Son Mühür / Yiğit Uzun – Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanı Abdullah Yaman, hakkında “FETÖ gölgesi” ve “dosya manipülasyonu” iddiaları içeren Yeni Şafak haberine sosyal medya üzerinden sert sözlerle yanıt verdi. Yaman, gazeteyi “Yeni Şafak çetesi” olarak nitelendirdi ve “Haram yoldan birilerinin malına çökmelerine izin vermediğimiz için iftiralarla saldırıyorlar” dedi.

“İftira üzerinden itibar suikastı yapılıyor”

Facebook hesabından uzun bir açıklama yayınlayan Yaman, haberdeki iddiaların tamamını reddederek, 1987 yılında başladığı hakimlik kariyerinde hiçbir gücün arkasına sığınmadan yalnızca hukuk ve adalet çerçevesinde görev yaptığını belirtti. Yaman, “Kirlenmenin doruğa çıktığı bir dönemde hiç olmazsa kapımın önünü temiz tutmaya, adalete güveni korumaya çalıştım. Dürüstlük bizim işimizin farzı. Bunun için kimseden aferin beklemedim” ifadelerini kullandı.

Yaman, kendisine ve ailesine yönelik saldırıların sistemli bir itibarsızlaştırma kampanyası olduğunu savunarak şunları söyledi:

“Her biri ayrı bir iftiraya denk gelen ailecek infaz edilmenin bir sınırı olmalı. Hayatımız bu neviden alçak, şerefsiz müfterilerle mücadeleyle geçti. Allah’ın izniyle hepsinin üstesinden geldik.”

“Yeni Şafak çetesi” ifadesi: “Devletin itibarına saldırıdır”

Yaman, iddiaların ardında “menfaat hesapları” bulunduğunu öne sürerek, “Yıllardır dindar görünüp üç kuruşluk çıkar için yapmadıkları alçaklık kalmayan bu çete, şimdi itibar cellatlığına soyunmuş durumda” dedi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanı Yaman, açıklamasında devlet kurumlarına da çağrı yaptı:

“İlgili kurumları göreve davet ediyorum. Tüm telefon HTS kayıtlarım, hesap hareketlerim, kamera görüntülerim incelensin. Bahsi geçen haberlerdeki tek bir iddia dahi doğruysa, kamuoyu önünde hesap vermeye hazırım.”

Yaman, aksi durumda bunun artık şahsi bir mesele olmaktan çıkacağını belirterek, “Bu çeteler devletin itibar alanına saldırıyor. Devlet itibarını yitirirse, geriye bu karanlık yapıların hâkimiyeti kalır” ifadelerini kullandı.

Açıklamasını, “Yarın hesap gününde görüşmek üzere, şimdilik şeytanınıza emanet olun” sözleriyle sonlandıran Abdullah Yaman, Yeni Şafak’ın iddialarını “yalan, iftira ve ahlaki çöküş ürünü” olarak nitelendirdi.

Yargıtay 11. Daire Başkanı Abdullah Yaman'ın Facebook gönderisinin tamamı:

YENİ ŞAFAK ÇETESİ

1987 yılında intisap ettiğim hakimlik mesleğimin son aşamasında hasbelkader Yargıtay 11. Hukuk Dairesi başkanlığına seçildim.

Mesleğimin başından beri herhangi bir güç odağına yaslanmadan tamamen hak ve adalet odaklı hareket ederek, kimsenin hakkını kimseye yedirmemek için azami gayret sarfettim.

Kirlenmenin doruk noktasına vardığı zamane ortamında memleketi kurtaramasam da hiç olmazsa kapımın önünü temiz tutarak bir nebze olsun adalete güvenin tesisine katkı sunmaya çalıştım.

Bunların hiçbiri meziyet değil elbette. Bir hakimin dürüstlükten dolayı paye kazanması kadar anormal birşey olamaz. Dürüstlük işimiz farz-ı ayını, olmazsa olmazımız olmalı, değil mi. Lakin memleket o kadar kirlendi ki sıradan meziyetler bile övgüyle karşılanır hale geldi. Yazık ki ne yazık.

Dolayısıyla kimseden “aferin alma” beklentisi içinde olmadık. Lakin iftira üzerinden bedel ödetmeye kalkışmanın da bir sınırı olmalı.

Her biri ayrı bir iftiraya tekabül eden ailecek infaz edilmenin bir haddi hududu olmalı, değil mi?…

Bilmezler ki hayatımız bu neviden alçak, şerefsiz, namussuz müfterilerle mücadele içinde geçti.

Allah’ın sonsuz rahmet ve kudretiyle hepsinin üstesinde geldik, elhamdülillah.

Başkanlığını yaptığım Daire nispeten büyük meblağlı ticari davalara bakmakla görevli. Bunun için kimi zamanlar haksız talep ve beklentilere maruz kalsak dahi elimizin tersiyle geri çevirmesini bildik.

Eğer geçmişinizde sizi bazılarının elinde rehin bırakacak süfli bir hayat bırakmadıysanız, duruş sergilemekte zorlanmıyorsunuz zaten.

Şimdilerde Yeni Şafak çetesinin beni karalamaya kalkışmasının yegane nedeni haksız taleplerine geçit vermememdir.

Haram yoldan birilerinin malına çökmelerine imkan ve fırsat vermediğimiz için iki gündür yalan dolan iftiralarla itibar cellatlığına soyununuyorlar.

Yıllardır dindar geçinip üç kuruşluk menfaat için yapmadıkları alçaklık bırakmayan bu çeteye karşı meşru çerçevede elimden geleni ardıma bırakmayacağım elbette.

Bu arada böylesi münafıkları halen Müslüman zannederek sosyal medyada beni FETÖ üzerinden linçlemeye kalkan zavallı muhafaza-kar trollere ne demeli bilemiyorum.

Allah’ın laneti cümlesinin üzerine olsun.

Bu memlekette FETÖ’den daha alçak birileri varsa şayet, dünyevi çıkarları için bu yaftayı sağa sola pervasızca sallayan namussuzlardır.

Eyy haramzade, münafık, esfeli safilin Yeni Şafak çetesi, bahsi geçen haber içeriğinden sadece birini doğrulayın istifa etmezsem şerefsizim.

Peki siz hayat süren leşler, yarın öbür tarafta ne hesap vereceğinizi bir an olsun düşündünüz mü acaba?

Bu soruyu yıllardır haram lokmayla şaftı kaymış yaratıklara sormanın bir anlamı olmadığını biliyorum.

Yarın hesap gününde görüşmek üzere şimdilik şeytanınıza emanet olun.

Konu bir boyutuyla devlet aygıtını ilgilendirdiğinden ilgili tüm kurumlarını göreve davet ediyorum. Soruşturma açıp geçmişe yönelik tüm telefon HTS kayıt ve hesap hareketlerimle yoldan geçerken tesadüfen yakalandığım işyeri kayıtları da dahil olmak üzere tüm kamera kayıt ve görüntüleri izlesinler.

Bu alçakların haber adı altında paylaştıkları şeylerden zerresi dahi doğruysa kamuoyu önünde hesap vermeye hazırım.

Peki aksi çıkarsa ne olacak. Bu din tüccarları, patronajın çıkarlarını temin için kaldıkları yerden tehdit şantaj ve itibar cellatlığına aynen devam edeceklerse şayet, mesele Abdullah Yaman’ın şahsi meselesi olmaktan çıkıp devletin itibar alanına tecavüze girer.

Devlet itibarının bittiği yerde böylesi çetelerin hakimiyeti başlar ki, herkesten Abdullah Yaman mukavemeti bekleyemezsin.

Muhabir: Yiğit Uzun