Bugünlerde şehirde kulaktan kulağa fısıldanan bir söylenti var: Artık miras paylaşımında notere gidip dünyalar kadar masraf yapmaya gerek yokmuş. Kardeşler aralarında bir sözleşme yaparsa işlem bitiyormuş. İşin aslına baktığımızda ise durumun hiç de bu kadar tozpembe olmadığını görüyoruz.
Kendi Aramızda Çözdük Demekle O Daire Sizin Olmuyor
Şehir hayatının o koşturmacası içinde kimse devlet dairelerinde günlerce sıra beklemek istemiyor. Bu yüzden aramızda bir belge imzalayalım, iş bitsin mantığı çok cazip geliyor. Diyelim ki kardeşinizle anlaştınız; dükkan onun oldu, Karşıyaka'daki daire sizin. Bunu da kağıda döktünüz. Ancak devlet sistemi bu kağıda bakıp tapuyu doğrudan sizin üzerinize yapmıyor. O evrak sadece sizin kendi içinizdeki rızanızı gösteriyor. Mülkiyetin resmiyette el değiştirmesi, tamamen tapu mevzuatının emrettiği şekilde, ilgili kuruma bizzat gidip o odaya imza atmanızla mümkün. Aksi halde yıllarca o daireyi kullansanız bile yasal olarak tam sahibi sayılmazsınız.
Hisseli Apartmanlarda Bölüşümün Zorlukları
İzmir gibi kentsel dönüşümün son derece yoğun olduğu bir şehirde, hisseli tapuların durumu apayrı bir dert. Birden fazla mirasçının ortak olduğu bir binada, kimin hangi katta ne kadar hakkı olacağı sadece anlaşmayla bitmiyor. O binanın yıkılıp yeniden yapılması gündeme geldiğinde, hisselerin durumu inşaat firmalarıyla yapılacak anlaşmaları doğrudan etkiliyor. Taşınmazın fiziken veya hukuken bölünebilmesi, belediyenin imar planlarına ve binanın yapısına bağlı. Yani kardeşlik sözleşmesi, bir binayı kendi başına ikiye bölmeye yetecek güce sahip değil.
Ortaklardan Biri Dairedeki Hakkını Satarsa Ne Olur?
Miras kalan evi veya dükkanı komple elden çıkarmak, ancak bütün ortakların rızasıyla gerçekleşebilecek bir senaryo. Fakat ortaklardan biri ekonomik sıkışıklık nedeniyle sadece kendi payını satıp aradan çıkmak isteyebilir. İşte tam bu noktada aile içi dengeler sarsılabiliyor. Siz payınızı dışarıdan birine satmak üzereyken, diğer ortakların yasal olarak bu satışı engelleyip o payı aynı bedelle kendi üzerlerine alma hakları var. Şehrin merkezindeki kıymetli bir mülkte yabancı birini ortak etmek istemeyen mirasçılar genelde bu öncelik hakkını kullanıyor.
Dedikodulara Değil Kanunlara Kulak Verin
Notersiz paylaşım dedikodusu İzmir sokaklarında epey ilgi görse de ortada bunu destekleyecek hiçbir resmi karar bulunmuyor. Bu tarz hayati işlemlerde kulaktan dolma bilgilerle hareket etmek, insanları hukuki çıkmazlara sürüklemekten başka bir işe yaramaz. Mülklerin değerinin her gün değiştiği günümüz şartlarında, aile içinde huzursuzluk yaşamamak için atılacak en sağlıklı adım, doğrudan yetkili memurlardan güncel prosedürleri öğrenmektir.





