Son Mühür - Ayşegül Koç / Avukat Gülay Oral, Son Mühür TV’de yayınlanan Sıcak Bakış programında Ayşegül Koç’un sorularını yanıtladı. Suçun tamamen önlenebilmesi için yasaların sonuçlarının toplumda güçlü bir şekilde yerleşmesi gerektiğini vurgulayan Oral; “Yasanın sonuçlarının beynimizde, ruhumuzda, vicdanımızda oturmuş olması lazım. Cezanın önleyici niteliği vardır. Bir daha yapmasını engelleyecek hale getirmek gerekiyor” dedi.
‘İletişimde Sevginin Gücü’ paneli
16 Şubat 2025 tarihinde gerçekleşecek ‘İletişimde Sevginin Gücü’ paneli hakkında bilgi veren Avukat Oral; “Sevgililer gününün özel anlamı içinde ‘İletişimde Sevginin Gücü’ başlığı altında şiddeti konuşacağımız ama tabii ki şiddetle ilgili sorularımıza cevap verip, çözüm getirmeye çalışacağımız. Panelimiz pazar günü Konak’ta bulunan Elhamra Sahnesi’nde saat 14:00’da başlayacak. Ücretsiz ve halka açık olan bu panelde çok önemli konuşmacılarımız olacak. İzleyicilerimizin ve çevresindekilerin katılmasında mutlaka ve mutlaka fayda göreceklerini düşünüyorum. İsteyenler sorularını da iletebilecekler. Vakti olan herkesi davet ediyorum. Konuşmaların arkasından da bir müzik dinletimiz var. Önce şiddetten sohbet edilecek ama gülümseyerek ayrılacakları bir panel düşünüyoruz. Çok güzel, zengin bir program olacak. Şiddeti sevgiye nasıl dönüştürebiliriz? Kaç kişiye anlatabilirsek o kadar önemli olacak” dedi.
“Kanunlar caydırıcı ama…”
“Ne yazık ki bazı haberlere alışıldı” diyen Oral; “Bazı haberlere alışıldı. Ben her zaman şunu söylüyorum; yasalar bizleri korumak üzere tabii ki düzenleniyor ve şartlara göre de zaman içinde değiştirilmesi gerekiyor. Annelerin, babaların, çocuklarını eğitirken, daha farklı şeyleri ön plana alması lazım. Sevgi temelli ilişki çok önemli. Birisini öldürmenin cezası çok ağır. Çünkü kasıtlı da öldürseniz kazayla da öldürseniz cezası var. Bu kanunumuzda da açıkça belirtilmiş. Demek ki bu kötü. Suç işleyen bu kişiler için ağır hapis cezaları yapıldığı zaman insanlar öldürmekten vazgeçebilir.
Gerçekten içinde, ruhunda bir canilik varsa vazgeçiremeyebilirsiniz. Vazgeçilebilmesi için yasanın sonuçlarının beynimizde, ruhumuzda, vicdanımızda oturmuş olması lazım. Kanunda caydırıcılık görünüyor ama orada takdir hakkı veriliyor. Bu suça bulaşan kişiler için ‘Cezanın ağırlaştırılmış halini alman gerekir’ denmesi lazım ki bazı şeyleri durdurabilelim. Ceza düşük oranda verilirse kişiler bu işi, bu suçu, bir daha bir daha işliyor ne yazık ki. Ağır cezalar tabii ki var. Cezanın ağırlaştırılmış hali tabii ki var. Cezaların üst sınırları da var alt sınırları da var. Şimdi bunu alta yakın verirseniz ya da ortada verirseniz insanlar memnuniyetle devam ediyor. Tutuklansa bile işte az yatıyor. Ağırlaştırıp onun korkmasını sağlayacak nitelikte olması lazım. Çünkü cezanın önleyici niteliği var. Bir daha yapmasını engelleyecek hale getirmek lazım” dedi.
Şiddetle mücadele…
Şiddete maruz kalan kadınların nereye başvurabileceği ile ilgili bilgiler de veren Oral; “Baroların bu konuda çok ciddi çalışmaları var. Ciddi koruma, önleme ve tabii ki yasal haklarını kullandırma konusunda her şehirdeki baroların gerçek anlamda ciddi güzel çabaları var. Valiliğe bağlı olarak kurumlar var buralara başvuru yapılabilir. Bu arada tabii ki jandarmaya, polise bulunduğu yer itibariyle savcılığa şikayet etme gibi bir yöntemle şikayete başladığı zaman bir şekilde yoluna giriyorsunuz. Bu arada evinde eğer şiddet görüyor, kaçmak istiyorsa zaten gidebileceği yerlerde yine valiliğe, kaymakamlığa bulunduğu yere göre ya da jandarmaya başvurduğu zaman bir yol bulunuyor. Çocuklar için de var. Çocuklarda yani istismara uğrayan çocuklarla ilgili aslında çok da detaylandırmayayım ama başka şehirlerde, başka yerlerde kalıp, fotoğraflarının çekilmesini engelleyip o çocukları aslında saklayabiliyorlar. Tabii ki kadınlarda da aynı şey var” dedi.






