Son Mühür/ Emine Kulak- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 22 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirdiği düzenlemeyle belediyelerin yetki ve imtiyazı altındaki şehir içi toplu taşıma hizmetleri taşımacılık işkoluna alındı. Bunun üzerine Genel – İş konuyu Danıştay’a taşırken, HAK – İş’e bağlı Öz -Taşıma Sendikası, özellikle İZELMAN bünyesindeki ESHOT şoförlerine yönelik örgütlenme çalışması başlatmıştı.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçmesinin ardından belediyedeki sendikal dengeler ve örgütlenme çalışmalarında gelişmeler yaşandı. Büyükşehir Belediyesi’nde en fazla işçi örgütlenmesine sahip DİSK’e bağlı Genel-İş ve TÜRK – İş’e bağlı sendikalar iken, HAK-İŞ Sendikası da belediyenin farklı iştiraklerinde çalışan işçilere ulaşmak ve örgütlenmek için çalışmalarını sürdürmeye başladı.
Büyükşehir’de örgütlenmek için ilk toplantı
Bu kapsamda, HAK-İŞ İzmir İl Başkanlığı yönetiminde bugün konfederasyona bağlı İzmir şube başkanlarının katılımıyla genel bir değerlendirme toplantısı yapıldı.
Toplantıya HAK-İŞ İzmir İl Başkanı ve HİZMET-İŞ İzmir Şube Başkanı Gültekin Şimşek, Öz Petrol-İş Genel Başkan Yardımcıları Hakan Karaman ve Hasan Gürcan, Öz Sağlık-İş İzmir Şube Başkanı Cihan Kaya, Öz Taşıma-İş Bölge Başkanı Osman Coşgun, Öz Çelik-İş Bölge Başkanı Erdoğan Daloğlu, Öz Gıda-İş Bölge Başkanı İbrahim Otlak, Öz Orman-İş İzmir Şube Başkanı Halil İbrahim Danış, Öz Finans-İş Bölge Başkanı Funda Bozkurt, Oleyis Bölge Başkanı Kemalettin Açıkgöz, Av. Bayram Sakartepe ve Belediye Emekçileri katıldı.

“HAK- İŞ örgütlenme çalışması yürütecek”
Toplantı sonrası açıklama yapan HAK – İŞ Konfederasyonu İzmir İl Başkanı Gültekin Şimşek, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerinde örgütlenme mücadelesinin altını çizerek, “HAK-İŞ Konfederasyonu ve bağlı sendikalarımız olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerinde yürüttüğümüz örgütlenme çalışmalarımızı; emeğin korunması, çalışanların haklarının geliştirilmesi, sosyal adaletin güçlendirilmesi ve çalışma barışının kalıcı hâle getirilmesi hedefleri doğrultusunda kararlılıkla sürdürüyoruz. HAK-İŞ olarak sendikacılığı yalnızca üyelik ve toplu iş sözleşmesi süreçlerinden ibaret görmüyor; insan onuruna yakışır çalışma koşullarının oluşturulması, emekçilerin kazanılmış haklarının korunması, yeni hakların elde edilmesi ve işçi-işveren ilişkilerinde karşılıklı güvenin tesis edilmesi açısından temel bir sorumluluk olarak değerlendiriyoruz” dedi.
“Yetkili sendika olarak çalışma hayatına katkı sunmayı hedefliyoruz”
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde yetkili sendika olmayı vurguladıklarını söyleyen HİZMET-İŞ Sendikamızın geçmişte İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde yetkili sendika olarak görev yapmış olması, bu kurumda emekçilerimizle kurduğumuz sendikal bağın ve çalışma hayatına ilişkin tecrübemizin önemli bir parçasıdır. Geçmişten gelen bu birikimimizi ve sendikal tecrübemizi geleceğe taşıyarak İzmir Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerinde yeniden örgütlenmeyi, emekçilerimizin güvenini kazanmayı ve yetkili sendika olarak çalışma hayatına katkı sunmayı hedefliyoruz. Bu hedefimiz, yalnızca yeniden yetki almakla sınırlı değildir. Asıl amacımız; çalışanlarımızın kazanılmış haklarını koruyan, ekonomik ve sosyal haklarını geliştiren, sorunlarına çözüm üreten ve kendilerini güvende hissettikleri güçlü bir sendikal temsil oluşturmaktır. Geçmişte edindiğimiz tecrübeyi, bugünün ihtiyaçları ve geleceğin beklentileriyle birleştirerek emekçilerimiz için daha güçlü bir gelecek inşa etmek istiyoruz. Örgütlenme çalışmalarımızın merkezinde; emekçinin iradesine saygı, demokratik sendikal tercih hakkı, adalet, hakkaniyet, dayanışma, şeffaflık ve sosyal diyalog ilkeleri bulunmaktadır. Her bir emekçinin özgür iradesiyle sendikasını seçebilmesini temel bir hak olarak görüyor; bu tercihin hiçbir baskıya, ayrımcılığa veya hak kaybı endişesine neden olmaması gerektiğine inanıyoruz. HAK-İŞ’i ve bağlı sendikalarımızı tercih eden hiçbir emekçinin mevcut kazanılmış haklarının geriye götürülmemesi, örgütlenme sürecimizin temel ilkelerinden biridir. Yetki almamız hâlinde, yürürlükteki toplu iş sözleşmelerinden doğan kazanılmış hakların korunmasını esas alacak; mevcut hakların üzerine yeni kazanımlar eklemek, çalışma koşullarını iyileştirmek, ücret ve sosyal hakları geliştirmek ve çalışanlarımızın refah seviyesini yükseltmek amacıyla mücadele edeceğiz. Amacımız, mevcut hakları tartışmaya açmak veya emekçilerimizi belirsizlik içerisinde bırakmak değil; kazanılmış hakları güvence altına alarak bunların üzerine yenilerini inşa etmektir. Toplu iş sözleşmesi süreçlerimizi de bu anlayışla, çalışanların beklentilerini ve ihtiyaçlarını dikkate alan, gerçekçi, sürdürülebilir ve emekçinin lehine sonuçlar üretmeyi hedefleyen bir yaklaşımla yürüteceğiz” diye konuştu.
“İşçi, işveren ve sendika arasında güçlü bir denge”
İşçinin hakkını korumak, emeğin karşılığını almasını sağlamak ve adil çalışma koşullarını oluşturmak bizim temel sorumluluğumuzdur diyen Şimşek, “Çalışma hayatının sağlıklı işlemesi; işçinin emeğinin karşılığını aldığı, işverenin kurumsal sorumluluklarını yerine getirebildiği ve sendikanın çalışanların haklarını etkin biçimde savunduğu dengeli bir ilişkinin kurulmasına bağlıdır. HAK-İŞ olarak işçi, işveren ve sendika arasındaki ilişkinin çatışma üzerinden değil; karşılıklı sorumluluk, güven, diyalog ve çözüm iradesi üzerinden şekillenmesini savunuyoruz. İşçinin hakkını korurken işyerlerinin sürdürülebilirliğini, çalışma barışını ve kurumsal işleyişi de gözeten bir sendikal anlayışı benimsiyoruz. Bununla birlikte, uzlaşı ve müzakere anlayışımızın emekçilerin haklarından taviz vermek anlamına gelmediğinin özellikle altını çiziyoruz. İşçinin hakkını korumak, emeğin karşılığını almasını sağlamak ve adil çalışma koşullarını oluşturmak bizim temel sorumluluğumuzdur. Bu sorumluluğu yerine getirirken önceliğimiz; sorunları masada çözmek, tarafları ortak bir zeminde buluşturmak ve kalıcı sonuçlar elde etmektir” dedi.
“İzmir halkının mağduriyet yaşamadan hizmet almaya devam edebileceğini düşünüyoruz”
Örgütlenme ve TİS süreçlerinde müzakereyi ve uzlaşıyı öncelik tutacaklarını ifade eden Şimşek, “İzmir halkının mağdur olmadığı, tüm tarafların kazandığı bir süreç. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerinde sunulan hizmetlerin, kentimizin günlük yaşamı ve İzmir halkının refahı açısından taşıdığı önemin farkındayız. Bu hizmetlerin arkasında büyük emek ve özveriyle çalışan binlerce emekçimizin bulunduğunu biliyoruz. Bizler, emekçinin haklarını savunmakla kamu hizmetlerinin kesintisiz ve nitelikli biçimde sürdürülmesi arasında bir tercih yapmak zorunda olmadığımıza inanıyoruz. Aksine, hakları korunan, emeğinin karşılığını alan ve çalışma koşullarından memnun olan çalışanların daha verimli, huzurlu ve kaliteli hizmet sunacağına inanıyoruz. Bu nedenle örgütlenme ve toplu iş sözleşmesi süreçlerinde müzakereyi, sosyal diyaloğu ve uzlaşıyı öncelikli yöntemler olarak görüyoruz. Belediye yönetimi, çalışanlar ve sendikalar arasında kurulacak yapıcı iletişimle sorunların çözülebileceğini; hem emekçilerin haklarının geliştirilebileceğini hem de İzmir halkının mağduriyet yaşamadan hizmet almaya devam edebileceğini düşünüyoruz. Hedefimiz; işçinin haklarını kazandığı, işverenin kurumsal sorumluluklarını yerine getirebildiği, sendikanın emekçinin güvenilir temsilcisi olduğu ve İzmir halkının sunulan hizmetlerden memnun kaldığı bir çalışma düzeninin oluşmasına katkı sağlamaktır” dedi.
“Kazanılmış hakları, mevcut hakları savunan yapılar olacağız”
Örgütlenme çalışmalarını çalışma hayatının yarınlarını gözeten bir anlayışla yürüteceklerini söyleyen Şimşek, “Emeğin yanında, hakkın savunucusu, diyaloğun tarafıyız. HAK-İŞ Konfederasyonu ve bağlı sendikalarımız, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerindeki örgütlenme çalışmalarını günübirlik hesaplarla değil, emekçilerin geleceğini ve çalışma hayatının yarınlarını gözeten bir anlayışla yürütmektedir. Bizim için sendikacılık; yalnızca bugün elde edilecek kazanımlar değil, yarının güvencesini oluşturmak, çalışanların haklarını kalıcı biçimde geliştirmek ve emeğin değerini yükseltmektir. Bu doğrultuda tüm emekçilerimizi özgür iradeleriyle sendikal tercihlerini yapmaya davet ediyor; tercih edecekleri sendikaların kendilerine güven veren, haklarını kararlılıkla savunan ve sorunlarını çözmek için mücadele eden yapılar olmasının önemini vurguluyoruz. HAK-İŞ olarak sözümüz nettir: Kazanılmış hakları korumak, mevcut hakların üzerine yeni kazanımlar eklemek, emeğin karşılığını güvence altına almak ve çalışma barışını güçlendirmek” diye konuştu.
“Tüm emekçilerimizi hak-iş çatısı altında birleşmeye davet ediyoruz”
Sürecin uzlaşı temelinde ilerleyeceğini söyleyen Şimşek, “İzmir Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerinde yürüteceğimiz sürecin; karşılıklı saygı, samimi müzakere, hukuka bağlılık ve uzlaşı temelinde ilerlemesi için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırız. İnanıyoruz ki hakları korunan emekçinin, sorumluluklarını yerine getiren işverenin, yapıcı bir tutum sergileyen sendikanın ve sunulan hizmetlerden memnun kalan halkın kazandığı bir düzen mümkündür. HAK-İŞ’in emeği merkeze alan, insanı önceleyen ve çözümü esas alan sendikal anlayışıyla; İzmir’de çalışma hayatına değer katmaya, emekçilerimizin haklarını geliştirmeye ve toplumsal huzura katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerinde görev yapan tüm emekçilerimizi hak-iş çatısı altında birleşmeye davet ediyoruz. Kazanılmış hakların korunduğu, yeni kazanımların hedeflendiği, emeğin ve dayanışmanın güçlendiği bir gelecek için Hak-İş’te buluşalım. Birlikte daha güçlü, birlikte daha güvenli, birlikte daha kazanımlı” dedi.




