Son Mühür- Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi Kliniği’nden Prof. Dr. Sermet İnal, eklem iltihaplanması olarak bilinen artrit vakalarında erken tanının eklem sağlığını korumada kritik rol oynadığını belirtti. Ağrı, şişlik, kızarıklık ve hareket kısıtlılığı ile kendini gösteren rahatsızlık; diz, kalça, el, ayak ve omurga gibi pek çok bölgeyi etkileyebiliyor.
Her yaş grubunda farklı nedenlerle gelişiyor
Artrit tek bir sebebe bağlı olarak ortaya çıkmıyor. İleri yaşlarda en sık rastlanan tür, kıkırdak aşınmasıyla gelişen ve halk arasında kireçlenme olarak bilinen osteoartrittir. Genç ve orta yaş gruplarında ise daha çok romatizmal hastalıklar öne çıkıyor. Bu tür rahatsızlıklar genellikle vücudun her iki tarafındaki eklemleri simetrik olarak etkiliyor ve sabahları uzun süren tutukluklara yol açıyor. Gençlerde zorlayıcı hareketler veya spor sonrası gelişen diz şişlikleri bağ ve menisküs yırtıklarına işaret edebilirken, bakteriyel enfeksiyona bağlı gelişen septik artrit ise acil cerrahi müdahale gerektirebiliyor.
Kıkırdak dokusu yenilenemiyor
Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi uzmanları, zedelenen eklem kıkırdağının vücut tarafından yeniden üretilemediğini vurguluyor. Tedavi edilmeyen iltihap süreçleri kıkırdak dokusunu tamamen yok ederek kemiklerin birbirine sürtünmesine neden oluyor. Bu durum ilerleyen süreçte hastaları protez ameliyatına kadar götürebiliyor. Omurgadaki eklem hasarları ise kronik boyun, sırt ve bel ağrılarına yol açıyor. Zamanında konulan teşhis, kıkırdağın yıpranmasını durdurmanın en etkili yolu olarak kabul ediliyor.
Acil başvuru gerektiren belirtiler
Uzmanlar, bazı şikayetlerin vakit kaybetmeden değerlendirilmesi gerektiği konusunda uyarıyor. Birkaç günü geçen eklem ağrısı ve şişliği, sabahları 30 dakikadan uzun süren eklem sertliği, spor sonrası dizde takılma hissi ve uykudan uyandıran bel ağrıları önemli işaretler arasında yer alıyor. Ateşle birlikte tek bir eklemde aniden başlayan şiddetli ağrı ve kızarıklık durumunda ise zaman kaybetmeden hastanelerin acil servislerine başvurulması gerekiyor.
Eklemleri korumak için alınabilecek önlemler
Fazla kilolardan kurtulmak, yük taşıyan diz ve kalça eklemlerindeki baskıyı azaltıyor. Yürüyüş, yüzme ve bisiklet gibi düşük yoğunluklu egzersizler kasları güçlendirerek eklemlere binen yükü hafifletiyor. Bilinçsizce ve uzun süreli kullanılan ağrı kesiciler ise hastalığın gerçek nedenini baskılayarak tedavi sürecini geciktiriyor. Eklem ağrılarının yaşlılığın kaçınılmaz bir sonucu olarak görülmemesi ve belirtiler baş gösterdiğinde doğrudan hekime başvurulması gerekiyor.




