Küresel piyasalarda yaşanan son gelişmeler, birikimini korumaya çalışan vatandaşların hop oturup hop kalkmasına neden oluyor. Bir yanda jeopolitik gerilimler, diğer yanda dev merkez bankalarının faiz politikaları piyasaların yönünü adeta yapboza çevirdi. Son günlerde ekranlardaki kırmızı oklar yatırımcının yüreğini ağzına getirse de, işin mutfağındaki uzmanlar bu dalgalanmaların altında yatan asıl nedenlerin çok daha farklı olduğunu belirtiyor. Peki, herkesin güvenli liman olarak sığındığı altında işler neden bir anda tersine döndü ve önümüzdeki günlerde bizi nasıl bir tablo bekliyor?
Düşüşün Arkasındaki Asıl Suçlu Petrol
Yastık altındaki altınına bakıp endişelenenler için son günlerdeki 200 liralık kayıp gerçekten can sıkıcı bir durum. İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, bu sert geri çekilmenin sıradan bir kâr satışı olmadığını söylüyor. Asıl mesele, petrol fiyatlarının 88 dolara dayanmasıyla alevlenen enerji maliyetleri ve uluslararası barış görüşmelerinden sızan karmaşık mesajlar. Yılbaşından bu yana enerji fiyatlarındaki yüzde 43'lük devasa artış, altının yaldızını geçici bir süreliğine gölgeleyen en büyük baskı unsuru olarak karşımıza çıkıyor.

Eylül Ayına ve O Tarihe Dikkat
Diyelim ki bir miktar altınınız var ve zararda olduğunuzu hissedip panikle satmayı düşünüyorsunuz; uzman ismin hayati öngörüleri tam da burada devreye giriyor. Şener'e göre bu karamsar tablo kesinlikle kalıcı değil. Petrol fiyatları yavaş yavaş aşağı süzülmeye başlar ve piyasaya olumlu haberler düşerse, gram altında kısa sürede 6 bin 750 liralı rakamları görmek işten bile değil. Asıl büyük fırtına ise eylül ayında kopacak. Amerika Merkez Bankası (FED) beklenen faiz indiriminin sinyalini verdiği an, ons altının 4 bin 500 dolara, gram altının ise 7 bin lira barajını aşmasına kesin gözüyle bakılıyor.
Dolar ve Petrolde Bizi Neler Bekliyor?
Çarşı pazardaki fiyat etiketlerini doğrudan etkileyen dolarda ise öyle ani ve korkutucu sıçramalar beklenmiyor. Merkez Bankası'nın yıl sonu dolar beklentisinin 51 lira seviyelerinde dolaştığını hatırlatan Şener, kurun enflasyona paralel, kontrollü bir şekilde yavaş yavaş artacağının altını çiziyor. Petrolde ise korkulan o 100-130 dolarlık kabus senaryoları şimdilik uzak bir ihtimal. Barış rüzgarları estiği sürece arz-talep dengesinde büyük bir kırılma yaşanması beklenmiyor.
NOT: Bu haberde yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi vermemektedir.




