İzmir'in Konak ilçesinde, 12 Temmuz 2024 tarihinde sağanak yağmur sırasında su birikintisine basarak elektrik akımına kapılan 23 yaşındaki Özge Ceren Deniz ve onu kurtarmak isterken akıma kapılan 44 yaşındaki İnanç Öktemay'ın hayatını kaybettiği olayla ilgili dava dosyasına giren 3. bilirkişi raporu, facianın ardındaki skandallar zincirini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.
İstinaf mahkemesinin talebi üzerine Yıldız Teknik Üniversitesi'nden 5 akademisyen tarafından hazırlanan 105 sayfalık kapsamlı rapor, felaketin tek bir anlık hatadan ibaret olmadığını; 2015 yılından bu yana uzanan kronik ihmaller silsilesinin kaçınılmaz sonucu olduğunu kanıtladı.
9 yıllık ihmaller zinciri
Akademisyenler tarafından hazırlanan teknik raporda, olayın kökeni 2015 yılına kadar uzatıldı. Yer altı elektrik kablosunun proje, yapım, kontrol ve kabul aşamalarında ne yeterli derinliğin sağlandığı ne de gerekli mekanik koruma koşullarının yerine getirildiği tespit edildi.
Altyapının en baştan itibaren hatalı örüldüğü vurgulanan raporda, felakete giden süreç şu aşamalarla özetlendi:
- 2015: Yetersiz derinlikte ve mekanik korumasız kablo döşemesi.
- Ocak 2024: 3-4 Ocak tarihlerindeki yağmur suyu imalatı sırasında kablonun bulunduğu dar altyapı koridoruna hatalı müdahale.
- 9 Ocak 2024: Tehlikeyi kalıcı olarak ortadan kaldırmayan, geçici ve yetersiz arıza onarımı.
- 12 Temmuz 2024: Yetersiz yüzey suyu tahliyesi ve faz-toprak arızasını güvenli sürede ayıramayan koruma mimarisinin iflas etmesi.
Asli kusurlular ve yargı süreci
Daha önce İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi, İZSU, GDZ Elektrik ve taşeron firma çalışanlarının da aralarında bulunduğu 30 sanığa 4 yıl 2 aydan 10 yıla kadar hapis cezası vermiş, 9 sanığı beraat ettirmiş ve tutuksuz 6 sanığın tutuklanmasına hükmetmişti.
İstinaf incelemesinde hazırlanan son raporda ise sorumluluklar net bir şekilde ayrıştırıldı:
- Asli-Ağır kusurlu: Taşeron firmadan D.K. ile GDZ Elektrik'ten F.A. ve M.T. doğrudan ve belirleyici teknik eylemleri nedeniyle asli-ağır kusurlu bulundu.
- Diğer kusur dağılımı: Heyet, 6 sanığı asli-ikincil, 7 sanığı tali-kuvvetli, 10 sanığı ise tali-zayıf kusurlu buldu; 13 sanığa ise kusur atfedilemeyeceğini belirtti.
- Hiyerarşi vurgusu: Raporda, kişilerin unvanları veya kurumsal hiyerarşideki konumları üzerinden otomatik bir sorumluluk kurulmadığı, değerlendirmenin tamamen somut teknik eylemlere ve görev tanımlarına dayandırıldığı ifade edildi.
Sanıkların yargılanmasına 4 Eylül'de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinde devam edilecek. Öte yandan, memuriyet statüleri nedeniyle dosyası ayrılan ve aralarında mevcut ile önceki dönem İZSU genel müdürlerinin de bulunduğu 6 İZSU personeli hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis istemiyle açılan dava ayrı bir koldan sürüyor.





