AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Basmane Çukuru üzerinden YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç'e yanıt verdi. Güç'ü eleştiren Saygılı, 1997 yılında başlayan sürecin üzerinden 29 yıl geçtiğini hatırlatarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın çözüm önerisini savundu. Saygılı, Güç'e ocak ayında gündeme gelen niyet protokolü ve yetki talebine neden destek verdiğini sordu.

29 yıllık çıkmaz: 6 belediye başkanı değişti ama Basmane Çukuru çözülemedi

AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Basmane Çukuru tartışmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Geçmiş dönem belediye başkanlarının süreci çözüme kavuşturamadığını savunan Saygılı, Cemil Tugay'ın önerdiği formülün belediyenin haklarını koruduğunu ve belediyenin kasasından ödeme yapılmadan 33 bin metrekare net kullanım alanına sahip hizmet binası kazandırılmasını öngördüğünü belirtti.

Saygılı, meclise iki kez plan değişikliği geldiğini ve niyet protokolünün tüm meclis üyelerinin oy birliğiyle kabul edildiğini hatırlattı. Protokolde TMSF'ye ait kısmın satışının da açıkça yer aldığını ifade eden Saygılı, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç'e partisinin mecliste çoğunluğa sahip olduğu dönemde söz konusu protokole ve yetki talebine neden evet dediğini sordu.

Saygılı, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Yıllardır bu şehri engelleyen, doğru düzgün iş üretmeyen; belediyeyi adeta iş dağıtma, eş dost yerleştirme aracı olarak kullananlar, bugün kalkmış Basmane Çukuru üzerinden algı oluşturarak bu kente yaptıkları yanlışları örtmeye çalışıyorlar!

Sormak lazım:

1997 yılında yapılan anlaşmayla başlayan bu sürecin üzerinden tam 29 yıl geçti. Bu süre içerisinde, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cemil Tugay'a gelinceye kadar tam 6 belediye başkanı görev yaptı. Peki, bu başkanlar ne yaptı? Nasıl bir yol izledi ki bugün İzmirlinin hafızasına Basmane Çukuru diye bir sorun kazındı?

1997 yılında kat karşılığı yapılan anlaşma kapsamında Kahramanlar Otoparkı verilmiş, bunun yanında bugünkü değerle 10 milyon doların üzerinde nakit para alınarak bir anlaşmaya imza atılmıştı. Ancak yıllar içerisinde davalar, şirketin iflas süreçleri ve hukuki ihtilaflarla devam eden bu süreç, şehrin tam kalbinde devasa bir çukurun ortaya çıkmasına neden oldu.

Şehrin merkezindeki bu sorunu çözmek amacıyla görev yapan belediye başkanları dönem dönem farklı anlaşmalar yaptı, farklı formüller ortaya koydu. Ancak sorun bir türlü çözülemedi.

Bugün toplam inşaat alanı 104 bin metrekare olan bu arazide belediyenin inşaat hakkı 33 bin metrekare. Şimdi sormak gerekiyor: Bir taraftan para alacaksınız, diğer taraftan otopark yaptıracaksınız, üzerine defalarca plan yapacak, sayısız anlaşmaya imza atacaksınız; bütün bunlar sorun olmayacak da 29 yıllık sürecin sonunda bu sorunu çözmeye yönelik bir formül ortaya konulduğunda mı sorun çıkacak?

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cemil Tugay, belediyenin tüm haklarını koruyan, geçmişten kaynaklanabilecek hukuki sorunları ve tazminat risklerini ortadan kaldırmayı hedefleyen, üstelik belediyenin kasasından tek kuruş çıkmadan 33 bin metrekare net kullanım alanına sahip bir belediye hizmet binası kazandırılmasını öngören bir formül ortaya koydu.

Üstelik bu dönemde meclise iki kez plan değişikliği geldi. Bugün ortalığı karıştırmak için gündeme getirdiğiniz bu protokol, o dönem muhalefette bulunan AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın 'Sorun çözülsün, İzmir bir değer kazansın' anlayışıyla hareket etmesi sayesinde tüm meclis üyelerinin oy birliğiyle kabul edilmedi mi?

Çağatay Güç'e sormak lazım:

Şehirden ve İzmir'in gerçek sorunlarından bu kadar uzak olduğunuz için mi bugün bunları konuşuyorsunuz? Kendi partinizin mecliste çoğunluğa sahip olduğu, en büyük grubu oluşturduğu bir dönemde, daha ocak ayında gündeme gelen niyet protokolüne ve yetki talebine neden evet dediniz?

Kaldı ki söz konusu niyet protokolünde, TMSF'ye ait kısmın satılacağı da açıkça yazıyor.

İşte siz algıyla uğraşırken gerçekler bu kadar net!

Size tavsiyemiz, algı siyaseti yapmak yerine İzmir'in gerçeklerine odaklanmanızdır. Kentlilik bilinciyle hareket etmenizdir. Biz, muhalefette olduğumuz geçtiğimiz 2,5 yılda dahi İzmir için alınan kararların yüzde 96'sına evet diyerek bu şehrin menfaatlerini siyasi hesapların üzerinde tuttuğumuzu ortaya koyduk.

Sizden de aynı samimiyeti, aynı İzmir hassasiyetini bekliyoruz.

Eğer süreçle ilgili eksik bilgileriniz varsa kendi meclis grubumuza talimat vereyim, arkadaşlarımız gelsin ve size süreci en başından itibaren anlatsın.

Nitekim biz, bilgi sahibi olmadan konuşmayız; İzmir'in meselelerini de algılarla değil, gerçeklerle değerlendiririz!"

Kaynak: Haber Merkezi