Son Mühür- 30 Ekim 2020’de saat 14:51'de Ege Denizi merkezli meydana gelen 6.6 büyüklüğündeki deprem, İzmir tarihinin en karanlık günlerinden biri olarak hafızalara kazındı. Seferihisar açıkları merkezli gerçekleşen şiddetli sarsıntı; özellikle Bayraklı ve Bornova ilçelerinde binaların yıkılmasına, 117 vatandaşımızın hayatını kaybetmesine ve bini aşkın kişinin yaralanmasına yol açmıştı. Felaketin üzerinden tam 6 yıl geçmesine rağmen kentin yüreğine düşen kor tazeliğini koruyor.

DEVA Parti Lideri Babacan'da deprem anıtında!

Acının 6. yılında kaybedilen canları unutmamak ve unutturmamak, yaşanan felaketin hafızada yerini korumak ve afetlere karşı dirençli kentler oluşturmanın önemini hatırlatmak için İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği Başkanı Haydar Özkan, Dernek üyeleri, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, depremzedeler Bayraklı'da bulunan deprem anıtına karanfiller bıraktı.

"Takvimler ilerliyor ama acı, insanın içinde aynı yerde duruyor"

İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği (İZDEDA) Başkanı Haydar Özkan, deprem anıtında şu açıklamaları yaptı:

"Bugün 30 Ekim 2023 İzmir depreminin üçüncü yılında, saat 14.51’de, hayatını kaybeden 117 canımızı anmak için buradayız. Altı yıl önce bugün, birkaç saniye içinde hayatlarımız değişti. Evler yıkıldı, aileler parçalandı, anneler evlatsız, evlatlar annesiz ve babasız kaldı. Kimi sevdiklerine ulaşabilmek için enkaz başında saatlerce bekledi, kimi bir daha hiç kavuşamayacağı yakınlarının haberini bekledi.
O gün yalnızca binalar yıkılmadı. Hayaller, hatıralar, ailelerin gelecek planları da enkaz altında kaldı. Bugün burada bıraktığımız her karanfil, kaybettiğimiz bir canımızın hatırasıdır. Her birinin yarım kalan bir hikâyesi, geride bıraktığı bir ailesi, sevenleri ve özlemi var. Aradan üç yıl geçse de onların yokluğuna alışılmıyor. Takvimler ilerliyor ama acı, insanın içinde aynı yerde duruyor. Kaybettiğimiz canlarımızı rahmetle ve saygıyla anıyor, ailelerinin acısını yürekten paylaşıyoruz. Onları yalnızca bugün değil, her gün hatırlıyoruz. Ancak bugün bir başka acıyı da dile getirmek istiyoruz. Depremde evlerini kaybeden bazı vatandaşlarımız, yeniden yapılacak evlerine kavuşmayı beklerken hayatlarını kaybetti. Bir gün yuvalarına döneceklerini, yeniden mahallelerinde yaşayacaklarını umut ettiler. Fakat o günleri göremediler. Bugün onların da adını, hatırasını ve yarım kalan umutlarını unutmamalıyız. Üç yıldır mahallesine, evine, okuluna kavuşmayı bekleyen ailelerimiz var. Çocuklar büyüdü, hayatlar değişti. İnsanlar yalnızca evlerini değil; komşularını, sokaklarını, alıştıkları yaşamı kaybetti. Üstelik bu bekleyişin ekonomik yükü de her geçen gün ağırlaşıyor. Yükselen kiralar, yetersiz kalan kira yardımları ve geçim sıkıntısı depremzedelerimizi eziyor. İnsanlar bir yandan evlerine kavuşmayı beklerken diğer yandan hayatlarını sürdürebilmek için mücadele ediyor"

"Unutmadık. Unutmayacağız. Unutturmayacağız"


"Biz bugün yalnızca acılarımızı anlatmak için değil, bu acıların bir daha yaşanmaması ve geride kalanların daha fazla mağdur edilmemesi için de konuşuyoruz. Depremi engelleyemeyiz. Ancak bilimsel planlama, güvenli yapılaşma, etkin denetim ve hazırlıkla yıkımın felakete dönüşmesini önleyebiliriz. Marmara’dan Van’a, Elazığ’dan İzmir’e ve 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerine kadar yaşadığımız her felaket bize bunu gösterdi. İzmir’de hâlâ başlamayan inşaatlar, sözleşmelere rağmen ek ücret talepleri, yarım kalan projeler ve iskân sorunları var. Vatandaşlarımız haklarını ararken uzun sürecek hukuki mücadelelerin endişesini taşıyor. Bu nedenle depremzedelerin hukuki ve teknik destek alabileceği, ilgili kurumlara ulaşabileceği ve başvurularının sonuçlarını takip edebileceği bir Depremzede Hak Takip Masası kurulmasını talep ediyoruz. Konutların tamamlanması için de dört açık talebimiz var: Dünya Bankası kredisinde iki yıllık ödemesiz dönem sağlanmalı. Müteahhitlerin bu kredi modelinden uzaklaşmasını önlemek ve inşaatların aksamamasını sağlamak için hak ediş ödemeleri hızlandırılmalı. Günümüzün inşaat maliyetleri dikkate alınarak kredi miktarı artırılmalı. Belediyelerde ruhsat işlemleri hızlandırılmalı; deprem nedeniyle yeniden yapılacak konutlar sıradan projeler gibi değerlendirilmemeli, güvenlikten taviz vermeden öncelikli bir işleyiş oluşturulmalı. Bunlar ayrıcalık değil, üç yıldır bekleyen insanların hayatlarını yeniden kurabilmeleri için gerekli adımlardır. Buradan bütün yetkililere çağrımızdır: Kaybettiğimiz canları anmak kadar, geride kalanların sorunlarını çözmek de sorumluluğumuzdur. Depremzedeleri yalnızca yıl dönümlerinde hatırlamayın. Bekleyen konutları tamamlayın, ekonomik yüklerini hafifletin ve haklarını koruyacak mekanizmaları hayata geçirin. İZDEDA olarak 30 Ekim 2020’den bu yana bu mücadelenin içindeyiz. Bizim için bu mücadele bir siyasi mesele değil, insan hayatı ve hak mücadelesidir. Bugün burada kaybettiğimiz 117 canımızın hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz. Bir daha aynı acıları yaşamamak, kaybettiklerimizi unutmamak ve geride kalanları yalnız bırakmamak zorundayız. Unutursak kaybederiz; hazırlanırsak güçleniriz. Kaybettiğimiz canlarımızı rahmetle anıyor, ailelerine sabır diliyoruz. Unutmadık. Unutmayacağız. Unutturmayacağız."

Muhabir: Emine Kulak