Son Mühür- 28 Şubat'tan bu yana küresel ekonomi Hürmüz Boğazı merkezli enerji krizinin nasıl çözüleceği sorusuna cevap arıyor. TCMB'nin yıl sonu enflasyon hedefini iki puan arttırarak yüzde 28'e çıkartmasına neden olan sıcak gündem önümüzdeki hafta için de ekonominin yönünü belirleyecek en önemli adres olacak gibi duruyor.
İç ve dış piyasalarda bizi bu hafta neler bekliyor sorusuna cevap arayan eski TCMB Uzmanı Dr. Ayhan Bülent Toptaş, Hürmüz Boğazı, Fed tutanakları ve TCMB'nin Enflasyon Raporu sonrasındaki para politikası mesajlarıyla iç talep göstergelerinin takip edileceğine dikkat çekti.
Dr. Ayhan Bülent Toptaş'ın değerlendirmelerinden öne çıkan detaylar şöyle...

Hürmüz Boğazı'nda tansiyon düşer mi?
17 Ağustos 2026 haftasında küresel ekonomi ve finans piyasalarının gündeminde ABD-İran çatışması, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler ve bunun petrol fiyatları üzerindeki etkisi belirleyici olmaya devam edecek. Hafta içinde Hürmüz'deki tanker trafiğinin yine neredeyse durma noktasına gelmesi ve perşembe günü Birleşik Arap Emirlikleri’nin Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketine (ADNOC) ait iki tankerin saldırıya uğraması, enerji arzına ilişkin endişeleri yeniden artırdı.
Brent petrol haftayı 88,5 dolar civarında tamamlarken, Uluslararası Enerji Ajansı da savaş nedeniyle küresel petrol arzındaki açığın derinleştiğine dikkat çekti. Önümüzdeki hafta piyasalar açısından temel soru, diplomatik çözüm ihtimalinin yeniden güçlenip güçlenmeyeceği olacak. Yeni bir tırmanış petrol fiyatlarını daha da yukarı taşıyarak küresel enflasyon ve büyüme beklentilerini bozabilir.
Fed toplantı tutanakları...
Küresel piyasalarda ABD'de açıklanacak Fed toplantı tutanakları ve öncü PMI verileri öne çıkacak. Fed'in temmuz toplantısında faizleri değiştirmemesinin ardından yayımlanacak tutanaklar, üyelerin enflasyon ve istihdam görünümüne ilişkin görüş ayrılıklarını ortaya koyması bakımından önemli. ABD'de sanayi üretimi ve konut verileri de ekonominin dayanıklılığına ilişkin sinyaller verecek.
Avrupa'da ise Euro Bölgesi ve Almanya'nın öncü PMI göstergeleri, yüksek enerji maliyetlerinin sanayi faaliyetleri üzerindeki etkisini görmek açısından izlenecek. Çin'den gelecek sanayi ve perakende satış verileri de küresel talep açısından önem taşıyacak. Ayrıca, haftaya açıklanacak olan Euro Bölgesi haziran ayı nihai enflasyon verileri ile Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde'ın Dünya Ekonomik Forumu Uluslararası İş Konseyi toplantısında yapacağı konuşma da mercek altında olacak.
TCMB'de 10 Eylül öncesi...
TCMB'nin bir sonraki PPK toplantısı 10 Eylül'de yapılacak. Bu nedenle piyasalar, 13 Ağustos'taki Enflasyon Raporu sonrasında oluşan beklentileri fiyatlamaya devam edecek. Özellikle enerji fiyatlarındaki yükselişin dezenflasyon sürecini ne ölçüde zorlaştıracağı ve TCMB'nin bundan sonraki faiz politikasında ne kadar temkinli davranacağı izlenecek. Yıllık enflasyonun hâlâ yüzde 30'un üzerinde olması, petrol fiyatlarındaki yeni yükselişin Türkiye açısından önemini artırıyor.

Dezenflasyon politikasında taviz yok...
İçeride haftanın veri gündeminde Temmuz bütçe dengesi, konut fiyatları, tüketici güveni, reel kesim güveni ve kapasite kullanım oranı bulunuyor. Temmuz ayında tüketici güveninin 89,8'e yükselmesine karşın endeks hâlâ kötümserlik sınırı olan 100'ün altında.
Reel kesim güveni ise 101,2'ye gerilemiş durumda. Bu nedenle yeni veriler, dezenflasyon sürecinin hane halkı ve işletmeler üzerindeki etkisini değerlendirmek açısından önem taşıyacak. Ayrıca bütçe verileri, kamu maliyesinin para politikası üzerindeki tamamlayıcı rolü açısından izlenecek.
İzmir sanayisi yüksek maliyetle karşı karşıya...
İzmir açısından bu hafta sanayi ve dış ticaretin yanı sıra tüketici güveni ve yaz sezonunun kent ekonomisine katkısı öne çıkıyor. Yüksek enerji ve finansman maliyetleri özellikle enerji yoğun üretim yapan işletmelerin maliyetlerini artırırken, ihracatçı firmalar açısından Avrupa'daki talep koşulları ve döviz kurunun reel seyri önemini koruyor.
Buna karşılık yaz sezonunun devam etmesi hizmet sektöründeki canlılığı destekliyor. İzmir ekonomisi açısından önümüzdeki dönemde temel mesele, yüksek maliyet ortamında üretim ve istihdam kapasitesinin korunması ve yatırım iştahının yeniden güçlendirilmesi olacak.
İçeride ve dışarıda bakacağımız noktalar belli...
Özetleyecek olursak, 17 Ağustos haftasında küresel piyasaların yönünü Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, petrol fiyatları ve Fed tutanakları belirleyecek. Türkiye'de ise TCMB'nin yeni faiz kararı için yaklaşık bir aylık süre bulunurken, piyasalar Enflasyon Raporu sonrasındaki para politikası mesajlarını ve iç talep göstergelerini değerlendirecek. Jeopolitik riskin enerji maliyetleri üzerinden enflasyona yeniden baskı yaptığı bu dönemde, piyasalar açısından güven ve beklenti yönetimi her zamankinden daha önemli hale geliyor.




