Son Mühür- İzmir’de 14 Ocak 2026 tarihinde sabah yürüyüşü yaptığı sırada taşlı saldırıya uğrayarak öldürülen 69 yaşındaki Avukat Ali Aydın’ın öldürülmesine ilişkin tutuklu sanık M.D. E.’ nin yargılanmasına başlandı. Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın ilk duruşmasına maktul Ali Aydın’ın eşi ve kızı Hava Öcal Kurt ile İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda baro başkanı ve avukat katıldı.
Tutuklu sanık M.D.E. (30) hakkında hazırlanan iddianame, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve 1 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede, olayın yaşandığı gün sanığın ağabeyinin Çiğli Polis Merkezi Amirliğine gelerek M.D.E.’nin vücudunda yaralar bulunduğunu söylemesi üzerine şüphelinin gözaltına alındığı belirtildi. Sanığın ifadesinde suçlamayı kabul ettiği aktarılan iddianamede, M.D.E.’nin, “Maktulü ben öldürdüm, zaten ölecekti vakit gelmişti, ben vesile oldum. Bu şahıs zaten ölmeyi hak ediyordu. Önce sopayla vurdum, daha sonra kafasına taşla vurdum, ölmesini istedim” şeklindeki sözlerine yer verildi. Ayrıca sanığın adliye koridorunda “La ilahe illallah” dediği avukatlar tarafından öne sürüldü.
Sanıktan merhumun ailesine başsağlığı temennisi
İlk duruşmada savunma yapan sanık ise olayın siyasi nitelikte olmadığını öne sürdü. Sanık, “Avukatlar yanılgı içerisinde. Bu olay siyasi olay değil, kazadır. Avukatlar yanılgı içerisindedir. Merhumun ailesine başsağlığı dilerim” dedi.
Olaydan bir gün önce psikiyatri bölümünden randevu aldığını söyleyen Sanık, “Olaydan bir hafta önce uyuşturucu madde almayı bırakmıştım. Daha önce de bıraktım, yaşamıştım. Bulunduğum kattan kendimi aşağı attım. Ayağım kırıldı. Ayağımda platin var. Uyuşturucu maddeyi bıraktığım için uykusuzluk yaşıyordum. Ağır vesveseli hâldeydim. Ben hep kafamda ses duyuyorum. Olaydan bir gün önce abim beni o durumda görünce hastaneye götürdü. İğne yaptılar, fayda etmedi. Olaydan bir sonraki gün için Ege Üniversitesi Psikiyatri Bölümünden randevu almıştım” ifadelerini kullandı.
“Ali Aydın'ı ilk defa gördüm, o bana saldırdı ben de ona saldırdım”
Olayın meydana geldiği bölgeye daha önce de gittiğini belirten sanık, Ali Aydın’ı daha önce tanımadığını ileri sürerek, “Olayın yaşandığı yer sürekli gittiğim yer. Dağın zirvesinde oturuyorum, dolmuş duraklarının son durağında. Arka tarafta yağmur yağınca şelale oluyor. O yüzden gittim ama yağmur yağmıyordu. Tam saati hatırlamıyorum. Bir madde kullanmadım. Daha sonra arabayla geri döndüm. Manzaranın olduğu yer vardı, oradan manzarayı izliyordum. Orada bir süre kaldıktan sonra merhumu gördüm. Kendisini hayatımda ilk kez gördüm. Elinde sopası vardı. Bir şeyler söylenerek geliyordu. Korktum, bir şeyler söylüyordu. Aramızda tartışma oldu. O bana saldırdı. Arkamdan darbe aldım. Ben de ona saldırdım. O an elime ne geçtiyse karşılık verdim. Korktum, aklım başımdan gitti” dedi.
“Çok pişmanım”
Olayın ardından yaşananları da anlatan sanık, savunmasını şöyle sürdürdü:
“Hava aydınlanınca bir şey olduğunu anladım. Dağda polisleri görünce bir şeyler olduğunu anladım, pişmanlık yaşadım. Arabaya bindim, eve gittim. Üstüm başım kan revan içindeydi. Ayakkabılarımı, montumu ve telefonumu şelalenin suyu kaptı. Hepsi kayıptı. Eve geldim, abim polisi aradı. Sonra ben birini öldürmüş olabileceğimi söyledim, polise teslim oldum. Sulh cezada ve sonrasında namaz kılmak istedim. Aklım başıma sonradan geldi. Çok pişmanım.”





