SON MÜHÜR/Cumhur Erkek-Adalet Bakanlığı'nın başvurusuyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 363. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, içtihat niteliğindeki değerlendirmeleriyle alt mahkemelerin eksik incelemeyle verdiği kararları bozdu. İşte Resmî Gazete'de yayımlanan kararların tüm detayları:

1. TAHLİYE DAVALARINDA 'ÜSTÜN VASIF' KURALI

Tahliye davalarında taşınmazın tapudaki adı değil, fiili kullanım amacı ve üstün niteliği belirleyici olacak. Marmaris’te tapuda 'tarla' yazan ancak kira sözleşmesinde otopark ve yediemin deposu olarak kiralandığı belirtilen taşınmaz için açılan ihtiyaç nedeniyle tahliye davasında yerel mahkeme istemi reddetmişti. Yargıtay, keşif yapılmadan karar verilmesini hukuka aykırı buldu. Taşınmazın 'çatılı' olup olmadığının keşifle tespit edilmesi gerektiğini belirten daire;, yapının üstün vasfına göre Türk Borçlar Kanunu’nun konut ve çatılı işyeri hükümlerinin mi yoksa genel hükümlerin mi uygulanacağının netleştirilmesi gerektiğine hükmetti.

2. YAZILI SÖZLEŞME YOKSA İSPAT YÜKÜ VE YEMİN DELİLİ

Yazılı sözleşmesi olmayan ev sahibi, kira ilişkisini tanıkla kanıtlayamazsa kiracıya yemin teklif etmek zorunda. Yatağan’da kiracının borcunu ödemediğini ve huzursuzluk çıkardığını ileri sürerek tahliye isteyen ev sahibi, yazılı sözleşme sunamadı. Yerel mahkemenin tanık beyanlarına dayanarak tahliye kararı vermesi Yargıtay’dan döndü. Yargıtay; kira ilişkisini, başlangıç tarihini ve bedelini ispat yükünün davacıda olduğunu hatırlattı. Yazılı belge ve tanıkla ispatın sağlanamadığı durumlarda mahkemenin davacıya 'yemin teklif etme hakkını' hatırlatması gerektiği vurgulandı.

3. SATILAN EVDE DEPOZİTOYU KİM İADE EDECEK?

Ev satılsa dahi depozitoyu teslim alan eski malik, parayı yeni malike devrettiğini ispatlayamazsa iadeden sorumlu kalmaya devam eder. Gaziantep’te yaşanan olayda, kiraladığı ev satılan bir kiracı, ödediği 300 dolarlık depozitoyu alamayınca eski ev sahibine icra takibi başlattı. Mahkeme, mülkiyet değiştiği için davanın muhatabının yeni malik olması gerektiği gerekçesiyle davayı reddetti. Yargıtay kararı bozarak noktayı koydu: Her ne kadar yeni malik sözleşmenin tarafı haline gelse de, depozitoyu bizzat alan eski malik bu parayı yeni malike devrettiğini ispatlayamazsa iade yükümlülüğü eski malikte kalır.

‘Aklını alırım’ dedi canını aldı:  İzmir’deki cinayette ‘Kolpaçino’ detayı!
‘Aklını alırım’ dedi canını aldı: İzmir’deki cinayette ‘Kolpaçino’ detayı!
İçeriği Görüntüle

4. YANLIŞ YAKIT HASARINDA ANA ŞİRKET SORUMLULUĞU

İstasyon çalışanının yanlış yakıt koyması sonucu araçta oluşan dev hasardan sadece bayi değil, ana akaryakıt dağıtım şirketi de sorumlu. Bir tüketicinin aracına bayide yanlış yakıt konulması üzerine 59 bin aşan onarım masrafı doğdu. Tüketici Hakem Heyeti tüketiciyi haklı bulurken, şirket konuyu yargıya taşıdı. Yargıtay, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında "sağlayıcı" tanımına dikkat çekti. Dağıtıcı şirketin, istasyonu kendi bayisi olarak tanıttığını belirten Daire, sunulan hizmetin ayıplı olduğunu ve meydana gelen zarardan ana akaryakıt şirketinin de doğrudan sorumlu tutulması gerektiğini kararlaştırdı.

KANUN YARARINA BOZMA NE ANLAMA GELİYOR?

Resmî Gazete’de yayımlanan bu kararlar, kesinleşmiş davaların mevcut tarafları arasındaki sonucu doğrudan değiştirmese de hukuka aykırı kararların önüne geçilmesi ve gelecekteki benzer uyuşmazlıklarda alt mahkemelere yol gösterici bağlayıcı içtihatlar oluşturulması açısından büyük önem taşıyor.

Muhabir: Cumhur Erkek