Son Mühür- CHP'nin 81 il başkanını ilk kez bir araya getirdiği zirvede söz alan İletişim Koordinatörü Ali Haydar Fırat'ın konuşmasıyla ilgili kulis bilgisi veren Erdem Atay'a Fırat'tan tepki var.
Atay'ın, ''CHP il başkanları toplantısında skandal açıklamalar'' başlığıyla duyurduğu iddialarla ilgili kendisine ulaşmaya çalıştığını belirten Ali Haydar Fırat,
''Kendisini üç kez aradım ve mesaj attım. Dönüş yapmadığı için cevabımı buradan kamuoyuyla paylaşıyorum'' diyerek Atay'ın iddialarına cevap verdi.
Neden bir telefon açıp sormadınız?
''Gazeteciliğin en temel ilkelerinden biri şudur: Bir kişi hakkında ciddi bir iddia dile getiriyorsanız, o iddiayı yayımlamadan önce muhatabına sorarsınız. Cevap hakkını gözetirsiniz. Peki siz neden bunu yapmadınız? Neden bir telefon açıp iddialarınızı bana sormak yerine, kaynağınızdan duyduklarınızı gerçekmiş gibi yayımlamayı tercih ettiniz?'' vurgusunda bulunan Fırat,
''İl Başkanlarımıza yaptığım konuşmaya referansla gerçekleştirdiğiniz yayın, baştan aşağı gerçek dışıdır. Aktardığınız iddiaların benim konuşmamla ve söylediklerimle uzaktan yakından ilgisi bulunmamaktadır. Sizinle de kaynağınızla da söylediklerim üzerinden, açık biçimde ve her platformda tartışmaya hazırım''
Konuşmamın hiçbir yerinde “ABD Türkiye’ye görev verdi” ya da Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu için “ABD göreve getirdi” şeklinde bir ifade kullanmadım.

Yanlış cümleler seçmişsiniz...
Üstelik yayında bu cümleleri sizin seçtiğinizi bizzat söylüyorsunuz. Yanlış cümleler seçmişsiniz. Çünkü ne siz ne de size bilgi aktaran kişi yaptığım siyasal çözümlemeyi anlamış.
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun ABD tarafından seçildiğini veya göreve getirildiğini ima eden bir ifade benim tarafımdan asla kurulamaz. Bir başkasının benim adıma böyle bir cümle kurmasına da izin vermem.
Bu açık çarpıtmayla ilgili hukuki haklarımı kullanacağım'' uyarısında bulundu.
''Genel Merkezden maaş aldığım iddiası da doğru değildir. Genel Merkeze gönüllü olarak destek sunuyorum'' hatırlatmasında bulunan Fırat,
''Yayında ayrıca hakkımda “bir takım iddialar” bulunduğunu söylüyorsunuz. Nedir bu iddialar? Tek bir tanesini dahi açıklamıyorsunuz.
Hukuki haklarımı kullanacağım...
İnsanların isimlerinin yanına birtakım karanlık imalar yerleştirip ardından hiçbir somut bilgi, belge veya iddia ortaya koymamak gazetecilik değildir. İnsanların itibarını bu kadar kolay biçimde tartışmaya açamazsınız. Bu konuda da hukuki haklarımı kullanacağım.
ABD’nin strateji belgesine yaptığım gönderme son derece açıktır: Dünya sisteminde yaşanan dönüşümü ve bölgemizde ortaya çıkan yeni güç dengelerini değerlendirdim.
Bu değerlendirme, Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun ortaya koyduğu ve Türkiye’nin ulusal çıkarlarını esas alan dış politika perspektifiyle uyumlu bir çözümlemedir.
Bundan “ABD Türkiye’ye görev verdi” sonucunu çıkarmak siyasal analiz değil, söylenmeyen bir cümleyi söylenmiş gibi sunmaktır.
Herhangi biri için “Erdoğan’a kafa tuttuğu için cezaevinde” şeklinde bir cümle de kurmadım.
Hangi yetkiyle talep ediyorsunuz?
Anayasa tartışmalarının yeniden Türkiye’nin gündemine gelebileceğini ve buna hazırlıklı olmamız gerektiğini söyledim. Önümüzdeki dönemin muhtemel temel siyasal gündemlerine dikkat çektim.
Bunların tamamı ortadayken soruyorum:
Benim görevden alınmamı hangi sıfatınıza ve hangi yetkinize dayanarak talep ediyorsunuz?'' diye sordu.
''Bir gazetecinin görevi, hakkında yayın yaptığı kişinin görevden alınmasını talep etmek midir; yoksa gerçeği araştırmak, iddiaları muhatabına sormak ve kamuoyuna doğru bilgi vermek midir?'' sorusunu hatırlatan Ali Haydar Fırat,
''Yayınınızda bana ait olmayan sözleri bana atfettiniz, doğru olmayan bilgiler verdiniz ve somutlaştırmadığınız birtakım “iddialar” üzerinden ismimi zan altında bıraktınız.
Bunun adı eleştiri değildir.
Gazetecilik hiç değildir.
Son sözüm şudur:
Söylediğim her sözün arkasındayım. Söylemediğim hiçbir sözün ise bana mal edilmesine izin vermem.
Bu ağır ithamların hesabını hem kamuoyu önünde hem de hukuk önünde vermek zorunda kalacaksınız. Ben de hakkımı sonuna kadar arayacağım.
İddia sahibinin cesareti varsa, sözünün de sorumluluğunu taşımalıdır'' ifadesiyle hakkındaki iddialarla ilgili hukuki süreci başlatacağı mesajını verdi.





