Yeni Parti Dış Politika Koordinatörü Prof. Dr. İlhan Uzgel, TBMM Genel Kurulu'nda bu hafta görüşülmesi beklenen Mekke Anlaşması'na ilişkin partisinin tutumunu, Son Mühür Ankara Temsilcisi Dilek Ataseven Yüzer'e anlattı. Anlaşmaya en başından itibaren karşı çıktıklarını belirten Uzgel, Türkiye'nin güvenliğinin Suudi Arabistan ve Pakistan ile yapılacak bir ittifaka dayandırılmasının gerekçelerinin net olmadığını savundu. Anlaşmanın hem hazırlanış yöntemini hem de olası sonuçlarını eleştiren Uzgel, Türkiye'nin Ortadoğu'daki çatışmaların tarafı haline getirilmemesi gerektiğini söyledi.

"Anlaşmaya en başından itibaren karşı çıktık"

Mekke Anlaşması'nın Türkiye açısından olumlu ve olumsuz yönlerine ilişkin değerlendirmesi sorulan Uzgel, itirazlarının yalnızca anlaşmanın maddeleriyle sınırlı olmadığını ifade etti. Anlaşmanın hangi gerekçeyle ve neden bu dönemde yapıldığının açıklanması gerektiğini belirten Uzgel, Ortadoğu'da savaşların ve çatışmaların devam ettiği bir süreçte böyle bir ittifak kurulmasının Türkiye açısından soru işaretleri yarattığını söyledi.

Uzgel, Türkiye'nin güvenliğinin Suudi Arabistan ve Pakistan'a endekslenmesinin nedenlerine ilişkin net bir yanıt bulunmadığını belirterek şöyle konuştu:

"Ya şöyle biz buna en başından itibaren karşı çıktık. Çünkü burada bir netlik yok. Hem yöntem olarak yani yapılış şekli olarak hem de sonuçları açısından Türkiye'nin iyiliğine bir şey görmedik burada. Yani tek tek maddeler değil de bunun saikleri, motivasyonu, neden şimdi yapıldığı, neden Ortadoğu'da savaşlar varken çatışmalar varken böyle bir ittifak anlaşması yapıldı? Türkiye'nin güvenliğinin neden Suudi Arabistan ve Pakistan'a endekslendiğinin net bir cevabı yok."

"İttifak anlaşmaları çok ciddi anlaşmalardır"

Türkiye'nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile ikili ilişkilerini geliştirmesine ya da savunma sanayisi alanında işbirliği yapmasına karşı olmadıklarını belirten Uzgel, bu tür işbirlikleriyle askeri ittifak anlaşmalarının birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi. Savunma sanayisi ürünlerinin ihracatının ve ortak çalışmaların desteklenebileceğini ifade eden Uzgel, ittifak anlaşmalarının ise Türkiye'nin güvenlik politikaları açısından çok daha kapsamlı sorumluluklar doğurabileceğine dikkat çekti.

Anlaşmanın taraflara yüklediği sorumluluklara değinen Uzgel, "İttifak anlaşmaları çok ciddi anlaşmalardır. Yani sizin güvenliğinizi ilgilendirir ve mesela Suudi Arabistan ya da Pakistan'a yapılacak bir saldırıyı Türkiye'ye yapılacak sayıyorsunuz. Şimdi bu çok ağır bir sorumluluktur. Türkiye neden Pakistan ve Suudi Arabistan'a yapılacak bir saldırıya taraf olsun?" ifadelerini kullandı.

Yemen Savaşı üzerinden eleştirdi

Ortadoğu'daki çatışmaların Türkiye'nin dış politika ve güvenlik çıkarları açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Uzgel, Suudi Arabistan'ın bölgedeki çatışmaların içinde bulunduğunu belirtti. Böyle bir ülkeyle ittifak anlaşması yapılmasının Türkiye'yi mevcut savaşların parçası haline getirebileceğini savunan Uzgel, Yemen Savaşı üzerinden örnek verdi.

Türkiye'nin Yemen'deki çatışmalara taraf olmasının bölge ülkeleriyle ilişkilerine etkilerinin sorgulanması gerektiğini ifade eden Uzgel, "Yani Türkiye'nin güvenlik çıkarları açısından Yemen Savaşı'na taraf olmak, Husilerle ve dolayısıyla İran'la, Pakistan'la ve dolayısıyla Hindistan'la aramızı bozmanın anlamı neydi? Yani ne kazandık şimdiye kadar mesela? Dolayısıyla bunların hesabı yapılmadan haldır huldur Amerika'nın Ortadoğu planlarına angaje olduğumuzu gösteriyor bu. İşin aslı bu" diye konuştu.

"Bizi Ortadoğu işleri için kullanıyorlar"

Mekke Anlaşması'nın kamuoyu açısından taşıdığı öneme ilişkin soruyu da yanıtlayan Uzgel, Türkiye'nin Ortadoğu'daki gelişmeler karşısında nasıl bir politika izlemesi gerektiğine dikkat çekti. Türkiye'nin bölgedeki her çatışmaya ve soruna taraf olmasının doğru olmadığını savunan Uzgel, yakın ilişkilerin sürdürülmesiyle çatışmalara dahil olunmasının birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi.

Uzgel, Türkiye'nin ABD'nin Ortadoğu politikalarına dahil edildiğini öne sürerek, "Ya bizi Ortadoğu, Amerika bizi Ortadoğu işleri için kullanıyor. Esas derdimiz bu. Yani bizim Ortadoğu'daki her çatışmaya, her soruna taraf olmamız doğru değil. Yakın ilişkiler evet ama çatışmalara dahil olmaya hayır" dedi.

Yeni Parti'nin anlaşmaya ilişkin tutumunu değerlendirdi

Röportajda Uzgel'e, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in anlaşmaya ilişkin tutumu da soruldu. Yeni Parti'nin endişelerine rağmen anlaşmaya evet diyeceği yönündeki açıklamalar hatırlatılan Uzgel, Yeni Parti'nin kendi pozisyonunu daha önce kamuoyuyla paylaştığını belirtti.

İl başkanları toplantısında ve Meclis'teki grup konuşmasında anlaşmaya ilişkin görüşlerini ortaya koyduklarını söyleyen Uzgel, CHP'nin kararının kendi siyasi sorumluluğunda olduğunu ifade etti. Uzgel, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin kararları da kendilerini bağlar. O konuda bizim bir yorum yapmamıza gerek yok" diye konuştu.

Muhabir: Simge Akbulut Çiçek