Son Mühür- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Halk TV'ye yönelik eleştirilerinin ardından kanala el konulması iktidara yakın kalemlerden Ahmet Hakan'ın da gündemindeydi.
Hürriyet'teki köşesinde Kılıçdaroğlu'nun Halk TV'y yönelik eleştirilerine göndermede bulunan Ahmet Hakan, Kılıçdaroğlu Halk TV hakkında,
“Sahibi niye Türkiye’ye gelmiyor… Günün 24 saati yalan haber yapıyor. İzlemiyorum ben” demişti. Üç gün sonra Halk TV’nin yurtdışından gelemeyen sahibine operasyon yapıldı ve kanala kayyum atandı. Tam da Kılıçdaroğlu’nun istediği olmuşken, yakın çevresinden “Bu olmaz, bu basın özgürlüğüne darbedir” türü tepkiler geldi. Kılıçdaroğlu ve adamları… Gerçekten çok komikler, çok anlamsızlar, çok değişikler, çok enteresanlar, çok tuhaflar” sözleriyle eleştirmişti.
Ahmet Hakan'a cevap gecikmedi.
Asıl komik sensin...
CHP Genel Sekreter Yardımcısı Veli Özdemir,
''Sayın Ahmet Hakan,
Halk TV’ye yönelik polis operasyonuna ve kayyum kararına itiraz edenleri “komik” bulmuşsunuz. O komik bulduğunuz kişilerden biri de benim'' hatırlatmasında bulunarak,
''Asıl komik olan, sizin Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Halk TV’nin yayın politikasını eleştirmesinden, o kanala kayyum atanmasını istediği sonucunu çıkarmanızdır. Bu nasıl bir gazetecilik anlayışıdır?
Sayın Kılıçdaroğlu’nun sözleriyle adli operasyon arasında bağ kuruyorsunuz. Elinizde bilgi, belge mi var? Yoksa siyasi bir hesabın gazeteciliğini mi yapıyorsunuz?'' diye sordu.
O heyette ben de vardım...
''Kendi adıma söylüyorum…
1981’den 2010 yılına kadar aktif gazetecilik yaptım. ÇGD yöneticisiyken, sizin de çok iyi bildiğiniz, düşüncelerinden dolayı hapse atılan Hekimoğlu İsmail’e dayanışma ödülü veren heyetteydim'' vurgusunda bulunan Ö zdemir,
''28 Şubat’ta derneğin darbecilerden yana tutumuna itiraz ederek istifa ettim. Özgür Gündem bombalandığında, gazeteciler öldürüldüğünde, Metin Göktepe katledildiğinde de basın özgürlüğünü savundum.
Daha fazlasını saymak istemem…
2010’dan bu yana CHP’de siyaset yapıyorum. Duruşum değişmedi.
Halk TV’nin habercilik anlayışını, yalanlarını, itibar suikastlarını ve gazetecilikle bağdaşmayan üslubunu eleştiriyorum. Ama susturulmasına da karşı çıkıyorum.
Düşünür Montesquieu’yü de burada hatırlatmak isterim.
Çünkü demokratlık, hoşumuza gidenlerin değil, karşı çıktıklarımızın da özgürlüğünü savunabilmektir.
Sayın Hakan, mesleğe başladığınız yıllardan, İskele Sancak programınızdan bugüne kadar sizi ilgiyle izledim. Meslek yaşamınızdaki dalgalanmaları da… Kimi zaman üzülerek, kimi zaman şaşırarak, kimi zaman da komik bularak!
Ama bugünkü yazınız başka…
Bir gazetecinin basın özgürlüğünü savunanları alaya alması, üzerinde düşünülmesi gereken bir durum.
Siz benim duruşumu komik bulmuşsunuz. Ben de yazınızı!
Yine de aramızda bir fark var:
Ben gazetecilerin susturulmasına karşı çıkıyorum. Siz ise karşı çıkanları alaya alıyorsunuz.
Komik bir yazı kaleme almışsınız Sayın Hakan.
Kutlarım!'' ifadesiyle Hakan'a olan tepkisini dile getirdi.





