Devletin en üst kademesinden yayımlanan ve kamunun genel mali politikasını belirleyen strateji belgesi nihayet gün yüzüne çıktı. Bu belge, İzmir’in arka sokaklarından sahil bandına kadar görev yapan her bir memurun aile bütçesini yeniden şekillendirecek detaylar içeriyor.

Artış Oranları Önceden Belirlenen Kalıpta

Yayımlanan 2027 bütçe hedefleri, maaş artışlarında hiçbir sürprize yer bırakmıyor. İzmir gibi ulaşım, eğitim ve gıda fiyatlarının hızla tırmandığı bir kentte yaşayan kamu personeli için geçerli olacak zam formülü netleşti. Hükümet, memur maaşlarını yılın ilk diliminde yüzde 5, ikinci diliminde ise yüzde 4 büyütecek. Fiyat artışları bu oranları aşarsa, aradaki fark kuruşu kuruşuna ödenecek. Ancak iş refah payına veya hayat standartlarını yükseltecek ekstra bir iyileştirmeye gelince, bütçe tablolarında tek bir liralık bile maliyet öngörülmüyor.

Metinden Kazınan İfadeler Ne Anlatıyor?

Bürokrasinin dili bazen kelimelerin varlığıyla değil, yokluğuyla konuşur. Önceki döneme ait programı incelediğimizde, standart maaş zammının dışında kalabilecek sosyal ve mali hakların bütçeye yansıması özellikle belirtilmişti. Oysa yeni programda bu ifade yerle yeksan edilmiş. Satır aralarından o cümlenin çıkarılması tesadüf değil. Ankara, toplu sözleşme şartları haricinde memura verilecek hiçbir ekstra paranın hesabını yapmıyor. Maliye, bütçe dengelerini korumak adına tüm ilave gider kapılarını sıkı sıkıya kapatmış görünüyor.

Pastadan Düşen Pay Ufalıyor

İzmirli memur sabah otobüse bindiğinde veya market kasasına geldiğinde cüzdanındaki paranın eridiğini hissediyor. Resmi makro veriler de bu hissi doğruluyor. Gelecek yıl Türkiye ekonomisinin toplam hacminin yüzde 30,3 civarında genişlemesi hedefleniyor. Ne var ki devletin personel harcamalarına ayırdığı miktar yüzde 24,9’luk bir artışla 7.162 milyar lira bandında kalıyor. Çalışana ayrılan fonlar ülkenin büyüme hızıyla yarışamadığı için, personel giderlerinin milli gelirdeki yüzdesi geriliyor. Memur, ülkenin genel kazancından giderek daha küçük bir dilim alıyor.

Yedek Ödenekler Devreye Girebilir mi?

Yine de her şey bitti demek için erken. Açıklanan belge katı bir kanun maddesi değil; mali yılın nasıl yönetileceğine dair temel bir öngörü. Geçmiş dönemlere baktığımızda, kağıt üzerinde yazmayan ancak siyasi iradeyle sonradan hayata geçirilen ek zamları hepimiz hatırlıyoruz. Temmuz ayında verilen 8 bin küsur liralık iyileştirme bu metinlerin hiçbirinde yer almıyordu. Bütçenin arka cebinde duran yedek ödenekler, yılın ortasında hayat pahalılığının getirdiği ağır yüke karşı pratik bir çözüm olarak kullanılmayı bekliyor

Kaynak: Haber Merkezi