Son Mühür- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail'in bölgesel saldırganlığı, Suriye'deki askeri hareketliliği ve Türkiye'ye yönelik söylemlerine ilişkin bir yazılı açıklama yaptı. Bahçeli, Suriye’nin Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne düzenlenen son saldırıyı işaret ederek, Türkiye’nin sabrının sınanmaması gerektiğini vurguladı ve 7 maddelik somut bir bölgesel güvenlik haritası ilan etti.
"Türkiye'nin sabrını sınamaktan vazgeçin"
İsrail’in Suriye sahasında Türkiye’nin güvenlik çıkarlarıyla kesişen hamlelerini ve Doğu Akdeniz’deki hesaplarını yakından takip ettiklerini belirten Bahçeli, Ankara'nın barışçıl yaklaşımının yanlış yorumlanmaması gerektiğini söyledi.
Bahçeli açıklamasında şu sert ifadeleri kullandı:
"Türkiye çatışma arayan bir ülke değildir. Bununla birlikte, kendisine yönelen tehditleri görmezden gelecek, egemenlik haklarının ihlal edilmesine seyirci kalacak veya millî güvenliğini başkalarının insafına bırakacak bir ülke hiç değildir. İsrail yönetimine çağrımız nettir: Türkiye’yi kışkırtmaktan, Türkiye’nin sabrını sınamaktan vazgeçilmelidir. Hiç kimse Türkiye’nin barış iradesini zafiyet, itidalini acziyet olarak yorumlama hatasına düşmemelidir."
"Siyonist yayılmacılık tüm insanlığa tehdit"
İsrail hükümetinin uyguladığı politikaların sadece bölgeyi değil tüm dünyayı ateşe attığına dikkat çeken MHP lideri, Netanyahu yönetiminin dini simgeleri siyasi emellerine alet ettiğini savundu.
Netanyahu’nun tutumunun Yahudi toplumunun tamamına mal edilemeyeceğini kaydeden Bahçeli, "İsrail, mevcut yönetim eliyle yalnızca bölge için değil, bütün insanlık için bir tehdit kaynağı hâline gelmiştir. İsrail’in etkisizleştirilmesi, bir devletin veya halkın ortadan kaldırılması değil; uluslararası hukuka aykırı eylemlerin sınırlandırılması demektir" değerlendirmesinde bulundu.
Ankara'dan dünyaya 7 maddelik "Huzur kuşağı" reçetesi
MHP Lideri Devlet Bahçeli, bölgedeki kaosa son verilmesi ve sürdürülebilir bir barış mimarisinin kurulması amacıyla 7 maddelik eylem planını açıkladı:
İslam Barış Gücü ve 'Kudüs Paktı': Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye ortaklığındaki "Mekke Anlaşması" genişletilmeli, İslam ülkelerinin ortak savunma inisiyatifi "Kudüs Paktı" ve ardından "İslam Barış Gücü"ne dönüştürülmelidir.
Ortadoğu Barış Koalisyonu: ABD, Rusya, Çin ve AB’den oluşan geçici bir konsey kurularak bölgede süratle istikrar sağlanmalıdır.
BM Himayesinde Barış Konferansı: Bölgesel diyalog için BM çatısı altında Ortadoğu Güvenlik ve Barış Konferansı toplanmalı, 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti için yol haritası belirlenmelidir.
Ankara Deklarasyonu: Türkiye, bölgesel güvenlik ilkelerini içeren "Ankara Deklarasyonu"nu ilan etmeli; olası bir hasmane saldırıya asla tepkisiz kalmayacağını dünyaya duyurmalıdır.
Uluslararası Ateşkes Gözlem Misyonu: BM altında kurulacak tarafsız bir misyonla ateşkes ihlalleri kayıt altına alınmalı ve insani koridorlar denetlenmelidir.
Arabuluculuk Temas Grubu: Bireysel diplomatik çabalar yerine çok taraflı ve kurumsal bir "Uluslararası Arabuluculuk Temas Grubu" devreye sokulmalıdır.
İsrail'e Kademeli Diplomatic Baskı: "Barış için İsrail’in Çevrelenmesi" politikası uygulanmalı; askeri, siyasi ve ekonomik yaptırımlar devreye sokulmalıdır.
"Türk Milleti ayağa kalktığında önünde duracak güç yoktur"
Açıklamasının son bölümünde İsrail yönetimine tarihi bir uyarıda bulunan Bahçeli, Türkiye'nin milli haklarından ve Doğu Akdeniz'deki duruşundan milim taviz vermeyeceğinin altını çizdi.
Bahçeli, mesajını şu sözlerle tamamladı:
"Öyle anlaşılıyor ki İsrail yakın tarihte yaptığımız uyarıları görmezden gelmiştir. Bir kez daha hatırlatalım: Türkiye egemenlik haklarına yönelik saldırılar karşısında kapı kapı dolaşacak bir aktör değildir. Türk milleti ayağa kalktığı zaman önünde durabilecek bir güç de yoktur. Milliyetçi Hareket Partisi Türk milletinin vicdanının sesi, tarihi sorumluluğunun ve stratejik aklının temsilcisidir."




