Son Mühür- Buca Belediyesi ile Buca Kent Konseyi, kentteki sosyal sorunlara ve bağımlılık kabusuna dikkat çekmek için Buca Belediyesi Meclis Salonu'nda önemli bir panele ev sahipliği yaptı.
"Kentler, Dertler ve Bağımlılık" başlığıyla toplanan yetkililer, kurumlar arası ortak mücadelenin yollarını masaya yatırdı. Panelin açılışında söz alan Buca Belediye Başkan Vekili Hüseyin Benzer, yerel yönetim olarak bu dertle sonuna kadar savaşacaklarını vurgulayarak şu sözleri kaydetti:
"Ülkemizde ve ilçemizde uyuşturucu ve bağımlılık sorunları ne yazık ki oldukça artmış durumda. Bunu bir nebze olsun engellemek ve farkındalık yaratmak adına elimizden gelen katkıyı koyuyoruz. Bu paneller farkındalığımızı artıracak. Belediyemizin yetki ve sorumluluk alanı dahilinde bu kavgayı verecek ve çalışmalarımızı artırarak sürdüreceğiz. Geleceğimiz olan çocuklarımızın ve gençlerimizin hayatlarının kararmaması için spor faaliyetleri, kütüphaneler ve sosyal etkinliklerle mücadelemizi destekliyoruz."
Bağımlılık tüm aileyi yıkıyor
Toplantının koordinatörlüğünü üstlenen Buca Belediye Meclisi Uyuşturucuyla Mücadele Komisyonu Başkanı Mustafa Yıldız, ailelerin yaşadığı derin çaresizliğe dikkat çekerek bu belanın sadece kişiyi değil bütün evi yaktığını dile getirdi. Dokuz Eylül Üniversitesi'nden Prof. Dr. Özkan Yıldız ise konuya bilimsel bir pencereden bakarak şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bağımlılık tek kişinin değil, bir ailenin hastalığıdır. Eğer bir hastalıksa, tedavi ve yaklaşım süreçlerinin de bu bilimsel çerçevede düzenlenmesi gerekir"
Sokaktaki yeni tehlike: Erken teşhis şart

İzmir Toplumsal Uyuşturucuyla Mücadele Derneği Başkanı Bedri Yalçın, sokaklardaki zehir tacirlerinin yeni yöntemlerine karşı anne ve babaları uyardı. Metamfetamin ve fentanyl gibi maddelerin tespiti zor yeni tuzaklar kurduğuna işaret eden Yalçın, ev içindeki ipuçlarına şöyle dikkat çekti:
"Madde bağımlılığı evlerden uzak kanser hastalığı gibidir, erken teşhis hayat kurtarır. Aileler çocuklarının yeme ve içme düzenindeki değişimlerden durumu fark edebilir. Uyarıcı maddeler kişinin katı gıda tüketimini neredeyse sıfırlayıp aşırı sıvı alımına sebep olurken; esrar ve ot türevleri ise aşırı iştah artışına ve tatlı krizlerine yol açar. Ailelerin bir arada yemek yemesi ve bu değişimleri gözlemlemesi hayati önem taşıyor."
Salonda gözyaşları sel oldu
Gecenin en sarsıcı anı ise Bağımlılıkla Savaşan Aileler Derneği Başkanı Nejla Sivaşan’ın evladıyla verdiği 13 yıllık zorlu savaşı anlattığı dakikalardı. Oğlunu dışlamadan, büyük bir sabırla hayata bağlamaya çalışan anne, yaşadığı acıları ve mücadeleyi salondakilerle paylaştı. Tam bu sırada telefonla canlı yayına bağlanan oğlu Mahmut, söyledikleriyle herkesi duygulandırıp gözyaşlarına boğdu.
Dört yıldır zehirden tamamen uzak durduğunu, hatta iki buçuk yıldır sigara bile içmediğini belirten Mahmut, hislerini şu sözlerle aktardı:
"Annem olmasaydı şu an belki de hayatta değildim. Bu süreçte kaybettiğim tüm değerlerimi yeniden kazandım. Şu an sağlıklı bir yaşam sürüyorum, spor yapıyorum ve çocukluğumdan beri hayalim olan futbolculuğa kavuşarak amatör ligde oynuyorum. Vatanına, milletine ve ailesine hayırlı bir evlat olma yolundayım. Annemle gurur duyuyorum."
Programın kapanış konuşmasını yapan Buca Kent Konseyi Başkanı Mahmut Dural ise sokağın sesini yetkililere duyurmak için güçlü bir lobi oluşturacaklarını belirtti.





