Soruşturmanın 5'inci dalga operasyonunda gözaltına alınan eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı Albay Ali Kahraman ve eşi Burçin Hızlı Kahraman, savcılık sorgularının ardından çıkarıldıkları Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kararla birlikte, dosyadaki kritik saat dilimleri, çelişkili kamera beyanları ve şüphelilerin savcılıktaki çarpıcı ifadeleri ortaya çıktı.
Tunceli’de kaybolduğu günden bu yana kamuoyunun takibinde olan Gülistan Doku soruşturmasında yargı süreci yeni bir boyuta taşındı. Emniyet ve jandarma birimlerince yürütülen kapsamlı incelemelerin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler Ali Kahraman ile eşi Burçin Hızlı Kahraman, savcılık ifadesinin ardından tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi. Mahkeme, şüphe boyutu ve dosyadaki mevcut delil durumunu göz önünde bulundurarak çiftin tutuklanmasına karar verdi.
Kararın ardından, soruşturma dosyasındaki karanlık noktaları aydınlatmaya yönelik savcılık sorgusunun ayrıntıları da netleşti.
Saniyelerle yarışan zamanlama ve kritik telefon trafiği
Soruşturma birimlerinin odağında, Gülistan Doku’nun son görüldüğü an ile şüphelilerin araç hareketleri arasındaki birkaç dakikalık çakışma yer aldı.
Dosyadaki tespitlere göre; Gülistan Doku en son saat 12.25’te Sarısaltuk Köprüsü üzerinde görüldü. Bu andan yalnızca 2 dakika sonra, saat 12.27’de Ali Kahraman ve eşinin kullandığı araç aynı köprüden geçti. Tam da bu dakikada Burçin Hızlı Kahraman’ın, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel’i aradığı kayıtlara yansıdı.
Savcılığın bu kritik tesadüfe ilişkin soruları üzerine şüpheliler, Gülistan Doku’yu kesinlikle görmediklerini ve araçlarına almadıklarını öne sürdü. Ali Kahraman, Tunceli’den ayrılmak üzere Pertek Vapur İskelesi’ne doğru seyrettiklerini belirterek, "Biz Gülistan Doku’yu arabamıza almadık. Böyle bir eyleme asla katılmayız" savunmasını yaptı.
Telefon trafiğine ilişkin soruları yanıtlayan Burçin Hızlı Kahraman ise aramanın misafirperverlik için teşekkür etmek ve kentten ayrıldıklarını haber vermek amacıyla yapıldığını iddia etti. Peş peşe gerçekleşen ve yaklaşık 12 dakika süren diğer görüşmeler için ise "kadın kadına yapılan basit ve normal bir sohbet" değerlendirmesinde bulundu. Çift, dosyadaki diğer isimlerle olan irtibatlarını ise "kötü bir tesadüf" olarak nitelendirdi.
Kamera sistemindeki çelişki: "Yanılmış olabilirim"
Sorgunun en dikkat çeken başlıklarından biri de güzergâhtaki güvenlik kameraları oldu.
Eski İl Jandarma Komutan Yardımcısı Ali Kahraman, ilk ifadesinde Tunceli-Elazığ hattında Elmalık Karakolu’na kadar 176 kameranın bulunduğunu, sistemin 24 saat aktif olduğunu ve hiçbir kör nokta barındırmadığını belirtti. Ancak Başsavcılık, Gülistan Doku’nun kaybolduğu Sarısaltuk Viyadüğü’nün 800 metre Tunceli, 500 metre Elazığ yönünde kamera kapsama alanı dışında kalan ölü noktalar olduğunu hatırlattı.
Bu tespit üzerine geri adım atan Kahraman, "Ben bütün kameraların ölü bölge olmayacak şekilde olduğunu söyledim ama o bölgede yanılmış olabilirim" yanıtını vererek söz konusu noktanın polis sorumluluk sahasında kaldığını dile getirdi.
Eski Vali Tuncay Sonel hakkında çarpıcı iddialar
Sorgu sırasında Ali Kahraman’a, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in Gülistan Doku’ya ait yeni SIM kartı bir başka isme göndererek "Sinyal tespiti yaptırmak istedim" şeklindeki savunması da soruldu.
Kahraman, bir valinin yerel kolluk imkânlarıyla sinyal bilgilerine çok daha hızlı ulaşabileceğini vurgulayarak, "Tuncay Sonel'in savunmasını açıkçası ben de inandırıcı bulmuyorum" dedi. Kentte görev yaptığı dönemde güvenlik korucularından sorumlu üst düzey isimlerden biri olduğunu hatırlatan Kahraman, Sonel’in karakter olarak insanları manipüle etme yeteneğine sahip olduğunu iddia etti ancak kendisine herhangi bir kanun dışı talimat verilmediğini savundu.
Saatlerce kararan sinyaller ve "Şarjı bitti" savunması
Soruşturma dosyasında çiftin olay günü kullandığı cep telefonlarının uzun süre sinyal vermemesi de şüphe uyandıran başlıca unsurlar arasında yer aldı.
Records verilerine göre; Ali Kahraman’ın hattı 5 Ocak günü saat 13.15 ile 20.46 arasında tamamen sinyalsiz kaldı. Burçin Hızlı Kahraman’ın hatlarından biri ise akşam saatlerinden ertesi günün sabahına kadar hiçbir kayıt vermedi. Şüpheliler, bu kesintileri telefon şarjlarının bitmesiyle açıklayarak cihazları bilinçli olarak kapatmadıklarını öne sürdüler.
Öte yandan Burçin Hızlı Kahraman, adli sürecin başlamasının ardından Handan Sonel’in kendisine Instagram üzerinden ulaşarak annesini farklı bir numaradan aramasını istediğini, eşinin uyarılarına rağmen ortak tanıdıkların yönlendirmesiyle bu aramayı gerçekleştirdiğini de ifadesine ekledi.
Yargı makamları, kuvvetli suç şüphesi ve ifadelerdeki çelişkileri dikkate alarak her iki şüphelinin de tutuklanarak cezaevine gönderilmesine karar verdi. Soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor.



