Kredi kartı ekstresinde yazan asgari ödeme tutarı, özellikle borcunun tamamını kapatamayan tüketiciler için önemli bir seçenek. Ancak her ay asgari tutarı yatırmak, borcun kontrol altında olduğu anlamına gelmiyor. Kalan bakiyeye uygulanan faiz, yeni harcamalarla birleştiğinde toplam borcun azalmasını zorlaştırabiliyor. Bankacılık düzenlemelerinde ise kredi kartı sahiplerinin dikkat etmesi gereken başka kurallar da bulunuyor.

HER AY PARA YATIRILIYOR AMA BORÇ AZALMIYOR

Kredi kartı borcunun yalnızca asgari tutarını ödeyenler, kalan bakiyeyi bir sonraki hesap dönemine taşıyor. Bu tutar üzerinden hesaplanan akdi faiz ve ilgili vergiler, toplam ödeme yükünü artırıyor.

Özellikle kartla alışveriş yapılmaya devam edilmesi, ödenen tutara rağmen borcun yüksek seviyelerde kalmasına yol açabiliyor. Böylece yalnızca asgari ödeme yapmak, borcun kapatılmasını aylar boyunca geciktirebiliyor.

Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor. Türkiye'deki yasal düzenlemeler kredi kartı borçlarına bileşik faiz uygulanmasına izin vermiyor. Buna karşılık ödenmeyen ana para üzerinden faiz işlemeye devam ediyor.

ASIL TEHLİKE ÖDEMELER AKSADIĞINDA BAŞLIYOR

Kredi kartının asgari tutarını düzenli ödemek, tek başına kartın kullanıma kapatılmasına neden olmuyor. Ancak asgari ödemenin yapılmaması halinde bankacılık mevzuatındaki yaptırımlar devreye giriyor.

Bir takvim yılı içerisinde asgari ödeme tutarını toplam üç kez ödemeyenlerin kredi kartları nakit kullanımına kapatılıyor.

Ödememenin üst üste üç kez gerçekleşmesi halinde ise yaptırım daha da ağırlaşıyor. Kredi kartı hem nakit çekimine hem de alışverişe kapatılıyor.

Bu durumdaki kartların limitleri de dönem borcunun tamamı kapatılıncaya kadar artırılamıyor.

BANKALARIN DİKKAT ETTİĞİ BİR BAŞKA RİSK VAR

Asgari tutarı zamanında ödeyen tüketiciler gecikmeye düşmüyor. Ancak düzenli ödeme yapmak, kredi notunun her koşulda yüksek kalacağı anlamına gelmiyor.

Bankalar, kredi değerlendirmelerinde mevcut borç miktarını ve kredi kartı limitinin ne kadarının kullanıldığını da dikkate alıyor.

Özellikle kart limitinin yüzde 80'i ve üzerindeki bölümünün sürekli kullanılması, yüksek borçluluk nedeniyle kredi notunu olumsuz etkileyebiliyor.

Bu durum ilerleyen dönemde ihtiyaç, taşıt veya konut kredisi başvurularında tüketicilerin karşısına çıkabiliyor.

BORCU BİTİRMEK İSTERKEN MALİYET ARTABİLİR

Kredi kartı borcunun sürekli bir sonraki aya devredilmesi, tüketicileri farklı ödeme seçeneklerine yöneltebiliyor.

Bankaların sunduğu yapılandırma imkanları ve sabit faizli ihtiyaç kredileri, borcun taksitler halinde kapatılması için değerlendirilebilecek yöntemler arasında bulunuyor.

Ancak bu seçeneklerin her biri yeni bir ödeme planı anlamına geliyor. Faiz oranı, vade ve toplam geri ödeme tutarı, borcun hangi yöntemle kapatılacağında belirleyici oluyor.

Mevcut borç ödenirken kredi kartıyla yeni harcamaların sürdürülmesi ise ödeme yükünün azalmasını daha da güçleştirebiliyor.

Muhabir: Haber Merkezi