesidir”
Çalıştayda dile getirilen görüşleri değerlendiren BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay, dijital platformların medya üzerindeki etkisi artarken basılı yayıncılığın varlığını sürdürmesinin güvenlik ve çeşitlilik açısından önem taşıdığını ifade etti.
Yayıncılık sektörünün yaşatılması ve desteklenmesi gerektiğine dikkat çeken Çay, basın kuruluşlarının değerlendirilmesinde statik yöntemler yerine nitelikli haberciliği ve okur kitlesini öne çıkaran, teşvik odaklı, teknik ve dinamik sistemlerin geliştirilmesinin önemini vurguladı.
Sektör paydaşlarının ortak hareket etme kültürünü güçlendirmesi gerektiğini belirten Çay, akreditasyon süreçlerinin de sağlıklı bir veri tabanı üzerinden yürütülmesinin önemine değindi. Çay, çalıştaya katkı sağlayan akademisyenlere ve tüm katılımcılara teşekkür etti.
Sonuç bildirgesi hazırlanacak
Yazılı basının dijital dönüşümüne yönelik çözüm önerilerinin ele alındığı çalıştayın sonunda, akademisyenlerin sunacağı bildiriler ve değerlendirmeler doğrultusunda bir sonuç bildirgesi hazırlanması planlanıyor.
Basın sektörünün geleceğine ve sürdürülebilirliğine katkı sunması hedeflenen bildirgenin, Basın İlan Kurumunun resmî internet sitesi üzerinden kamuoyuyla paylaşılacağı bildirildi.





