CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mersin'in zirvelerinde iddialı bir çağrı yaptı. Toroslar Belediyesi'nin ev sahipliğinde gerçekleşen Kardeş Göçerler 2. Yörük Etkinliği, bölge siyasetinin ağır toplarını ağırladı. Kılıçdaroğlu alana girdiğinde kalabalığın coşkusu zirvedeydi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, milletvekilleri ve ilçe belediye başkanları da kortejdeydi. Temsili Yörük göçü yürüyüşüyle başlayan günün en dikkat çeken anı ise Kılıçdaroğlu'na hediye edilen geleneksel Yörük sopası oldu. Gülümsedi. Hediyeyi havaya kaldırdı. Sadece kuru bir teşekkürle yetinmedi. "Söz veriyorum, yeri geldiğinde bu sopayı kullanacağım," dedi gülümseyerek.

"Benim de köklerim bu dağlarda"

Kürsüye çıktığında resmi bir siyasetçiden çok, evine dönmüş bir Anadolu insanı gibiydi. Kendi köklerinin de Yörük kültürüne dayandığını anlattı kalabalığa. Çocukluğunun bu mirasla yoğrulduğunu saklamadı. Ona göre Yörük demek, sadece çadırını toplayıp göçen bir topluluk değildi. Özgürlüktü. Alın teriydi. En zor şartlarda bile komşusuna sofrasını tereddütsüz açabilmekti.

Toroslar'ın sırtlarından ovaların ateşine inen bu devasa mirasın, Türkiye'nin asıl mayası olduğunu vurguladı. "Bizim Anadolu'daki kardeşliğimizin özü tam da bu paylaşımdır," diyerek kalabalığa seslendi. Çadırda komşuya yer açmanın, dertleri ortak etmenin altını çizdi. Türkiye'nin umudunu tam da bu çadırlarda gördüğünü haykırdı.

Çadırdan iktidara uzanan yol

Geleneksel kıyafetleri ve oyunları övmek kolaydı. Kılıçdaroğlu ise zor olanı seçti. Meseleyi doğrudan emeğe, ekonomiye getirdi. Hayvancılıkla uğraşanların, yaylaya çıkanların asıl dertlerine dokundu. Yolsuz, susuz ve elektriksiz yaylaların hesabını sordu. Hedefinde doğrudan sandık vardı. Büyükşehir Belediyesi'nin bölgedeki yatırımlarını örnek gösterdi. Ardından o çarpıcı çağrıyı yaptı.

"Sizden tek bir destek istiyoruz," dedi net bir ses tonuyla. "Cumhuriyet Halk Partisi'ne oy verin. Verin iktidarı, göreceksiniz hizmet nasıl olur." Siyaset ona göre seçimden seçime kapı çalmak değildi. Hayata dokunmuyorsa, dert bitirmiyorsa siyasetin kendisi devasa bir sorundu.

Sönmeyen ateş, tüten duman

Konuşmasının son bölümünde kelimeler daha keskindi. Toroslar'daki Yörük çadırlarını, Kurtuluş Savaşı'nın yoksul ama gururlu karargahlarına benzetti. O çadırlar sadece bir barınak değil; direnişin, bağımsızlık iradesinin ve tüten umudun ta kendisiydi. "Bir çadırımız varsa umudumuz vardır," sözleri alanda büyük alkış kopardı.

Fatih Altaylı açıkladı: Rasim Ozan Kütahyalı’nın ifadesinde 3 isim var
Fatih Altaylı açıkladı: Rasim Ozan Kütahyalı’nın ifadesinde 3 isim var
İçeriği Görüntüle

Göçerlerin sorunlarını asla görmezden gelmeyeceklerine yemin etti. Torosların o sert rüzgarını Türkiye'nin dört bir yanına taşıyacaklarına söz verdi. Kardeşlik ve dayanışma vurgusuyla konuşmasını bitiren Kılıçdaroğlu, protokol üyeleriyle birlikte yanan ateşlerin etrafındaki çadırları tek tek dolaştı. Yörüklerin dertlerini bu kez çadırın içinde, yüz yüze dinledi.

Kaynak: DHA