Sarıgül soruşturmasında her geçen gün yeni gelişme yaşanıyor. İstanbul’daki mal varlığı aklama soruşturması kapsamında tutuklanan Emir Sarıgül’ün savcılıkta verdiği ek ifade dosyaya girdi. Aile içi miras kavgalarından siyaset kulislerinde konuşulacak iddialara kadar dikkat çekici ayrıntıların yer aldığı o ifadeler gün yüzüne çıktı.

Soruşturma çerçevesinde hakim karşısına çıkan Sarıgül, beyanlarında öncelikle uzun süredir devam eden aile içi miras meselelerine odaklandı. Henüz üç yaşındayken vefat eden annesi Hülya Köksaloğlu’ndan kalan servetin dörtte üçünün kendisine, dörtte birinin ise babası Mustafa Sarıgül’e ait olduğunu belirten Sarıgül, “Ben ilk ifademde bahsetmediğim birkaç husustan bahsetmek istiyorum. Benim dedem Abdurrahman Köksaloğlu hem sanayici hem iş adamı hem de İstanbul milletvekiliydi. Kendisine ait büyük bir mal varlığı annem Gülsüm Hülya Köksaloğlu’na kaldı. Annem de 1984 yılında ben henüz 3 yaşındayken vefat etti. Bunun üzerine annemden kalan mal varlığının 4’te 3’ü benim 18 yaşımda tasarruf edebileceğim şekilde bana, 4’te 1’i ise babam Mustafa Sarıgül’e kaldı. 1993 yılında babam Aylin Kotil ile evlendi. Bir süre sonra babam ile Aylin Kotil’in bir oğlu oldu. Bundan sonraki süreçte ben evden ayrılıp babaannemle dedemin evine gittim. Üniversite yıllarına kadar onlarla yaşadım. Bu yıllarda bana herkes annemden kalan mirası anlatıyordu.

Babamın yeni bir evlilik yapmasının da etkisiyle kendimi güvence altına almak için annemden kalan mal varlığımı kendi üzerime yapmasını istedim. Ancak babam kabul etmedi ve beni sürekli geçiştirdi. Bundan yaklaşık 2 sene öncesine kadar bu süreç hiçbir aşama kat edemeden böyle devam etti. Son 3 buçuk senedir ise çok ciddi maddi zorluklar yaşamaktayım. Hatta 2 evladımın ihtiyaçlarını dahi bazen karşılayamaz hale geldim. Bunun üzerine bu mal varlığının devri konusunu kızlarımla da konuştum. Onların da babam Mustafa Sarıgül ile konuşması ve babamın da yaşının ilerlemiş olması sebebiyle babam bu mal varlığını devretmeyi kabul etti. Ardından 2 sene önce Ankara’da avukatım Emrah Cengiz’in hazırladığı miras taksim sözleşmesini birlikte imzaladık.

Mustafa Sarıgül-14

Bu neticede bana 5 adet taşınmazı devretmeyi taahhüt etti. Bu 5 taşınmazdan bir tanesinin yarısı zaten benimdi. Bu taşınmazlar şöyledir; Nişantaşı'nda içinde 5 katlı metruk bina bulunan 987 metrekare arazi, Marmaris Söğüt bölgesinde 64 dönüm arazi, Mecidiyeköy'de 1 dönüme yakın olan şu anda otopark olarak kullanılan arazi, Ankara’da TBMM’nin karşısındaki Şinasi ve Akün Sahnesi’nin olduğu bina, Nişantaşı Abdi İpekçi Caddesi’nin sonunda 642 metrekare arazidir. Bu sözleşmenin yanında taşınmazların tarafıma devredilmemesi halinde yine avukat huzurunda 50 milyon dolar paranın bana verileceğine dair bir senet daha imzaladık. Bu senedi teminat olarak imzaladık” dedi.

"Babam 250 bin doları Özgür Özel’e ait aracın içerisine bıraktı"

İfadesinin devamında siyasi kulisleri hareketlendirecek iddialarda bulunan Sarıgül, babası Mustafa Sarıgül ile Özgür Özel arasında geçtiğini öne sürdüğü para trafiğine ilişkin şu iddialarda bulundu:

"Mustafa Sarıgül tarafından Yeni Parti’ye verilmiş birtakım paralarla ilgili de bildiklerim vardır. Bunları da anlatmak istiyorum. Öncelikle Yeni Parti’nin kuruluş aşamasında partinin genel merkez binasının iç tefrişatının yapılması için 250 bin dolar parayı Ankara’da Ümitköy’de bulunan bir restoranın çıkışında Özgür Özel’e ait aracın içerisine bıraktığını biliyorum.

O gün babam ve Özel 6-7 kişilik bir milletvekili grubuyla yemek yemişlerdi. Ben milletvekillerinin isimlerini bilmiyorum. Restoranın çıkışında bizzat babamın kendisi 250 bin dolar parayı Özel’e ait aracın arka kısmına bıraktı. Bunu bana doğrudan kendisi anlattı. Bunun dışında yine partiye ait bir otobüsün ses sisteminin yapımı ve otobüsün içinin özel olarak tasarlanması amacıyla yine 250 bin dolar ya da euro cinsinden parayı Özel’e elden verdiğini bana söyledi.

Bu paranın Silivri’de katıldıkları bir duruşmadan sonra gittikleri bir balıkçı restoranının çıkışında verildiğini bana söyledi. Bu olay son 2 ay içerisinde Büyükçekmece’de bir balıkçı çıkışında gerçekleşti. Son olarak geçtiğimiz 1 ay içerisinde Özel’e yine elden 100 bin dolar verildiğini bana söyledi. Şöyle ki o tarihte babam Özel’in Ankara’daki eve yemeğe geleceğini bana söylemişti. Bunun üzerine babam bana 2 adet atkı almamı söyledi. Ben de 2 adet atkı aldırdım. Sonrasında babam İstanbul’daki Ulus Platin Konutları’nda bulunan evde bu atkı paketinin içine 100 bin dolar para koydu, paraların yanında atkılar da duruyordu.

Sonrasında biz bunu bir hediye paketi şekline getirdik. Babam da bu paketi alarak kendi aracıyla İstanbul Havalimanı’na gitti. Uçakla Ankara’ya gidip önce meclise uğradı, ardından Ümitköy Angora Evleri’ndeki eve geçti. Akşamına da Özgür Bey yemeğe gelmiş, burada da bu para kendisine elden verilmiş. Paranın elden kendisine verildiğini de babam bana hemen ertesi söyledi. Benim 2 kızım vardır. Başlarında bulunmam gerekiyor çünkü anneleri de şu anda yurt dışındadır. Uzun bir süre de gelmeyecektir. Kızlarım şu an bakıma muhtaç haldeki anneannelerinin yanındadır. Ben tahliyemi talep ediyorum. Benim yaşanan olaylarla bir ilgim yoktur. Suçsuzum"

Kaynak: DHA