Son Mühür / Atakan Başpehlivan Geçtiğimiz aylarda mutlak butlan süreciyle birlikte Cumhuriyet Halk Partisi'nin başına Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeniden atanmasıyla başlayan ve YENİ Parti'nin kurulması sonuçlanan merkez-sol siyasetin bölünme süreci derinleşerek, diyaloğun dahi kurulamayacağı bir noktaya evrildi. Siyaset Bilimci Emrah Gülsunar, yaşanan süreci Son Mühür'e değerlendirdi.
YENİ Parti sahada, CHP temkinli
Özellikle İzmir'in metropol ilçelerinde ve merkezinde Cumhuriyet Halk Partisi ve YENİ Parti'de ilçe başkanlıklarının atamalarının büyük bir ölçüde tamamlanmasının ardındann iki partide saha çalışmalarına ağırlık verirken, YENİ Parti ilçe örgütlerinin sahada sayısal avantajı eline geçirdiği CHP'li yönetimlerin ve ilçe örgütlerinin ise daha temkinli hareket ederek, saha çalışmaları yerine kendi iç meselelerine odaklanmayı tercih ettikleri gözlemlendi.
CHP ne istiyor?

İzmir siyasetinden elde edilen kulis bilgilerine göre Cumhuriyet Halk Partisi'nde siyasete devam eden önemli bir takım isimlerin mutlak butlan ile göreve tekrardan getirilen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'ndan rahatsız oldukları öğrenilirken, önümüzdekik aylarda partilerinde gerçekleşecek kurultay sürecinin ardından yeni bir ismi parti genel başkanlığı koltuğuna taşımak istedikleri ve bu gelişmenin sonucunda da YENİ Parti ile birleşme arayışında oldukları öne sürüldü.
YENİ Parti cephesi kapıları kapattı

Öte yandan, Cumhuriyet Halk Partisi cephesinde yaşananların aksine YENİ Parti'de ise siyasete iki ayrı parti olarak devam etme fikrinin hakim olduğu il ve ilçe örgütleri içinde sesli bir şekilde dillendirildiği belirtilirken, başta YENİ Parti lideri Özgür Özel başta olmak üzere pek çok partili üst düzey yöneticinin ise CHP ile birleşme düşüncesine kısa vadede ve uzun vadede sıcak bakmadığı yola müstakil devam edilmesinin çoğunluk tarafından benimsendiği vurgulandı.
Emrah Gülsunar: Birleşme ihtimali konuşuluyorsa en baştan neden kurultaya gidilmedi?

Son olarak, CHP-YENİ Parti hattındaki tartışmaları değerlendiren ve birleşme ihtimalinin gerçek olması için ortada bulunan önemli birtakım sorulara yanıt verilmesi gerektiğini belirten Siyaset Bilimci Emrah Gülsunar ise Son Mühür'e yaptığı açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Birleşmenin nasıl olacağı önemli. Tekrardan demokratik bir kurultay mı olacak? Orada birleştirmenin en önce niteliği önemli. Mesela delegenin iradesi mi geçerli olacak? En baştan kurultay yapılacaksa o zaman neden yapılmadı? Birleşme olsun diyenler, bu iddiayı neye göre söylüyorlar bunun temellendirilmesi gerekiyor.
Diyorlarsa YENİ Parti'nin önü kesilecek, müesses nizam tarafından ortadan kaldırılacak, dolayısıyla oradaki siyasetçiler de mecburen CHP'ye dönecekler eğer bu kastediliyorsa o zaman bu farklı bir durum. İki partinin genel başkanları tekrardan bir araya gelecek bu yapılacaksa o zaman neden en baştan kurultaya gidilmedi. Net olarak bunları cevaplamak lazım. Bunların cevabı verilmeden, birleşme iyidir ya da kötüdür demek doğru değildir"




