Son Mühür/ Emine Kulak- YENİ Parti İzmir İl Başkanlığı’nın 1. Olağan Kongresi öncesinde adayların görüşme trafiği ve saha çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Başkan adaylarından Aziz Kocaoğlu, bu kapsamda Bornova İlçe Başkanlığı'nı ziyaret ederek parti binasında temaslarda bulundu
İlçe başkanlığı önünde Kocaoğlu açıklamalarda bulundu. YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç'ün bu dönemin il başkanı olmadığını belirtti.
"Ben partim sayesinde belediye başkanı seçildim"
Partisi sayesinde belediye başkanlığını yaptığını söyleyen Aziz Kocaoğlu, “Bir şeylerin İzmir'de 2019'dan beri ters gittiğini, belediye açısından ve siyaset açısından belli yanlışların yapıldığını hep beraber görüyoruz, izliyoruz. Ben 2019 yılında bir daha aday hiçbir yere seçilmemek üzere bıraktım ama her seçimde partiye görevimi yaptım. Adayı destekleyeyim desteklemeyeyim, aday ayrı şey parti ayrı şey, biz partiliyiz dedik koştuk. Hem Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nda 2019'da hem 2024'te aynı şeyi yaptık. Bu bizim partililik görevimiz. Parti bize, bana İzmir'in en yüksek koltuğunu 15 sene yönetmeyi nasip etti. Ben bağımsızdan aday olup kazanacak aday değildim, partinin sayesinde kazandım. Ha benim oyum yüzde 3'tür, yüzde 5 fazladır, eksiktir, bilmem nedir; sonucu etkiler, etkilemez, o ayrı bir konu. Ama biz partimiz sayesinde belediye başkanı olduk, o ulu şemsiyenin altında yaptık. Ama günler, hayat değişiyor, şartlar değişiyor, ekonomi değişiyor, siyaset anlayışı değişiyor; değişiyor, değişiyor... Ve bizim siyaset anlayışımız, bizim ticaret anlayışımız, bizim insana, doğaya bakışımız değişmiyor” dedi.
“Güç bu dönemin il başkanı değil”
YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün bu dönemin başkanı olmadığını belirten Kocaoğlu, “Ama gençlerimizin maalesef ve maalesef değişiyor. Keşke iyiye doğru, güzele doğru değişse. Ama öyle değişmiyor; dejenarasyona doğru değişiyor. Bu dejenarasyona doğru değişmeye 'Dur' dememiz gerekiyor. Birçok arkadaşla görüştüm. İl başkanı adayı arkadaşımız; temiz arkadaş, düzgün arkadaş, her zaman yanındayız, o ayrı bir konu. Ama bu dönemin il başkanı değil. Her dönemin bir il başkanı vardır. Her dönemin yöneticisi vardır. Bu dönem o dönem değil. Bu dönem çok büyük tecrübe isteyen bir dönemdir. Bu dönem belediye başkanlarına, muhalif partilerin il başkanlarına, milletvekillerine anında cevap verip 'Hayır kardeşim, doğrusu bu değil, bu yanlış; doğrusu budur' diyebilecek o birikime sahip olması gereken arkadaşın il başkanı olması ve diğer yönetici arkadaşların da aynı tecrübeye sahip olması gerekiyor. İller, siyaset dara düştüğünde elindeki en büyük değerlerini ortaya, ön safa koymak durumundadır. O badireyi, o krizi, o çıkmazı atlatmak için en yetenekli insanlarını, en güçlü insanlarını ön safa çıkartmak durumundadır. Bugün hem ülkenin geldiği durum hem iktidar partisinin uygulamaları bize elimizdeki bütün değerleri, hepsini hiçbir ayrım yapmadan, birlik beraberlik içerisinde hedefe doğru yürümek ve mücadele etmek düşmektedir” dedi.
“İzmir Türkiye’de örnek olabilecek kenttir”
YENİ Parti İzmir İl Başkanlığına aday olmada önce esi ile istişare ettiğini ifade eden Kocaoğlu, “İzmir bunu yapabilecek, Türkiye'ye örnek olacak 1 numaralı kenttir. Kurtuluşun ateşi İzmir'den yakılacaktır. Yeni partinin iktidarı İzmir'den ateşlenecektir. Ve bu bilinçle son güne kadar, Çarşamba günü akşamına kadar aday olabilecek, arkasında durabileceğimiz, örgütün arkasında durabileceği arkadaşlarla aday çıkartma mücadelesi verdik. En sonunda kimse çıkmayınca eve gittim, hanımla beraber konuştum. Aslında biz eşlerimizi, siyasetçiler hep ihmal ediyor. 'İhmal etmeyelim bu yaştan sonra' derken o da 'Ya' dedi 'Madem böyle, memleket daha önemli' dedi. Onun üzerine görevi üstlendim. Hiçbir mevki, makam hedefim yok. 15 sene İzmir tarihinin en uzun süre belediye başkanlığı yapan kardeşiyim. Hiçbir ekonomik zengin değilim ama çok şükür muanete muhtaç değilim. Hiçbir ekonomik şeyim yok, olmadı da zaten, olmaz da. Öyle milletvekilliği, bilmem neyi, şunu bunu da ben Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmış adam olarak uygun görmüyorum, görmem de. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimle gelinen Türkiye'de 10 bakanlardan da üstünde, 10 tane koltuktan bir tanesidir. O koltuğu 15 sene yöneten adam, arkadaşlar varken, şey yaparken bir daha milletvekili olmak, bilmem ne olmak gibi bir talepte bulunması gerçekten yanlıştır” diye konuştu.
“O kaybetti, bu kazandı' diye bir şey yok”
Çağatay Güç’ün il başkanlığını kazandığında yolu açık olsun diyen Kocaoğlu, “Biz çalışacağız, hiçbir şey istemeyeceğiz; ülkemize, milletimize, vatanımıza, partimize, kentimize destek olacağız. Ama mecbur oldum. O sorumluluk bilinci, İzmir'e karşı sorumluluk ve vefa borcu beni il başkanı adayı, aday adayı yapmak üzere beni mecbur bıraktı. Mecbur bırakınca ben de bu yola çıktım. Biz parti içerisinde yarış yapıyoruz. Kırmak, dökmek yok. Genç arkadaşımız, Çağatay Bey de çalışıyor, üretiyor, emeği var, tamam; hiçbir şeyimiz yok. Çağatay Bey'in de hem il başkanlığında kazanırsa yolu açık olsun, olmazsa siyasette, iş hayatında, sağlıkta yolu açık olsun. Hep birlikte çalışacağız. 'O kaybetti, bu kazandı' diye bir şey yok; her şeyi birlikte yapacağız. Arkadaşlarla yapacağız, 'oncu', 'buncu' da yok. Nasıl tarafsız davrandığımı, çok önemli kritik konular haricinde hep herkesin yanında olduğumu, ama hayati konular, İzmir söz konusu olduğunda ve maalesef bir özelliğim, ben de çok memnun değilim ama, izzetinefse, onuruma bir şey yapıldığı zaman susamıyorum” dedi.
“İzmirli bilmiyor muydu ki AK Parti'ye oy vermeyi”
İzmir’deki bazı belediyelerin AK Parti’ye geçmesi hakkında konuşan Kocaoğlu, "Çok şükür, nüfuz kağıdını okuyabiliyorum. Yaşımı da biliyorum. Yaşımı da biliyorum, gözlük de kullanıyorum ufak tefek gözlük, hiç önemli değil. Ve zorunluluktan dolayı... Herkesin bunu böyle bilmesi... Zaten biliyor İzmirli de; işte bazı şeyler duyuyorum işte yaş, 'şu geçmiş', efendim 'düşünceleri eskide kalmış' işte gibi sözler duyuyorum. Bu da hiç önemli değil. Hiç önemli değil, hiç önemli değil. Genç olacak. Kadın olacak, kadının da genci olacak, tabii ki genç olacak. Tabii ki genç olacak. Ama siyaset usta-çırak ilişkisidir. Siyasal Bilgiler Fakültesi vardır ama orası siyasetin okulu değildir. Siyaset mahallede yapılır, ilçede yapılır. İlde siyaset yapılmaz. Genel merkezde siyaset yapılmaz. Koordinasyon yapılır. Orayı arar, burayı tanır. Bu bilinçle İzmir'e tekrar son görevini yapmak için aday oldum. Ve şartlarımı, ailevi şartlarımı da zorlayarak aday oldum. Ailemden de fedakarlık. Beni bırak zaten biz şeyiz. Fedakarlık isteyerek aday oldum. Pazar günü seçim olacak. Cumartesi günü Tepekule Kongre Merkezi'nde başkanlar konuşacak. Oraya hepinizi bekliyorum. Pazar günü herkesin oy kullanmasını, özgür iradesiyle kime oy veriyorsa ona oy vermesini, ama o iradeyi zedelemek isteyenlere de karşı durulmasını istiyoruz. Bir sürü kongre yaptık, bir sürü kavga ettik, bir sürü yarış yaptık. Ama Bornova'da sandığa kimse müdahale etmedi. O kazandı, bu kaybetti hiç önemli değil. Elimizi kaldırdık yürüdük. Şimdi benim kazandığım takdirde, ben genç arkadaşımızı her türlü önünü açmak için ve diğer gençlerin de her türlü önünü açmak için elimden geleni yapacağım. Ama bu işler sadece gençle olmuyor. Mutlaka İzmir'de emeği olan, İzmir'in siyasetini, kültürünü, edebini, duruşunu bilen arkadaşlara da ihtiyaç var. Onların hepsini, yani İzmir'in bütününü kucaklayarak il merkezinde, il yönetiminde İzmir'in bütününü kucaklayarak yola yürümemiz gerekiyor. Durum Türkiye'de de kötü, dünyada da kötü. Biz bütün değerlerimizi ön safa sürmeliyiz. Hepsinden fedakarlık bekleyerek tekrar ayağa kalkmamız gerekiyor. Bunu da en kısa zamanda yapabilecek olan ve Türkiye'ye örnek olup 81 vilayeti motive edecek olan kent İzmir'dir. 25 senedir teslim olmayan kent İzmir'dir. İzmirli teslim etmedim. Niye teslim etmedim? Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı olduğu için, yaşam niteliklerine, özelliklerine, gelenek ve göreneklerine bağlı olduğu için yapmadı. İzmirli bilmiyor muydu ki AK Parti'ye oy verirse belki biraz daha fazla hizmet gelecek, İzmirli bilmiyor muydu? Biliyordu. Niye vermedi? CHP'ye oy verip, milletvekili, belediye başkanı yapıp da 'Ben yapamıyorum bu işi' deyip 'Hadi kente hizmet edeyim' diye AK Parti'ye mi geçti? Biz de yaptık bu işi; yaptığımız hizmetler de burada” diye konuştu.





