Son Mühür- Fon krizinin açtığı hasarın yaralarını sarmaya çalışan Türkiye ekonomisi, küresel endeks şirketi MSCI'dan gelen haberin ardından Borsa İstanbul'da sert düşüşlerin yaşandığı bir haftayı geride bıraktı.
Önümüzdeki hafta ekonomide bizi neler bekliyor sorusunu mercek altına alan Eski TCMB Uzmanı Dr. Ayhan Bülent Toptaş, ''Türkiye, enflasyonla mücadeleyi sürdürürken sermaye piyasalarında güveni yeniden tesis edebilecek mi?'' sorusunun bu haftanın ana gündem maddelerinden biri olacağına dikkat çekti.

''19 Ekim haftasında Türkiye ekonomisinin gündeminde üç konu öne çıkıyor'' vurgusunda bulunan Dr. Ayhan Bülent Toptaş'ın değerlendirmelerinden öne çıkan detaylar şöyle...

22 Ekim'de TCMB'nin faiz kararı...

Fon piyasasında yaşanan krizin MSCI açıklamasıyla yeni bir boyuta taşınması, 22 Ekim’de açıklanacak Merkez Bankası faiz kararı ve enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki baskısı. MSCI’ın Türkiye hisse senedi endekslerindeki bazı değişiklikleri dondurması, piyasa güveni tartışmasını yeni bir boyuta taşıdı. Küresel ölçekte ise Ortadoğu’daki gerilim ve büyük ekonomilerden gelecek veriler, enflasyonla mücadele ile büyüme arasındaki hassas dengeyi yeniden gündeme getirecek.

Ayhan Bülent Toptaş

Enerji fiyatları küresel enflasyonu yeniden yükseltebilir mi?

Ortadoğu’daki çatışmalar ve enerji arzına ilişkin kaygılar, petrol fiyatlarını yüksek seviyelerde tutuyor. Brent petrolün varil fiyatının 16 Ekim’de 110 dolara yaklaşması, enerji maliyetlerinin küresel ekonomi için önemli bir risk oluşturduğunu gösteriyor. Petrol fiyatlarındaki yükselişin kalıcılaşması, taşımacılık ve üretim maliyetlerini artırarak enflasyonun gerilemesini zorlaştırabilir.

Haftanın ilerleyen günlerinde açıklanacak öncü satın alma yöneticileri endeksleri (PMI), enerji maliyetleri yükselirken ekonomik faaliyetin nasıl seyrettiğine ilişkin ipuçları verecek. Piyasalar ayrıca Çin’in büyüme ve sanayi verilerini izleyecek.

Fon krizi ve MSCI uyarısı piyasa güvenini nasıl etkileyecek?

Fon tasfiyeleriyle başlayan süreç, MSCI’ın 15 Ekim’de Türkiye hisse senedi endekslerindeki bazı değişiklikleri ikinci bir duyuruya kadar dondurmasıyla çok ciddi bir boyuta taşındı. Kurum, fiili dolaşımdaki payların hesaplanması ve koordineli işlemlere ilişkin kaygılarının giderilmesi için daha fazla kanıt ve somut ilerleme görmek istediğini açıkladı. Yeterli ilerleme sağlanmaması halinde Haziran 2027’de Türkiye’nin gelişmekte olan piyasa statüsünün yeniden değerlendirilmesi gündeme gelebilecek.


Yatırımcının güven bunalımı...

Türkiye’nin statüsü şimdilik değişmemiş olsa da BIST 100’ün 16 Ekim’de yüzde 2,89 düşerek haftayı 11.721,72 puandan kapatması, piyasalardaki kırılganlığın boyutunu gösterdi. Ancak düşüşün tamamını MSCI kararına bağlamak doğru olmaz.

Asıl mesele, fon krizinin ardından yatırımcı güveninin yeniden nasıl tesis edileceği. Şeffaflık, fiili dolaşım hesaplamalarının güvenilirliği ve düzenlemelerin tutarlı uygulanması, yalnızca kısa vadeli fiyat hareketleri açısından değil, Türkiye’nin uluslararası sermayeye erişimi bakımından da önem taşıyor.

TCMB faiz indirimine devam edebilecek mi?

22 Ekim Perşembe günü açıklanacak Para Politikası Kurulu kararı, haftanın Türkiye açısından diğer kritik başlığı. Piyasa beklentilerinde faiz indirimi öne çıksa da enerji maliyetleri ve enflasyon beklentilerindeki riskler daha ihtiyatlı bir yaklaşımı gerektirebilir. Karar kadar, Merkez Bankasının önümüzdeki döneme ilişkin mesajları da belirleyici olacak. Hafta içinde açıklanacak kapasite kullanım oranı, reel kesim güveni ve tüketici güveni verileri ise sıkı finansal koşullar altında ekonomik faaliyetin ne ölçüde dirençli kaldığını gösterecek.

İzmir ekonomisi bu gelişmelerden nasıl etkilenecek?

İzmir’de ihracatçı sanayi, lojistik ve liman bağlantılı ticaret, enerji ve taşımacılık maliyetlerindeki yükselişten doğal olarak etkileniyor. Küresel talebin seyri ihracat olanaklarını, finansman koşulları ise işletmelerin yatırım ve üretim kararlarını belirlemeye devam edecek.
Haftanın temel sorusu şu: Türkiye, enflasyonla mücadeleyi sürdürürken sermaye piyasalarında güveni yeniden tesis edebilecek mi?

Muhabir: Bünyamin Dobrucalı